İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Hocam “Korona senden korksun, korona kimmiş, sen koronayı mahvedersin.” gibi sözler söylemek yanlış mı, küfre girer mi? Hocam cevaplarsanız çok sevinirim.

Cevap

Çok derin anlamlar yükleyerek ve bilerek söylendiğinde küfür de olabilir. Mesela “Korona bir beladır, Allah’tan geldi, buna rağmen korkmuyorum.” gibi bir düşünce ile söylenirse maazallah tehlikeli sonuç doğurur. Böyle değil de “Tedbirli olursan sana bir zararı olmaz.” gibi bir manada söylendi ise bu nitelikte tehlikeli bir söz olmaz. Öyle veya böyle afetlerle bu tür bir ilişki üzerinde olmamalıyız. Allah Teâlâ hepimizi muhafaza buyursun.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Estağfirullah, estağfirullah. İnsan ne kadar hurafecidir, hayret. Böyle şeylerin sorulması bile seviyesizlik ve şeytanın tuzağında olmayı yansıtabilir. İşimize bakalım, ibadetimizi yapalım. Tedbirlerimizi alalım.

Hocam Corona salgınının Kur'an’da Müddessir suresinde geçtiği söyleniyor, bu doğ
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bir kere böyle bir meselede uzman olmayanın konuşması ne kadar doğru bir iştir, önce bunu düşünmelisiniz. Sıradan bir insan beyin ameliyatı yapabilir mi? Bu da öyledir. Bu konularda söz söylemenin büyük bir vebale girmek olabileceğini unutmayınız. İkinci olarak belirttiğiniz konuda insanın durumu şudur: Allah’ın dinine karşı tez olarak demokrasiyi tercih edenin imanı tehlikededir. Bunun tartışılabilir tarafı da yoktur. Bunun ötesinde şu veya bu yorumla ya da çaresizlikten, alternatifsizlikten ötürü bir araç olarak görmenin ise aynı sonuca götüreceği söylenemez. Bu ikisi ortasında bir yere yerleşmek gerekiyor. Kendinizi bu konuya daraltılmış durumda hissetmeyiniz, rahat olun, ibadetlerinizi yapın ve yolunuza devam edin. Zira çözebileceğiniz bir konuya dalmıyorsunuz bu sözlerle, bilakis kendinizi bunaltıyorsunuz. Allah yardımcımız olsun.

Hocam çevremdeki Müslümanların çoğunu acaba gerçekten Müslümanlar mı diye sorgul
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Ne olursunuz Müslüman bir kimseyi küfür gibi ağır bir ifadeyle itham etmeyin. Müslüman kardeşlerinizin iman muhasebesini tutmayın. Allah'tan korkun.

Hocam yapılan bir içtihattan dolayı bir mümin, karşısındaki kişiyi kâfir olarak
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kasıt olmadıkça, söylenen bir sözden dolayı küfre düşülmez. Bunu büyük günah olarak adlandırırız. Büyük günah da tevbe ile tertemiz olur biiznillah.

Söylenildiğinde küfre düşüren sözleri, mesela Peygamberler de günah işlemiştir g
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aleykümselam. Tevbe ile sildiğiniz dosyalara geri dönmeyin. Allah'ın sildiğini karıştırmak doğru değildir hatta o da yeni bir günahtır.

Selamünaleyküm hocam. Geçmişte küfre girdiğimi bilmeden çok defa elfazi küfür sö
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Mutlaka bir psikologla görüşün. Tekfirci anlayışa sahip insanlardan da bedenen ve ruhen uzak durun.

