Fetva Meclisi
Soru
Ben üç kız çocuğu annesiyim. Kızlarım beni sinirle boğuyorlar, hiç söz dinlemiyorlar. Tesettüre alıştıramadım büyük kızımı, küçükler de onu takip ediyor. Kızım yaz tatilinde bir mağazada çalışıyor, dar pantolonla. Hemşirelik okuyor, çalışmak istiyor. Ara sıra namaz kılıyor. Telefon hep elinde. Kıyafetler dar. Tüm bunları kaldıramıyorum, psikolojim bozuldu. Eşim de hiç ilgilenmiyor, ne yapmam lazım? Kızlarımı nasıl yetiştirebilirim?
Cevap
Benzer fetvalar
Bu durumdaki genç bir kız için nasihat, rica gibi yöntemler veya azarlama, kınama gibi tavırlar olumlu sonuç vermez. Büyük oranda daha da sertleşmeye ve uzaklaşmaya götürebilir maazallah. Şöyle bir yöntem izlemenizi ve sabırla sonucu beklemenizi tavsiye ederiz: - Sanki küçük bir çocukmuş da başını açmış gibi bakmaya çalışın, buna kendinizi ikna edin. - Onunla günlük hayata dair ortak noktalar oluşturun. Mesela sevdiği aile bireylerini beraberce ziyaret etme, onunla birliktelikten hiç bunalmıyormuş gibi gösterip beraberce gezme... - Örtü ve benzeri konuları onunla hiç konuşmayın ama hiç! - Babalık ve annelik sevginizi, alakanızı artırın. 'Canım kızım' gibi ifadeleri samimi bir şekilde kullanın. Mantığımız şu olacak: Zaten bu küçük çocuk, başını örtmese de olur. - Sevginizi artırmakla onun imandan çıkmasını engellemiş olursunuz. Çok geçmeden de eskisinden daha iyi örtünür biiznillah. Örtüsüne takılır kalırsanız yarın maazallah imanı ile ilgili ne yapacağınızı araştırmak zorunda kalabilirsiniz. Beterin beteri var. Kendinizden ittikçe o da şeytana daha yakın duracaktır. Bu durumda iken onu kurtarma ihtimaliniz üç ise o zaman bire düşecektir. - İnsanların, akrabalarınızın ne dediğine ne diyeceğine takılmayın. Sizin derdiniz size yeter, ateş düştüğü yeri yakar. Sizden başkası size kesin çare olacak şeyler göstermez. - Bu reçete zordur ama en azından sebep siz olmadığınız için veya onu daha fazla itmediğiniz için huzur içinde olursunuz. Aksi ise hem onu kaybetme hem kendinizi yıpratma ve kahretme şeklinde olur. - Bitmez tükenmez bir dua hamlesi başlatın. Onun yüzüne veya duyacağı ortamlarda değil ama siz ve Rabbiniz başbaşa iken çokça dua edin. Özellikle zaman zaman teheccüde kalkın ve dua edin. Duanız ve sabrınız yoksa Allah'ın yardımı da yok gibidir, bunu unutmayasınız. - Allah yardımcınız olsun, size sabırlar indirsin. Amin.Bu durumdaki genç bir kız için nasihat, rica gibi yöntemler veya azarlama, kınama gibi tavırlar olumlu sonuç vermez. Büyük oranda daha da sertleşmeye ve uzaklaşmaya götürebilir maazallah. Şöyle bir yöntem izlemenizi ve sabırla sonucu beklemenizi tavsiye ederiz: - Sanki küçük bir çocukmuş da başını açmış gibi bakmaya çalışın, buna kendinizi ikna edin. - Onunla günlük hayata dair ortak noktalar oluşturun. Mesela sevdiği aile bireylerini beraberce ziyaret etme, onunla birliktelikten hiç bunalmıyormuş gibi gösterip beraberce gezme... - Örtü ve benzeri konuları onunla hiç konuşmayın ama hiç! - Babalık ve annelik sevginizi, alakanızı artırın. 