Fetva Meclisi
Soru
Hocam, birçok gıdada lezzeti artırmak amacıyla MSG (monosodyum glutamat) kullanılıyor. Bilinen bir başka ismi de Çin tuzu. Bu maddenin birçok zararı olduğu söyleniyor fakat helal sertifikalı bazı ürünlerde bile bu maddeden var. Benim sorum ise, bu maddeyi kullanmakta bir sakınca var mıdır? Zararlı olduğu kesin diye biliyorum. Yani biz evde bu malzemeden kaçsak bile bir misafirliğe gittiğimizde bu maddeyle karşılaşmamız muhtemel. Bu gibi maddelere karşı nasıl bir tavır sergilemeliyiz?
Cevap
Benzer fetvalar
Bir kere bu tespitler halk arasında kulaktan dolma değil de bilimsel denebilecek çapta ve belgeli olmalıdır. İkinci olarak da; bu oranda şüpheli bir nesneyi kullanmamalı ve ticaretini yapmamalıyız. Şüpheden kaçmak takva ehli bir mümin olmanın işaretidir. Ayrıntılı olarak ele alacak olursak da şunları söyleyebiliriz. a- Belirttiğiniz nesnede domuz katkısı kesin ise, b- Bu katkı maddesi yeni bir nesne denebilecek şekilde yüzde yüz kimyasal bir dönüşüm geçirmemiş ise, c- Kullanılan o nesne hayatî bir zaruret niteliğinde (mesela bir ilaç gibi) ihtiyaç maddesi değilse kullanılması caiz olmaz. Bunun içinde kullanıldığı maddeler de kullanılmaz.
Bu konuda şöyle bir strateji takip edebiliriz: Söz konusu ürün şeriatımızın bize haram ettiği bir ürün ise zaten menşe ne olursa olsun onu satın alamayız, tüketemeyiz. Belirttiğiniz ülkeler Müslümanlarla ALENİ bir savaş içinde ise savaş şartları gereği onların ürününü tüketmemiz ancak alternatifsizlik ve zorunlu tüketim gereği olabilir. O ülkelerin ürünlerinin benzeri öyle olmayan ülkelerde veya bizim ülkemizde varsa aklı zaten kendi ülkemizdekini kullanmayı emredecektir. Bu çizginin ötesinde o ülkelerdeki ürünleri “kim, nasıl üretiyor?” gibi bir nedenle satın alıp kullanmamız için haramdır demek zordur. Elbette mü'min bir kalp imanının gereğini yapma konusunda ikaz edici olmaya devam edecektir. O kalbe sürekli kulak vermek gerekir.
Evet, “az” kelimesinin karşılığı olan alkol/alkollenme haram değildir. Buradaki az veya çok için ölçü şudur: O nesne çokça tüketildiğinde beyne uyuşturucu etkisi yapıyorsa onun azı da haramdır. Mesela bir nesne bir litre içildiğinde ve ölçüm yapıldığında beyin etkilenmiş ise o nesnenin tüketilmesi haram olur. Bu durumda o nesnenin bir litresi gibi bir gramı da haram demektir. Hadisi şerif böyle izah edilmektedir. Buradaki “az” kelimesinin yüzde bir gibi ifade edilmesini kabul edebiliriz ama bu yüzde birin yerine göre etkinliği daha fazla olabileceğini ve doğallık oranını aşabileceğini de unutmayalım. Evla olan, külliyen bu tür şeyleri terk etmektir. Bahsettiğiniz süt riyazeti ile alakalı emir niteliğinde bir sünnet bilmiyorum.
Çok veya az kullanıldığında beyinde uyuşturucu etkisi yapan ve ilaç olmayan her şey alkol niteliğindedir ve haramdır. Belirttiğiniz nesnenin ne olduğunu bu açıdan ele alırız. Adına yapılan ilave veya değişiklik önemli değildir. Önemli olan uyuşturma yönünün bulunmasıdır. Eğer sakızın üretilmesinde böyle bir madde kullanılıyorsa tüketilmesi caiz olmaz.