Hocam benim küfür konusuyla alakalı vesveselerim var. Küfürlü söz söyledim mi gi

Corona konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bütün insanlıkla beraber ümmetimizin de büyük bir veba salgını yaşadığı hepimizin malumudur. Mevcut durum hayatın tamamını etkilerken camileri de etkilemiştir. Elhamdülillah camiler açıktır şu anda. Camilerimizin yani cemaatle namazın devam etmesi ile safların belirttiğiniz şekilde olması arasında bir oranlama bile yapılamayacak kadar farklılık vardır. A- Cemaatle namaz kılınırken saf şeklinde namaz kılınması ve safların da bitişik (birbirine bitişik, ayak ve göğüslerin aynı hizada olacağı şekilde) namazın mühim sünnetlerindendir. B- Safların bu şekilde olması namazın rükünlerinden biri değildir. Dört mezhebin imamı başta olmak üzere fukahanın cumhuru da böyle görmektedir. C- Mevcut sıkıntı keyfi bir durum değildir. İnsan sağlığı gibi gayet ciddi bir nedene binaen saflar bu şekilde tutulmaktadır. Kaldı ki safların bitişik olması namazın rükünlerinden biri olsa idi bile bu özre dayalı olarak seyrekleştirilmesinde sakınca olmayacaktı. D- Bu konunun kalıcı hâle getirilmesi elbette kabul edilemez bir durum olur ancak mevcut uygulamayı namaza veya cemaate engel gibi görmek de bir aşırılıktır.

Korona nedeniyle camilerde yeni bir saf şekli oluşturuldu. bir yandan safların a
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Cuma namazı; • İbadetin yerine getirilmesi, • Mü'minlere vaaz verilmesi, • Mü'minler arasında kaynaşmanın güçlendirilmesi gibi amaçlar ihtiva eden bir ibadettir. Bu sebeple fukaha mümkün olduğu kadar daha fazla mü'minin bir arada bulunması ilkesi üzerinden düşünerek, bir şehirde tek camide cuma namazı kılınması yönünde görüş belirtmişlerdir. Bir şehirde tek camide cuma prensibi fıkıhta genel kuraldır. Daha sonra nüfusun kalabalıklaşması ile beraber tek cami, birden çok camiye dönüşmüştür. Bu durum da asırlar üzerinden kabul görmüştür. Aynı camide iki cuma kılınması ise bu prensibe aykırıdır. Bu sebeple bir camide iki kere cuma namazı kılınmaz görüşü asıl fetva durumundadır. Buna rağmen Avrupa Fıkıh ve Fetva Meclisi, Avrupa’daki çok özel şartları dikkate alarak aynı camide iki kere cuma namazının kılınabileceğine hükmetmiştir. Buna da, gelenlerin toplanıp namazı bir kere daha kılabilecekleri bir gevşeklik olmaması için cami yönetiminin belirleyeceği kurallar dâhilinde ve mümkünse iki ayrı imamın kıldırması şeklinde fetva vermiştir. Avrupa ve benzeri yerlerdeki kardeşlerimizin buna göre hareket etmeleri, cumayı tamamen kılmamalarından daha evladır. Allah Teâlâ kulluğunda yardımcımız olsun.

Avrupa’da korona salgınından sonra camilerde cuma namazı sorunu oluştu. Camiye b
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bu durumunuz sizi yöneten kurumun koyduğu kurallara göre şeffaf bir şekilde ortaya çıkıyorsa hiçbir vebaliniz olmaz. Size de insanlığa da geçmiş olsun bu salgın afet.