'Canım kızım' gibi ifadeleri samimi bir şekilde kullanın. Mantığımız şu olacak: Zaten bu küçük çocuk, başını örtmese de olur. - Sevginizi artırmakla onun imandan çıkmasını engellemiş olursunuz. Çok geçmeden de eskisinden daha iyi örtünür biiznillah. Örtüsüne takılır kalırsanız yarın maazallah imanı ile ilgili ne yapacağınızı araştırmak zorunda kalabilirsiniz. Beterin beteri var. Kendinizden ittikçe o da şeytana daha yakın duracaktır. Bu durumda iken onu kurtarma ihtimaliniz üç ise o zaman bire düşecektir. - İnsanların, akrabalarınızın ne dediğine ne diyeceğine takılmayın. Sizin derdiniz size yeter, ateş düştüğü yeri yakar. Sizden başkası size kesin çare olacak şeyler göstermez. - Bu reçete zordur ama en azından sebep siz olmadığınız için veya onu daha fazla itmediğiniz için huzur içinde olursunuz. Aksi ise hem onu kaybetme hem kendinizi yıpratma ve kahretme şeklinde olur. - Bitmez tükenmez bir dua hamlesi başlatın. Onun yüzüne veya duyacağı ortamlarda değil ama siz ve Rabbiniz başbaşa iken çokça dua edin. Özellikle zaman zaman teheccüde kalkın ve dua edin. Duanız ve sabrınız yoksa Allah'ın yardımı da yok gibidir, bunu unutmayasınız. - Allah yardımcınız olsun, size sabırlar indirsin. Amin.
Sekiz yaşında bir çocuğu büyük insanlar gibi yargılamanız yanlış olur. Ona grip geçiren bir çocuk gibi yaklaşın. Asla nefret gütmeyin çocuğa. Hiçbir şey yokmuş gibi sabırla ve tatlılıkla yaklaşın. Bir gün annesi bir gün babası yaklaşsın ve bıktırmayın. Nasihate boğmayın. Gerekiyorsa çocuğu başka okula almaya bakın. Sabrederseniz kazanırsınız. Sabretmeyi bilmezseniz kazanan şeytan olur. Allah yardımcınız olsun.
Korkmasa idiniz aklınızdan şaşardım. Elbette uykularımızı kaçıracak kadar vahim bir gidişata doğru yürüyoruz. Allah yardımcımız olsun. Korkmakla, korkumuzun esiri olmak arasında denge kurmalıyız. Tıpkı hastalıklar gibi; nasıl hastalıktan ve hele salgından ödümüz patlıyor ama tedbirimizi alıp hayatı devam ettiriyoruz, bunu da genel çizgileriyle öyle yapacağız. Şöyle bir planlama yapın: Bir kere bu durumu size mahsus bir sıkıntı görmeyin. Dünya böyle oldu. Her sabah ahirete bir gün daha yakınız bu hayatta. Bunlar da kıyametin gerekleri. Ne olursa olsun, ne yaparsa yapsınlar, yaşları ne olursa olsun asla çocuklarınızın size olan sevgi ve saygılarını eskitmeyin. Kızacağınız zaman bile banyoya gidin gizlice orada ağlayın ama onlara hissettirmeyin. Sevginizin ve onların size saygısının gücü polisin onların üzerindeki gücünden çok daha fazladır. Bunu sakın unutmayasınız. Ana ilkeniz bu olacak. Din ve ahlâk verirken lokma lokma verin. Büyük dilimle boğabilirsiniz çocukları. Onlardan çok çevreleri ile ilgilenin. Arkadaşları kim ise onlar da o olacaktır. Gerekiyorsa en yakın aile yakınlarınızla bile bağınızı kesebilirsiniz. Mesela teyzeleri tesettür konusunda kötü örnek oluyorsa o, sizin baypas edilmiş bir anne durumuna gelmenizi sağlar uzun zamanda. Siz de dışarıda aradığınız mikrobu elinizle onların ciğerine salmış olursunuz. Salgında en yakınlarımıza bile maskeli durduğumuz gibi bakacağız bu konuya. Baba ve anne olarak onların önünde çift bakışlı durmayacaksınız. Onlarla ilgili farklı düşünseniz bile bunu hissetmesinler. Eşinizle ne kadar mutlu ve tek beden olabilirseniz çocuklarınızı o kadar iyi yetiştirirsiniz. Hiçbir eğitim kurumuna güvenmeyin. Siz anne olarak dünyanın en iyi okulu ve medresesiniz. Duanız büyük bir silahtır. Her namazdan sonra zaman zaman gece namazına kalkarak hususi dualar etmelisiniz. Ve sabırlı olun. Yüzlerce sene sürebilecek bir mücadeleye hazır hissedin kendinizi. Acele ederseniz şeytan sizi çok sever. Allah yardımcınız olsun.
