Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm hocam. Benim sorum daha çok kişilikle alakalı; Hocam, ben kendime laf edilmesini veya haksızlık edilmesini yediremiyorum. Ve bana bunu yapan kişiye yani bir Müslüman’a hemen düşman kesiliyorum ve herkesi de ondan soğutmaya çalışıyorum, adeta ona karşı plan programlar hazırlıyorum ve onu aleni düşman ilan ediyorum. Hocam çok pis bir durum içerisindeyim. Mü'minlere karşı şu kinimi nasıl yenebilirim? Allah razı olsun.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Bu bir savaştır. Siz Allah'ın rızasına yönelmek istedikçe şeytan sizi kendine çekmek istemektedir. Bunu böyle anlamalısınız. Ölünceye kadar da bu savaş devam edecek. Mağlup bitirmemek için çalışın. Yaptığınız bir hatadan sonra hemen iyilik yapın. İyiliğiniz hatanızı örtsün. Meselâ o gece Kur'an okuyup yatın.
Aleykümselam. Sizi tebrik ederim. Yeni hayatınız mübarek olsun. Bulunduğunuz ortam sizi ürkütmesin. Asıl siz, orada iyi yetişeceksiniz. Hani fırında pişmek denir ya, sizin için de öyle olacak biiznillah. Kendinizi koruyun, tehlikede olduğunuzu hiç unutmayın. Ciddiyetinizi muhafaza edin. Arkadaş edinmemeye gayret edin. İkinci bir ortam yani fakülte dışında bir ortam muhakkak bulunsun. Sabredin ve kazanın. Allah yardımcınız olsun.
O zaman kendinizi kitaba, okumaya verin, kimsenin grubuna katılmadan kendiniz tek başınıza bir cemaat olun.
Selamünaleyküm. Yılmadan devam edeceksiniz. Bin kere de yıkılsanız ayağa kalkacaksınız. Usanıp bırakırsanız şeytanı memnun edersiniz. Herkesin benzer sorunları olabilir. Direnip gayret edenler kazanacaklar.
Selamünaleyküm. Muhakkak iyi bir çevrede olmalısınız. Ailenizin sizi, Allah'ın huzuruna suçlu olarak çıkaracak tepkilerine aldırmayın. Yaşınız küçük değildir, emsalleriniz anne bile olabiliyor. Kendinizi küçük görmeyin. En iyi mü'min olmak için gayret edin. Tevbenizi bozduğunuz için de tevbe edin, kendinizi koruyun yeter.
Selamünaleyküm. Kendinizi koyduğunuz ana istikamete bakın, imanlı bir insan olarak yaşama ilkenizden şaşmayın. Ara sıra karşılaşacağınız sıkıntıları şeytanın vesvesesi olarak görün. Direnin, yıkılmayın. Sonunda kazanan biri olmak için kendinizi planlayın. Büyük oranda oturup kalktığınız çevreniz, izlediğiniz TV ve benzeri etkenlerin etkisi altındasınızdır. Onları değiştirmeye çalışın
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Aleykümselam. Bir insanın yaşadığı yer, o insanın vatanı kabul edilir. Oradaki adına MUKİM denir.Bir insanın birden fazla MUKİM olacağı yeri olabilir. Mesela Erzurum'da yaşayan biri, oradaki evine ilaveten iş yapmak için İstanbul'a da bir ev açabilir. Bu sefer o kişinin iki vatanı olmuş olur. Her ikisinde de MUKİM durumdadır.İnsanın kendisine ait olmayan bir evde kalacağı günler: a-Bulunduğu yerden doksan km'den daha uzak bir mesafede ise, b-Orada on beş günden az kalacaksa bu kişi orada MİSAFİR durumundadır. Misafir, dört rekat olan namazları iki rekat olarak kılar. Orucu erteleyebilir. Camide imamla kılarsa namazı imam gibi tam kılar.Buna göre MİSAFİR, kendisine ait olmayan ve doksan km'den daha uzak bir yere giden ve orada on beş günden az kalan kişidir. Doksan km'den uzak bir yola çıkan biri her şartta YOL ESNASINDA yani gideceği yere varıncaya kadar MİSAFİRDİR. Gittiği yerde ise yukarıdaki duruma göre değerlendirme yapılır.
Aleykümselam.Baliğa olmuş bir bayanın hesabı da zekâtı da kendine aittir. Parasını biriktirmeyip mesela babasına veriyorsa o zaman baba zekât hesabı yapar.
Aleykümselam.Mühim olan ilim sahibi olmak, cahil kalmamaktır. Ashabı kiram kitap okumuyorlardı ama ilim sahibi idiler. Doğru bilgiye sahip olsun ve tatbik etsin de nasıl öğrenirse öğrensin.
Selamünaleyküm. Elimizdeki mushaflara dair yazı sitili yaklaşık yüz sene kadar sonra oluşmuştur. Yazı stili daha farklı idi.
Selamünaleyküm.Kur'an'ımızın bir ayeti münferit alınarak tefsir edilmesi durumunda yanlış anlaşılabilir. Bu âyet örneğinde olduğu gibi yanlış anlaşılma ortaya çıkabilir. Örnekteki ayette ise durum şöyledir: Bundan önceki âyet, kurtulanlardan söz ediyor. Bu âyet de, kurtulamayanları anlatmaktadır. Onlar da kâfirlerdir. Dolayısıyla mü'min olanlar için söz konusu bir durum yoktur. Nitekim bu ayetin bir benzeri olan A'raf suresinin dokuzuncu âyeti, açık bir şekilde 'kendilerine yazık edenlerin' kâfirler olduğunu beyan etmektedir.
Aleykümselam.Bizim anladığımız kooperatif, belli bir insanın bir işi yapmak üzere ortaklık kurmalarıdır. Bu bir şirket gibidir. Başkasının şirketine gidip ev almıyorlar. Her şeyine ortak oldukları bir işletme yapmaktadırlar. Yürütülmesinde bir hile yoksa bu durumun fıkha bir ters duruşu yoktur.