Hocam ben devlet memuruyum, kronik hastalığımdan dolayı pandemide idari izinliyi
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İnsan sağlığı ile ilgili ilaç ve uygulama araştırmalarında insanların üzerinde deney yapılması her ne kadar ‘insana hizmet’ ekseninde dönüyor olsa da ‘sakıncası yok’ şeklinde tanımlanamaz. ‘Sakıncası yok’ çizgisi ile ‘mümkün değildir’ çizgisi arasında şeriatımızın temel prensipleri doğrultusunda şöyle bir tespit yapılabilir: a- İnsanlık bugüne kadar geliştirdiği ilaçlarda ne yazık ki mahkûmlar, savaş esirleri, paraya muhtaç fakirler üzerinde bedeli ağır deneyler yapmıştır. Sesi çıkmaz insanlar üzerinden diğer insanların sağlığı düşünülmüştür. Gariplerin servet sahiplerine yem edilmesi şeklinde gelişmiş olan bu süreç kabul edilebilir değildir. Yapılan işin ne olduğunu bile bilemeyecek durumdaki insanların kobay olarak kullanılması ilaç şirketlerinin kara lekesi olarak kalacaktır. İnsanı insana kurbanlık koç olarak feda etmenin dinimizce kabul edilirliği olamaz. b- Sonunda denek olarak kullanılan insanın öleceği kat’i olarak bilinen bir deneme ‘diğer insanlara yarar felsefesi’ üzerine kurulu olsa da caiz olmaz, öyle bir deney kat’i haramdır. Hiçbir insan başka bir insanın kurbanı değildir bu dünya hayatında. Söz konusu kobay insanın bunu kabul etmesi bile haram olmayı değiştirmez. İnsanın kendi bedenini veya bir organını feda etme hakkı yoktur. c- Üzerinde deneme yapılan kişinin aklını yitireceği kat’i olarak bilinen bir deney ve çalışma da hiçbir insanda yapılamaz. Zira insanın aklı insan gibidir. Aklın yitirilmesi Allah’ın teklifine muhatap olma kabiliyetinin yitirilmesidir. Hiçbir insanın aklı bazı ileri akıllılara harcanabilecek bir nimet değildir. d- İnsanı ayakta tutan organlardan birini kaybedeceği kat’i olarak bilinen bir deney için de caiz olma yönü yoktur. e- Reşit olmayanlar üzerinde yapılacak deneylerde 'insanlığın başka hiçbir çaresi kalmamış' olma gibi çok yüksek bir hassasiyet üzerinden belki caizlik bulunabilirse de reşit olmayanların yani yapılacak deneye kanuni kimliği ile evet deme kabiliyeti olmayanların kullanılmaları caiz olmaz. f- Öncesinde insanlar dışındaki canlılarda denenen, uzun vadede de olsa öldürücülüğü kat’i olmayan, - Resmi kayıtlarla, etik kurul denetiminde ve şeffaf bir şekilde bilimsel bir kurulla yürütülen, - İlk tespitlere göre öldürücü yönü bulunmadığı zannedilen, - Yapılacak çalışmaya katılacak insanın onuru ve kişiliği zedelenecek bir yöntemin kullanılmadığı - Denek olarak kullanılacak kişiye baskı yapılmamış, kendi rızası ile aday olmuş bir durumdaki denemeler caizdir, bir fazilet kaynağıdır. Böyle bir çalışma ile ortaya çıkarılacak sağlık ürünü bütün çalışanlar için hayırla anılma vesilesidir. Müslüman olanlar için de sadaka-ı cariyedir. Böyle umar ve bunu temenni ederiz.

Hocam, Covid-19 aşısını insanlar üzerinde test süreci başladı ve gönüllüler aran
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Yapılacak yardımı alabilmek için gereken şartlarda bir hile yapılmadıkça sıkıntı yoktur, alınabilir.

Devletin pandemi nedeniyle esnaflara destek için verdiği parayı almak haram mıdı
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Allah Teâlâ akıbetimizi hayır kılsın, afetlerden bizi muhafaza buyursun. Aşı konusunda yapılan itirazlar ne yazık ki ‘mış’lı ifadelerle bitmektedir. Yaşadığımız durumda; - Hastalık afet boyutuyla katî ve tartışılamaz durumdadır. - Müslümanlar ve insanlığın çaresizliği de katî ve tartışılamaz durumdadır. - Bir güvenilir Müslüman’ın veya kurumun kurtuluş umudu olabilecek çalışması ise yok denecek durumdadır. Bu ortamda Müslümanlar olarak bizim vazifemiz, durumun vahametini sayıp durmak değildir. Kalbimiz mutmain olmasa da mevcut umudu kullanmaktır. Müslüman tıp adamlarımızla yaptığımız istişarelerde en ehveni tercih etmekten başka bir çarenin olmadığı söylenmektedir. Netice olarak şunu tespit edebiliriz: Konumu, mesleği, risk durumu ve çevresi itibariyle sağlık uzmanları ve resmî mercilerin aşı olmasını gerekli gördükleri kimseler aşı olmalıdırlar. Meseleye aşı gözüyle bakmadan önce ‘Allah’ın emaneti olan can’ ve ‘kul hakkına riayet’ gözüyle de bakılmalıdır.

Selamünaleyküm hocam. Tam bir yıldır gündemimizde olan korona afetiyle ilgili o

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.