Bacı, Allah yardımcın olsun. Hissiyatınız ve sabrınız için sizi tebrik ederim. Sizin için tavsiyelerim şöyledir: Bir: Bu sözünü ettiğiniz aile olsa olsa Firavun ailesi kadar kötü olabilir. Ki öyle değil elhamdülillah. Olsa bile sizin o aileden Asiye olup çıkmanız, orada Musa yetiştirmeniz mümkündür. Değil mi? Bu bakışa sahip olun. Huzur bulursunuz. İki: Sizin en büyük cihadınız, göreviniz erimemektir. Erimeyin, dik durun, sebat edin. Bunu becerdiğinizde güneş gibi olursunuz, sizi gören buzlar muhakkak erir. Sözünüz ve nasihatinizden daha önemlisi yılların önünde değişmeyen sebatınız ve ahlâkınızdır. Üç: Beklentinizi zamana yayın. Siz fidan dikeceksiniz, günler geceler geçecek, yaz olacak kış olacak ama bir gün o meyve verecek. Akşamdan sabaha büyüyen bir ağaç yoktur, bunu unutmayın. Dört: Büyük aile içinde sizin alanınız siz, eşiniz ve çocuklarınız olsun. Acil kurtarılacak, yaşatılacak isimler bunlardır. Gerisini dert etmeniz gerekmez. Mücevher sizsiniz, gerisi sizin etrafınızda var veya yok gibidir. Beş: Dua en büyük silahınızdır. Herkes için özel olarak ve sürekli dualar edin. Duadan yorulmayın, usanmayın. Hatta gelecek yılların duasını bile yapın adeta. Altı: Umutsuzluğu haram bilin. Bir saat bile umutsuz kalmayın. Her şey Allah’ındır ve herkes onun kuludur. O görüyor, duyuyor, biliyor. Sen de onun kulusun. Allah Teâlâ sana ve hiç kimseye kaldıramayacağını yüklemez. Yedi: Eşinle ilişkilerin çok önemlidir. Her şeyi onunla daha iyi bir durumda olmaya göre planla. Sekiz: Aile içi hiçbir tartışmaya girme, taraf olma, izleme, konuşma, katılma. Aile içi konularda sen sağır ol, kör ol, dilsiz ol. Herkese selam ver, herkesten selam al. Dokuz: Çocukların sana ve babalarına bağlılığı hiçbir zaman aileden diğerlerinin hiçbirinden geri kalmamalıdır. Çocukları onların içinde salınmış olarak tutma. Onlardan uzak tutarak da problem oluşturma. Ortada bir siyaset oluşturmaya çalış. On: Bir daha soru yazacağın zaman, genel yazma, özel başlığı yaz. Mesela de ki: Dayısı çocuğuma helal olmayan çikolata verdi, ne yapayım? Böylece dağ gibi bir sorunla değil çakıl kadar bir sorunla uğraşmış olursun ve çözümü kolay olur. Senin için, çocukların ve eşin için dualar ederim. Senden de dua beklerim. Allah’a emanet olun.
