Fetva Meclisi
Soru
Biliyoruz ki çağımız teknoloji çağı ve dinimiz kolaylığı emrediyor. Robotlar da gittikçe hayatımıza yerleşiyor ve bize işlerimizde kolaylık sağlıyorlar. Buraya kadar bir şey yok ama dinimizce heykel de caiz değil. Benim sorum ise şu; robotlar insana çok benzetiliyor. İnsan suretinde yapılıyor, örneğin robot Sofia. Zaman ilerledikçe iyice hayatımıza yerleşecekler. Bizim de gelişebilmemiz için böyle robotlar üretmemiz gerekecek. Eğer heykel yapmak caiz değilse dinimizce robotların görünüş olarak bu kadar insana benzetilmesi caiz midir?
Cevap
Benzer fetvalar
Şu dünya hayatında insanın önünde bulunan her şey bir fırsattır. Bu fırsat dairesine yılan bile dâhildir. Yılan bile insan için onu faydalı bir işte kullanmaya yönelik projede değerlendirmek veya yılandan zehirlenmek arasında bir tercihi vardır. Teknolojik gelişmeler de böyledir. İnsan onu kendisi ve yaşadığı evren için yararlı pozisyonda kullanmak veya günümüzde olduğu gibi insanı kendi ürettiği teknolojinin harap ettiği bir mahlûka dönüştürmek arasında kötü bir tercihe mahkûm bırakılmıştır. Bugün gelinen noktanın özeti budur. İnsan ürettiği teknoloji ile kendi hemcinsini bile parçalayabilecek bir canavara dönüşmüştür. En basit örneklerden biri olarak bugün, mutfaklarda veya ofislerde kullanılan pek çok yararlı eşyanın aslında askeri maksatlarla üretildiğini ama zamanı geçince ya da rakipler de benzerini üretince sivil kullanıma verildiğini ne yazık ki gözlerimizle müşahede ediyoruz. İlaç sektöründe de benzer şeyden söz edilebilir. İnsan ürettiği ile insanlığını geliştirmeli ama ilahlaşmaya kalkışmamalıdır. Dinsiz ve ahlâksız bir teknolojinin sonunda nereye götürebileceğini çok açık bir şekilde izliyoruz.
Yaptığı işlerde esasen bir sakınca görünmüyor. Fakat tabii ki endişe ettiğiniz şeylerde de haklısınız. Gel gelelim bu endişelerin çözümü onu gittiği yoldan alıkoymak, geri döndürmek değildir. Bunun yerine oğlunuzu, Allah'tan korkan, Allah yolunda hayat sürmeyi gaye ve dert edinen güzel bir Müslüman yapmak yolunda yapabileceklerinizi yapın. Bunun için de yapabileceğiniz ona güzel örnek olup onun sıkılmayacağı, kırılmayacağı şekilde ona hakikati hatırlatıp tavsiye etmektir; ona dua etmektir. Sonuçta yine Allah'ın dediği olacaktır. Siz üzerinize düşeni en güzel şekilde yapın. Allah'ın rahmeti her şeyi kuşatmıştır. Allah'a emanet olun.
Teknolojinin baş döndürücü gelişmesini ne küçümseriz ne de abartırız. Neticede Allah'ın verdiği aklı kullandıkça insan ilerleyecektir. Her şey Allah'ın mülkünde ve onun izni ile gerçekleşiyor. Bugünkünden çok daha büyük ve akıl uçurtacak gelişmeler de olacaktır. Dünyanın ömrü uzadıkça bu gelişmeler beklenmelidir. Biz Müslümanlar olarak teknolojiyi geriden izleme hakkına sahip değiliz. Dünyanın en yüksek teknolojisi ne ise ona sahip olmaktan önce onu bizim icat edip sahiplenmemiz gerekir. Çocuklarımızın bu anlayışla yetiştirilmeleri bir nevi cihadımız da olabilir. Müslüman kimliğimizi koruyabildiğimiz sürece bu bir cihat işlevi görür. Şu kadar ki, her çocuk her alanda başarılı olamaz. Çocuklarımızın kabiliyet ve becerilerine dikkat ederek onları yönlendirmeliyiz. Bunu da anne baba değil uzmanı olanlar yapmalıdırlar. Bizim isteklerimize esir edilmiş çocuklar yetiştirmemiz beraberinde onları kaybetmeyi veya umulanın gerisinde kalmalarını getirebilir. Buna dikkat edelim.
