Fetva Meclisi
Soru
Bir arkadaşıma kefil olacağım. O da kefalet karşılığı bana ücret verecek helal olur mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Kefil olmak bir Müslüman’ın işini görmek, ona yardım etmek olarak görülmelidir. Bir Müslüman’a yardım etmek ise Allah’ın sevap yazdığı nafile işlerin başında gelmektedir. Müslüman kaldırabileceği makul işlere kefil olmalıdır, böyle bir kefalet sosyal olmanın ve birbirinin tamamlayıcısı olmanın gereklerinden biridir. Bir kişi bir başkasına kefil olduğunda, o kefil olunan kişi gerekeni yapmadığında kefil olan zorunlu olarak onu yapar. Zira kefalet yükü almayı kabul etmektir, keyfi bir iş değildir. Fukahamız, kefil olan kimsenin kefaletine karşılık bir ücret almasının da caiz olmayacağını belirtmişlerdir.
Ekonomik değeri olan bir iş için bir mü'min kefil olabilir. Mesela, bin lira bir borç için bir mü'min borçluya kefil olabilir. O borç ödenmediğinde de kefil olan ödenmeyen borcu öder. Kefil olmanın dinimizdeki mantığı budur, meri hukukta da yaklaşık böyledir. İnsanın ahlâkına kefil olmak ise sadece bir mübalağadır. Kefil, ters gideni garanti eden kişi demektir. Ahlâkı bozuk çıkanın nesi garanti edilecektir. Size imamın ifade ettiği kefalet sadece bir abartıdır. Yapabileceği bir şey de yoktur. Paraya kefil olunur ama insana kefil olunmaz. O abartarak siz de inanarak yanlış yapmış oldunuz. Mağduriyetiniz varsa onun hukuk yoluyla gidermeye bakınız.
Kefaletin şakası yoktur. Sizin borcunuz gibi ödemeye mecbursunuz. Faiz ise ayrı bir konudur. Kaçabiliyorsanız kaçın ama borcunuzu ödeyin.
Kefâlet, bağış (teberru) niteliğindedir. Dolayısıyla kefilin, kefâlet akdine karşılık ücret almayı şart koşması caiz değildir. Zira ücret almak teberru kavramına aykırıdır. (İbnü’l-Hümâm, Fethu’l-kadîr, 7/186; Desûkî, Hâşiye, 3/77) Gerektiğinde asıl borçlunun borcunu ödeyeceği için kefil aynı zamanda borç veren konumundadır. Kefâlete karşılık ücret alması hâlinde faizli işlemde bulunmuş olur. Ancak günümüzdeki bazı ilim adamları ücretsiz kefil bulunmaması hâlinde, ihtiyaç sebebiyle maslahata binaen borçlunun teminat mektubunda olduğu gibi ücret karşılığı kefâlet akdi yapmasının caiz olacağı kanaatindedirler. (bk. Apaydın, “Kefâlet”, DİA, 25/177)
Keffaretin kendisine verildiği kişi, o keffareti almaya müstahak ise onu bilmesi veya bilmemesi sonucu değiştirmez. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Alacaklıyı arayın, ödeme isteyip istemediğini sorun. Helal ederse sakıncası yok. Parayı isterse ödemeniz babanızın rahat etmesi için şarttır. Ödeyin, iyilik yapmış olun.
kazanç konusundaki diğer fetvalar
TV tamiri haramdır dememiz zordur. TV iyi işler için de kullanılabilmektedir. Genel olarak zararlı işlerde kullanıldığı için mü'min insanın kalbi onu tamir etmekten rahatsız olur, haram demesek de daha iyi bir iş bulmasını teklif ederiz.
Babanızın gidişatından sorumlu değilsiniz siz. Yapabileceğiniz ikazı yaptınız ve bir kız çocuğu olarak onunla aynı evde yaşamak durumundasınız. Babanızın şarkı söyleyerek kazanacağı para ticaret yaparak kazanacağı para gibi helal olmaz ama bundan siz sorumlu değilsiniz. Siz fırsat buldukça ikazınızı tatlı bir dille yaparsınız, o kadar.
Günah ortamlarına götürmüyorsa ve kanuna aykırı da bir iş yapmıyorsa sakıncası olmaz.
Çocuklar için olan oyuncak bebeklerin satışı genel anlamda caizdir. Yalnız bu konuda dikkat edilmesi gereken bazı hususlar vardır. Bunları şu şekilde sıralamak mümkündür: Detaylı insan figürlerinden yani insana ait tüm detayı veren şekilden sakınılması gerekir. Şehveti tahrik edecek ahlaka aykırı tasarımlardan kaçınılmalıdır. Oyuncak bebeğin farklı bir dini, ideoloji, kültürü veya sembolü barındırmamalıdır. Satışa sunacağınız ürünlerin üretim süreçlerinde insan sağlığına zarar veren veya dinimizce haram olan mamullerden yapılmadığına emin olun. Oyuncakların çocukların eğitimine, ahlakına ve hayal gücüne olumlu katkı sağlamasına dikkat edin. Bu, sadece ticari değil, aynı zamanda manevi bir sorumluluktur.