Diş hekimi arkadaşlarımızla bu konuyu istişare ettik. Emdogain domuz kaynaklı bir ürün. Bu konuda bir tereddüt yok. Kardeşlerimiz sonuçları itibariyle bu ürünün bu oranda etkili ve pratik bir muadilinin olmadığını söylediler. Buna göre de tedavi maksatlı bir uygulamada kullanılmasında biiznillah sakınca yoktur. Bir gün helal bir maddeden muadili üretilir ve onun gibi başarılı olursa bunun kullanılması caiz olmaz.
Ne yazık ki, bu ürün hakkında resmi bir rapor niteliğinde bilgimiz yoktur. İnternette dolaşan bilgiler üzerinden konuşulmaktadır. Bu da ciddi bir şüphe demektir. Takvaya uygun olan esastan bunu kullanmamak, kullanılan ürünü tüketmemektir. Fakat ayrıntıya girmemiz gerekirse dört ayrı noktayı öne çıkarabiliriz: a. Yüzde yüz yeni bir ürüne dönüşecek şekilde kimyasal işlem gören bir nesnenin aslı ne olursa olsun, yeni ürün pis değilse temiz kabul edilir. b. İnsandan bir parçanın (buna saçı da dâhildir) eşya gibi kullanılması caiz değildir. c. Domuzdan alınan bir parçanın temiz olması ihtimali zayıftır. d. Ve bunların tamamına ilave olarak bu ürünlerin UZUN VADEDE BİLE olsa insan sağlığına zarar vermemesi şarttır. Netice olarak kanaatimiz şudur: Bu ürünler bilerek tüketilmemelidir.
caiz konusundaki diğer fetvalar
Olağanüstü bir zorunluluktan ötürü olabilir ama basit bir kalp kırmama gerekçesine dayanarak bildiğini gizleyip bir yanlışa sebep olmak hatadır. Kalp kırmadan söylemenin yolu bulunup söylenmelidir.
Böyle yapabilirseniz bir sakıncası olmaz biiznillah.
Müslüman olarak bizim, insana hizmet eden bir teknolojiye karşı olmamız mümkün değildir. Bunun yanında insanın eliyle gelişen teknolojinin de dinimizin temellerine dikkat edilerek oluşturulmasını beklememiz de hakkımız hatta görevimizdir. Bugün robot denen teknoloji insanın işini kolaylaştıran büyük bir nimettir, elhamdülillah. Şu var ki, neredeyse canlı insan zannedilecek kadar insana benzetilmiş olması beraberinde dinimizin heykel yasağına takılmaktadır. Üretilen robotun uzaktan bakıldığında gözü, kulağı, burnu gibi onu insana benzeten temel nesneleri konmamış olsa onun için insan heykeline benziyor dememiz gerekmez. Bu sebeple robotlardan heykele benzeyen bölümü için ciddi bir zaruret olmadıkça “sakıncalı” deriz. Buna göre de robotlarda: Dinimizin yasakladığı resim/heykel benzerliği, Önünde eğilip ibadet yapılması için kullanılması, Cinsel sapıklık ve türevleri ile alakalı bir iş için kullanılmaması durumunda sakınca yoktur.
Size bilet satan şirketin bilet sözleşmesinde belli bir süreyi aşan gecikmelerden ötürü tazminat ödeme maddesi varsa, yolcu olarak tazminat almanızda sakınca yoktur. Böyle bir sözleşme yoksa ve uçuş geciktiği için sizin uğradığınız MADDİ ZARAR nedeniyle tazminat alabilirsiniz. Manevi tazminat için ise fetva yoktur.
Kuru temenni ile olmuyor bu işler. Keşke öyle olduğu zamanlar gibi şimdi de öyle olsa…
Hanefi mezhebi fukahası başta olmak üzere fakihler caiz görmüşlerdir. Bazı Hanbeli fukahası ise gübreyi necis bir nesne olarak kullanmayı ve ticaretini yapmayı caiz görmemiştir.