İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Giyside israf nasıl olur? Yani dolaplarımız çeşit çeşit, renk renk kıyafetle dolu, bunlarda israf sınırı nedir? Güzel giyinmeyi seviyoruz, bu yanlış mıdır?

Cevap

Giyim kuşam mubah kuralı dairesinde kalan işlerdendir. Mubah, Allah'ın kulunu serbest bıraktığı işlere verilen isimdir. Bu serbestlik dinimizde belli bir rakamla sınırlandırılmamıştır; zaman, mekân ve kişiye göre değişebilir. Bu hususta herkesin imanı ve takvası ölçüyü belirleyecektir. Ahiret için yaşayan bir mü'minin dünya eksenli kalması veya dünya hayatını bir ağacın altında dinlenen yolcunun durumuna benzetmesi meselesidir bu.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bu sorunun cevabı hayatın içinden de çıkarabilirsiniz. Yediğimiz içtiğimiz şeyler, giydiklerimiz bir noktayı aşınca sorun nedeni olabilmektedir. Hatta yaşamamız için şart olan hava bile bir seviyeden sonra burnumuzdan girince ölüm nedeni olabiliyor. Mesela karlı bir fırtınada nefes almak zor olabiliyor. Mubahlar da böyledir. Dinimiz mubahları mü'min için serbest alan olarak bırakmıştır ama bir noktadan sonra mekruha, ondan sonra da harama dolayısıyla sakıncalı noktaya taşabilir. Bunun için mubahları değerlendirirken şu hususlara dikkat edilmesi gerekmektedir: Harama kayma riski mubah için sınır olmalıdır. Bu haram alkolden, ibadet ihmaline, aile içi görevleri aksatmaya kadar pek çok alan için geniş bir yelpazede düşünülmelidir. Gereğinden fazla konuşmak da buna dâhildir, aslı mubah olsa bile nemimeye veya gıybete götürdüğünde haram sınırlarına girmiş olur. Kazancı artanın hayatını din dışına kaydırması da buna benzer. Mubahlara en çok temas eden konulardan biri de israf konusudur. İsraf haramdır. Hangi konuda olursa olsun israf varsa esas mubah bile olsa uzak durulmalıdır. Bir başka hassasiyet ise mubahların dünya sevgisini putlaştırması riskidir. Dünya sevgisi abartıldığında ve kontrol dışına taşırıldığında ibadetler ihmal edilecek haramlara temas sağlanacaktır. Bu da kul için bir tehlikedir. Bu tehlike önceden giderilebiliyorsa ki giderilebilir, biz de mubahlarda sınırsızlık olamaz deriz. Elbette bu sınırı da din belirlemelidir.

Hocam dinimizin MUBAH gördüğü işler için bir sınırlama olabilir mi? Eşimle sık s
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kız çocukları, kundaktan çıktıktan sonra 'Müslüman Kız' gibi giydirilmelidirler. Belki bu, onların çarşaf ve benzeri kıyafetleri giymeleri anlamında değildir ama 'serbest' giydirilen bir kızın daha sonra 'kurallı' giydirilmesinin zor olacağına dikkat edilmesi gerekmektedir. Çok katı kuralların tatbik edildiği bir giyim de doğru değildir; nefrete neden olabilir. Bu bir imtihandır; ortasını bularak kazanmaya çalışacağız. Bu dönemde kız çocuklarımızı ciddi bir şekilde zorlayacak sorunların başında onların çevresini oluşturan akranlarının hatta kendi ailelerinden daha dindar gördükleri ailelerin kızlarının giyim kuşamlarındaki çarpıklıklardır. Bu manadaki kötü örneklik belki de dinde önder durumunda olanların kızlarının, hanımlarının giyim kuşamlarının örnekliği en az siyonizm baskısı kadar ağır bir baskıyı oluşturmaktadır günümüz aileleri için. Ama bu bir imtihan! Kızlarımızın kıyafetleri çarşaf veya abaye olmasın ama bedenlerini de teşhir etmesin. İsraf olmasın. Aylık kullanılıp atılmasın. Üzerinde küfrü simgeleyen işaretler bulunmasın. Erkekleri kışkırtan tarzda olmasın. Kızlarımız güzel giyinsin ama cinsel giyinmesin. Yedi sekiz yaşlarındaki henüz bebeklikleri geçmemiş kız çocuklarımızın düğünde giymeyi tasarladığı gelinliği hayal etmesi bir afetin işareti değil midir? Kızlarımız, aybaşı olmuş gibi görülmeye başladıklarında yavaş yavaş anneleri gibi giyinmelidirler. Bunun için de evlerimizde törenler yapılmalı, hediyeler alınmalı, övgüler yapılmalıdır. Anne baba, dede nine bu duruma mutlu olduğunu hissettirmelidir. Akrabalardan veya komşulardan bir fitneci de 'henüz erken, bırakın çocuğu' tarzında bir ifsat bombası kullanırsa onu da istiğfar edinceye kadar giriş-çıkış yasaklıları arasına koymalıyız. Çünkü böyle bir söz bütün emeklerimizin boşa gitmesini doğurabilir. Kızımız aybaşı olduktan sonra ya da aybaşı olmadı ise de on beş yaşından gün aldıktan sonra artık annesi gibi ya da mü'minlerin anneleri gibi giyinmeye mecburdur. O giyim de şudur: - Kızımızın bedenine ait ayrıntılar belli olmayacak. İnce, dar veya cinsellik yansıtan bir yönü olmayacak. - Giyimin kendisi bir ziynet ise üzerine bir dış kıyafet ilavesi ile namahremlerinin yanına çıkacak. Çocuklarımızı yetiştirmemizi sakın cihattan aşağı bir iş görmeyelim. Bilakis asrın cihadı onları yetiştirmektir. Hele hele kız çocuğu... O var ya o, bir cennet muştusudur. Her baba her anne şunu bilsin: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz, üç kız çocuğu yetiştirene cennet vadetmiştir. Ancak kız çocuğu yetiştirmek onun lisanında, medreseye göndermek veya doktor yapmak değildir. Kızı, ona ümmetten olacak mücahitler yetiştirecek iffet abidesi yapmaktır. Cihat budur. Cihat budur. Cihat budur. Rabbim, bize bu çetin mücadelede yardım etsin.