Sabredeceksiniz. Yüz yıl da olsa sabredeceksiniz. Şeytan onu aldatarak sizi de kışkırtarak ortadaki ateşi parlatıyor. Bu sizin yavrunuzun hastalığı gibi bir durumdur. İyileşene kadar sabredeceksiniz. Kızar veya kızdırırsanız kaybedersiniz. Şeytana yardım etmeyeceksiniz. Bir zaman sonra döneceğini beklemelisiniz. Onunla değil arkadaş çevresi ile uğraşabilirsiniz. Aileden birinin ona bağırdığı zaman muhakkak diğeri de yüreğini açsın. Gerekiyorsa bir zaman namazdan söz etmeyin. Gerekiyorsa evde bir gözünüz ve bir kulağınız kapalı olsun. Sabredin kazanın.
Kızım, Allah sana sabır versin. Hayat bir mücadeledir, sen de bu mücadeleyi seninle ilgili takdir edilen şekliyle yaşıyorsun. Sabredersen ahiretini kazanırsın. Sabretmezsen burada sıkıntı orada ise hesap seni bunaltır. Şöyle bir uygulama yap: Annenle hiç bir konuda tartışma. Hesaplaşma yapma onunla. Allah'ın farz ve haramları dışında da ona aykırı olmamaya çalış. Mesela başını aç derse sakın açma ama şu renk kullan başörtünü derse onu yap. Böyle bir denklem kurmaya çalış. Annene değil kendi iradene güvenerek hayatını planla. Annenden doğacak açığı da amcan, dayın gibi başka bir aile büyüğün olan mahreminle doldur. Anneni doğal bir sevgi ile sevemiyorsan da mesafeli ve seviyeli bir sevgiyi korumak zorundasın. Hürmetini yap ama uzatma mesela. Sakın, evindeki bu durum sebebi ile acele karar verilmiş bir evlilik yapmayasın. Bu günlerini mumla arayacağın bir hata yapmış olursun. Danış, araştır, düşün öyle evlen. Bir de şunu unutmayasın: O kadın, kim olursa olsun senin annendir, annen! Gelme dese de bir zaman sonra gevşeyecektir. Senin tartışmadığını, bilakis seviyeli durduğunu görmesi onu değiştirir. Kızım, sana dualar ederim. Allah'a emanet olasın.
çocuk eğitimi konusundaki diğer fetvalar
İslam açısından nelere dikkat edileceği zaten bilinmektedir. Onun yaşadığı dönem itibariyle ebeveynin ve öğretmenin şu hususlara dikkat etmesi çok önemli bir destek oluşturacaktır: 1- Kaba muamele etmekte yarar yoktur. Anne, baba, öğretmen, idareci bir gözünü ve bir kulağını kapatarak onunla bir arada durmalıdır. Her hatasına, her sözüne çıkış yapmak yerine, sabırla ve yumuşaklıkla muamele etmek daha kazançlıdır. Anne, baba, idareci intikam alır gibi davranmaktan şiddetle kaçınmalıdır. Allah, yumuşaklığa verdiğini sertliğe vermiyor. 2- Delikanlıdan çok, çevresini, arkadaşlarını izlemekte yarar vardır. O yaşlarda insan, arkadaş kölesi olabilmektedir. Elbette, yüzde yüz başarılabilecek bir husus değildir bu. Ama ilgi alanımızda onların arkadaşları da bulunmalıdır. 3- Mümkün olduğu kadar, abartmadan evde kalmasını sağlamakta yarar vardır. Ancak şunu da bilmek gerekir ki, bilhassa erkeklerin uzun süre eve kapanması doğru değildir. 4- Evde ve iş yerinde, yaşına uygun sorumluluklar verilerek hayata ısındırılması da yararlıdır. Ev ihtiyaçlarının teminini üstlenmesi bir örnek olabilir. 5- Yüzme ve benzeri yararlı sporlardan birini yapabilir. 6- Amcalar, dayılar, hala ve teyzelerle, sigara ve galiz söz gibi menfi alışkanlığı olmayan yakınlarla bağlantının sıklaştırılmasında yarar vardır. 7- Evliliğinin vakti gelmişse, okul veya askerlik gibi bir nedenle ertelenmesi doğru değildir. Evlilik en güçlü eğitim malzemelerinden biridir. 8- Anne-baba duayı en büyük silah olarak bilmeli ve çok dua etmelidirler. Asla beddua etmemelidirler.
