Fetva Meclisi
Soru
Hocam yerde sürünen elbisenin hükmü nedir? Özel günlerde giyilen uzun elbiselerden bahsediyorum.
Cevap
Benzer fetvalar
Unutma veya bilgisizlik sebebiyle ihlal edilen ihram yasaklarının ceza gerektirip gerektirmediği mezhepler arasında ihtilaf konusudur. Hanefî ve Mâlikîler, gerek unutarak gerek bilgisizliği sebebiyle ihram yasağını işleyen kişiye ceza gerekeceğini ifade etmişlerdir. (Sahnûn, el-Müdevvene, 1/442, 463; Mevsılî, el-İhtiyâr, 1/165; Sâvî, Bulğatü’s-sâlik, 2/59; İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 2/543) Şâfiî ve Hanbelîlere göre ise avlanma, saç ve tırnak kesme gibi yok etme (itlaf) türü yasaklarda unutma ve bilgisizlik mazeret sayılmaz. Buna mukabil elbise giyme, koku sürünme gibi yararlanma (tereffüh) türü yasaklarda ise bu durumlar mazeret kabul edilir. Bu iki mezhebe göre ihramlı kişi, unuttuğu veya hükmünü bilmediği için elbise giyinir ya da koku sürünürse ceza ödemesi gerekmez. (İbn Kudâme, el-Muğnî, 3/435-436; el-Kâfî, 1/496-497; Kalyûbî, Hâşiye, 2/168-171)
Giyim kuşam mubah kuralı dairesinde kalan işlerdendir. Mubah, Allah'ın kulunu serbest bıraktığı işlere verilen isimdir. Bu serbestlik dinimizde belli bir rakamla sınırlandırılmamıştır; zaman, mekân ve kişiye göre değişebilir. Bu hususta herkesin imanı ve takvası ölçüyü belirleyecektir. Ahiret için yaşayan bir mü'minin dünya eksenli kalması veya dünya hayatını bir ağacın altında dinlenen yolcunun durumuna benzetmesi meselesidir bu.
Selamünaleyküm. Sürme veya benzeri bir ziynet, ‘bak bana’ ilavesi oluşturursa onun kendisi zaten sorun olur. Bunun ötesinde açık bulundurulması mubah olan yerdeki bakımın sakıncası yoktur.
Söz, nişan ya da başka bir gerekçe... Bayan mahremi olmayan bir erkeğin önüne hangi elbise ile çıkabilirse sen de onu giyeceksin; beden ayrıntılarını göstermeyen, erkeğe albenili görüntü vermeyen bir elbise olacak. Pahalı olması önemli değildir. Kaliteli olsun, iyi olsun, pahalı olsun ama mahremin olmayan bir erkek senin ayrıntılarını o elbiseden anlamasın.
Tavaf tavaftır ve ihramla ilgisi yoktur. Oradaki bu kuralı ibadet açısından değil de ahlak açısından değerlendirmek gerekir.
Elbisede benzeme şu demektir: Bir kıyafet, kâfirlerin dini değerleri gereği giydikleri kıyafet ise O kıyafet küfrü ve zulmü ile bilinen birini temsil ediyorsa Haram işlerden birini yapanların kullandığı (mesela şarkıcıların) bir kıyafet ise Üzerinde bu riskli alanları (mesela haç işareti) simgeleyen işaretlerin bulunduğu bir kıyafet ise giyilmesi caiz olmaz.
abiye konusundaki diğer fetvalar
Sokakta bulunur gibi bulunabilirsiniz öyle bir yerde.
Cümlenizle bizim söylediklerimizin aynı olmadığını teyit etmeliyiz. Beyaz veya siyahla sorunumuz yoktur. Siz de sorunuzun sonunda zaten ölçüler koymuşsunuz. O ölçüler korunduktan sonra mesele yok demektir. Yalnız, bize ait bir kültür oldu düşüncenize katılamayız. Bize ait bir kültür bizim dinimizden kaynaklanan ölçülerle olur. Zannedersem asıl çözülmesi gereken şey şudur: Kadınlarımız neden bu tür zevkleri evliliğin kendisinden daha değerli tutuyorlar? Neden mutluluk bir kıyafetle ölçülebiliyor? İsterseniz bunun üzerinde düşünün.
Yapacağınız planlamada nasıl bir ticaret yaparsanız yapın harama sebep olacak bir ticaret olmaması gerekir. Kadınların dışarıda giydikleri kıyafetleri tesettüre aykırı olmadığı müddetçe satmak caizdir. İçeride giyilen kıyafetlerin dışarıda giyilmesi sonucu harama düşülmesinden ise satıcı mesul değildir. Bu ölçüler dışında kalan konularda ise kalpte şüphe bırakan işleri terk etmenin daha doğru olduğunu bilmemiz gerekir.