Sayın hocam, kız çocuklarında tesettür kaç yaşında başlar ve avret yerleri kız ç
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kadın da erkek de Allah’ın kuludur ve Allah’ın şeriatına göre yaşamak zorundadır. Kadının mahremiyeti ve hassasiyetinden ötürü kıyafeti biraz daha “ölçüleri ağır ve titiz” olsa da erkek de kıyafetinde dinine dikkat edecektir. Erkeklere mahsus denebilecek kıyafet (giyinip kuşanma) ilkelerini çok özet bir şekilde şöyle sıralayabiliriz: 1. Kıyafet ve elbise Allah’ın kuluna nimetlerinden biridir. Her nimet gibi değerlendirilmelidir. Salih niyetle kıyafet satın alınmalı ve giyilmelidir. Giyerken de hamd edilmelidir. 2. Giymeye sağ taraftan başlanır, sol taraftan çıkarılır. 3. Kıyafetin temiz ve güzel olması aranır. 4. Renk olarak yasak veya mecburi bir renk yoktur. Örfe dikkat edilerek giyilir ama bir batıl ekolün veya dinin simgesi durumuna gelmiş renkler kullanılmaz. 5. Müslüman erkek ipek elbise giyemez, ipek mendil bile kullanamaz. 6. Tabaklanmış deriden yapılan kürkü kullanabilir. Domuz ürünleri için özel bir yasak olduğunu bilmelidir. 7. Müslüman erkek, özellikle kadınlar için üretilmiş bir kıyafeti giyemez. 8. Toplumun gözünde komik ve seviyesiz duruma düşüren kıyafeti giyemez. 9. Avretini örtmeyen ya da örter gibi yapsa da dikkat çeker duruma getiren kıyafeti giyemez. 10. Kıyafette israf olmamalıdır. Kişinin ekonomik girdisi ile kıyafet masrafı arasında güzel bir denge kurmalıdır. 11. Gereğinden fazla uzatılmış, abartılı bol, kibirlenmeye zemin hazırlayan kıyafetler giyilmez. 12. Kâfirleri ve hayat tarzlarını özellikle simgeleyen kıyafetler giyilmez. 13. Giyeni parazit duruma getiren yani herkesin gözünü çevireceği bir dikkate neden olan kıyafet giyilmez.

Erkek Müslüman’ın kıyafeti için de kadınlarda olduğu gibi dini ölçüler var mıdır
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Giyim kuşamda esas olan mubah olmaktır yani Müslüman istediğini giyer, sakıncalı bir kıyafet yoktur. Müslüman için avreti örtmek, kâfirlere benzemiyor olmak gibi ayrıntılar vardır, kıyafet ayrıntıları yoktur. Erkek veya kadın için durum böyledir. Kıyafetin siyah renkli olmasına ise özellikle Hanefi mezhebi alimleri müstahab gözü ile bakmışlardır. Bu şu demektir: Siyah giyinmeyi hoş karşılamışlardır. Bazı Hanbeli âlimleri ise diplomatların ve siyasilerin üstün görünmek için giydikleri bir renk olduğu için kerih görmüşlerdir ama umumi bir fetva değildir. Umumi olan fetva giyimde renk konusunun mubahlar arasında olduğu şeklindedir.