Evlatlar anne babaya Allah'ın emanetidir. Anne baba emaneti yerli yerinde kullanıp kullanmadığından elbette mesul olacaklardır. Herkes Allah'ın lütfettiği takatı kadar yaptığından mesuldür. Kabirde, kabirden sonra böyle bir hesap herkes için vardır. Şu var ki Allah Teâlâ kimseye güç yetiremeyeceğini yüklemez. Ebeveyn uğraştı da beceremedi ise sorumlu olmaz. Allah Teâlâ hepimize imtihanı kazanmayı ihsan buyursun.
Aleykümselam. Allah Teâlâ'dan size sabırlar dilerim. Eşinizle ilişkilerinizde sıkıntınız varsa bu sizin, hem eşinizle ilişkinizden ötürü hem de çektiğiniz sıkıntıdan ötürü iki sevap kaynağına sahip olduğunuzu gösterir. Yavrularınıza sarılın ve onlarla teselli bulun. Eşinizi de zaman içinde eritmeye hazır olun. Bir zaman sonra sizin beklediğinizden daha iyi olabileceğini asla unutmayın. Duanın gücünü bilin, duayı hiç eksik etmeyin. Yavrularınızın etkilenmemesine dikkat edin. Bir de şunu size tavsiye etmeliyim: Madem ki, eşinizin tavırlarını anladınız, onunla hiç tartışmayın. Tartışma başlayacağı zaman susun. Tepki vermeyin. Kısa bir zaman sonra sizi bu sessizliğinizin tartışmanızdan kat kat daha tesirli olduğunu göreceksiniz. Allah yardımcınız olsun, size sabırlar ihsan etsin.
Selamünaleyküm. İHL'ye gitse bile sizin sıkıntınız bitmiş olmayacaktı. Anne baba, çocuğu yaşadıkça imtihan hâlindedir. Normal lisede biraz daha çetin de olsa imtihan, gayret eder ve ihmal etmezseniz Allah size yardım eder ve çocuğunuzu yetiştirirsiniz. Çocukla sürtüşmeyin, bu konuya takılıp kalmayın, sizden soğumasın. Çocukla iç içe olmaya devam edin. İyi örneklerle onu buluşturun. Bıktırmadan nasihatler edin. İnşaallah sıkıntınız olmaz.
Selamünaleyküm. Çocuk için şimdiden yapacağınız şey kendinizi ve eşinizi baba/anne olmaya hazırlamanız olmalıdır. Siz hazırlanırsanız Allah önünüzü açar, işinizi kolay eder.
Selamünaleyküm. Sağlığımızın iniş çıkışları olduğu gibi ibadet hayatımızın da iniş çıkışları olabilir. Allah Teâlâ hepimizi iman ve ibadet ehli olarak bu hayatı bitirebilenlerdin kılsın. Eşinizi geçici bir sorun yaşıyor olarak kabul edin, daha rahat çözersiniz sorunu. Bıktıracak tarzı da seçmeyin. Her gün aynı tepkilerle karşısına çıkmayın. Ara ara ve farklı diller kullanın. Onun durumun çocuğunuza yansıtmayın. Adı kirlenmesin. İç sesler genellikle boş vakitten ve gereksiz işlerle meşguliyetten kaynaklanır. Dolu dolu bir hayat yaşayın. Daha kaliteli işler üretin. Kur'an okumayı ve zikir yapmayı ihmal etmeyin.