Robotun üretilme ve kullanılma durumuna göre ona ait hüküm de değişebilir; mubah bir iş için üretilmiş ise kullanılması da mubah olur. Üretim gayesi veya kullanılma tarzı haram ise kullanılması da haram olur. Tıbbi bir amaçla üretilip kullanılan bir robot için faydalı ve gerekli diyebiliriz. Cinselliğin haram bir şekilde kullanılması için mesela üretilmiş bir robot ise haram eşya olarak kabul edilir.
Müslüman robot değildir, insandır. Robotla insan arasındaki en doğal farklardan biri belki de duygusallıktır. İnsandaki duygusallık da Allah’ın nimetlerinden biridir. Duygusallığı yansıtan sevgi, kızma, üzülme, unutma ve benzeri tavırlar yaşamak için gerekli bir nimettir. Problem duygusallığın içinde kaybolmaktadır. Sıfır duygusal bir insan düşünemeyeceğimiz gibi duyguları içinde erimiş bir insan da düşünemeyiz. Erkeğin kendine mahsus duygusallığı, kadının kendine mahsus duygusallığı bu hayatın en önemli faktörlerindendir. Kıymetini bilmek ve israf etmek arasında ise ciddi bir imtihan içinde bulunuyoruz. Şöyle de diyebiliriz: Su gibi, diğer muhtaç olduğumuz nimetler gibi kabul edilip değerlendirilmesi hayatımız için gereklidir. İsraf edilmeleri ise hayatımıza zarar verecektir.
Robot yapmak heykel yapmak gibi bir durum değildir, yapılabilir.
caiz konusundaki diğer fetvalar
Size bilet satan şirketin bilet sözleşmesinde belli bir süreyi aşan gecikmelerden ötürü tazminat ödeme maddesi varsa, yolcu olarak tazminat almanızda sakınca yoktur. Böyle bir sözleşme yoksa ve uçuş geciktiği için sizin uğradığınız MADDİ ZARAR nedeniyle tazminat alabilirsiniz. Manevi tazminat için ise fetva yoktur.
Böyle yapabilirseniz bir sakıncası olmaz biiznillah.
Kuru temenni ile olmuyor bu işler. Keşke öyle olduğu zamanlar gibi şimdi de öyle olsa…
Hanefi mezhebi fukahası başta olmak üzere fakihler caiz görmüşlerdir. Bazı Hanbeli fukahası ise gübreyi necis bir nesne olarak kullanmayı ve ticaretini yapmayı caiz görmemiştir.
Böyle bir ortaklık olmaz. Bu bir faiz işlemidir. Ortaklık, herkesin hissesi kadar kâr ve zarara ortak olduğu bir ortaklık olursa dinen caiz olur.
Çin tuzu denen nesnenin kullanımı hakkında “caizdir/değildir” noktası iki hususa bağlıdır: a- Bu nesnenin üretiminde dinen necis denebilecek bir katkı maddesi bulunuyor mu? Alkol veya domuz gibi haram olan bir katkı maddesi bulunuyorsa kullanılması caiz olmaz. b- Bu maddenin kullanımı, uzun vadede bile olsa insan sağlığı açısından sakıncalı bulunuyorsa yine kullanılması caiz olmaz. Bildiğimiz kadarı ile de bu nesneyi pek çok ülke insan sağılığı açısından sakıncalı diye yasaklamıştır. Buna göre de kullanılmaması en azından şüpheden korunmak açsından doğru olandır.