Siyah giyinmenin bir sakıncası var mı veya siyah giyinmek bir mezhep bağlantısın
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Elbette kul olarak erkekler de dinlerinin emrettiği gibi giyineceklerdir. Erkekler için de bir kıyafet kuralından söz edilebilir. Bu konuyu şu şekilde derleyebiliriz: Erkeğin avreti kadının avreti gibi değildir. Tesettür avreti örtmek olduğuna göre erkeğin örteceği avreti kadınınkine göre daha az olur. Giyimde asıl olan mubah olmaktır. Bu şu anlama gelir: Temel kural olarak kimin ne giyeceği konusunda renk, şekil kuralı yoktur. Kadın ve erkek için tesettür vardır. Bu sağlandıktan sonra temel şart yerini bulmuş olur. Erkeklerin ipek ürünü bir şey giymeleri haramdır. Erkek de olsa avreti teşhir eden şeffaf bir kıyafet giyilemez. Müşrik ve kâfirlere benzeşme nitelikli bir kıyafet giyilemez. Erkeği kadına benzeten bir kıyafet giyilemez. Şöhret getiren yani gözleri kendisine çeken zıt ve aykırı bir kıyafet giyilemez. Yöre açısından tamamen farklı duruma düşürecek bir kıyafetin giyilmemesi tavsiye edilir. Mesela Arap kıyafeti olarak bilinen bir kıyafeti sünnete daha uygun olsun diye giymek güzel olabilir ama toplumun aykırısı duruma düşürüyorsa ve toplumdaki kıyafet de haram bir kıyafet değilse o giyilmemelidir. Bu ayrıntıların dışında helal olan, sağlığa zarar vermeyen bir kıyafet erkek kıyafeti olarak giyilebilir.

Hocaları dinlerken hep kadınların tesettüründen kıyafetinden elbisesinden söz ed
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Yerde sürünen elbise bir israftır her şeyden önce. Özellikle bir kereliğine giyilen bir kıyafete yapılan ilave masraf israf olur. İsraf ise yasaktır. Bu israf ilave olarak kâfirlere özenmek ve onları taklit etmekten kaynaklanıyorsa daha da derin bir yasak olur.

Hocam yerde sürünen elbisenin hükmü nedir? Özel günlerde giyilen uzun elbiselerd

dini sorular konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Fakir birine verebilirsiniz, öğrencilere kullanabilirsiniz.

Ben öğretmenim. Askerlik görevimi geçen sene öğretmen olarak yaptım başka bir il
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İsraf, bir uygulamayı yerli yerinde yapmamaktır. Siz bunu, 'ayağını yorganına göre uzatmamak' şeklinde de anlayabilirsiniz. Sözünü ettiğiniz şekildeki bir israf kumar oynamak gibi bir haram olmayabilir ama genellikle biz bunu mü'minin gafletle yaptığı bir iş olarak görürüz.

Mesela bir adamın aylık 2 milyon TL geliri var diyelim. Bu adam hanımına 800 bin
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Eşinizle huzurunuzu etkilememesine dikkat edin. Karşı bir hata yapmayın. Bu hususta duygusal olmadığınıza emin olun. Neticede mesafeli olmanızda bir sakınca olmaz.

Hocam eşimin ailesine, özellikle de annesine karşı bir öfkesi var. Hak verdiğim
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Üç defa 'subhanellah' diyecek kadar geçen zaman uzun zamandır.

Namazda Fatiha suresini okuduktan sonra bazen hangi zammı sureyi okuyacağımıza k
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Namazın farzları, vacipleri ve sünnetleri vardır. Farzlarından birinin eksik kaldığı durumlarda namaz yeniden kılınmalıdır. Hızlı kılmış olmanız, farzlardan birinin eksik olmasını doğurdu ise o namazı/namazları kaza etmeniz gerekir. Sadece hızlı kılmaktan ötürü kaza gerekmez ama istiğfar gerekir.

Vakit çıkacak diye veya herhangi bir özür sebebi ile namazı oldukça hızlı kıldım
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bir insanın hakkına tecavüz etmedikçe ve karşınızdakini aldatacak bir iş yapmadıkça mahrem bir isminizin bulunmasında sakınca yoktur.

Hocam, size bunu yazarken kullandığım isim benim gerçek ismim değil. İsmimin bil

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.