Fetva Meclisi
Soru
Tarım Kredi Kooperatifi meclis tarafından çıkarılan özel bir kanun ile kurulmuş sadece tarımla iştigal edenlerin ortak olabildiği ve ortaklarına kredi sağlayan bir kurum. Bu kurum, ortağı olan çiftçilere genellikle ayni olarak kredi vermekte. Örneğin çiftçiye on bin TL tutarında yem veriyor ve bir süre sonra on iki bin TL olarak tahsil ediyor. Ayrıca nadiren çiftçinin sulama gibi ihtiyaçları için nakdî kredi de vermektedir. Bu kurumun bir de yazılım şirketi mevcut. Bu yazılım şirketi, kurumun ihtiyaçları dışında devletin diğer kurumlarına, belediyelere ve özel sektöre de çeşitli yazılım projeleri geliştirmektedir. Bahsettiğim yazılım şirketinde iş görüşmesine katıldım ama şirketin bağlı olduğu kurumdaki faiz konusu aklıma takıldı. O yüzden size sormak istedim, bu şirkette çalışmak caiz midir?
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Böyle bir kurumun adı itibariyle işçisi olmaya bir mani yoktur. Oradaki işlemlerin alenine faizli iştigal olması ya da çalışmada bir hile, zulüm, zulme destek olma söz konusu olursa uygun olmayan iş olabilir.
Devletin vatandaşa bir iş alanında destek vermesi başka şey, bir iş için kredi vermesi başka şeydir. Devlet bankalarının sonunda faizi ile ödenen bir kredi açması ile yapılacak bir iş helal olmaz. Belli bir masraf karşılığı borç vermesi ve verdiği borcun karşılığı olarak filanca işi vatandaşına yaptırması şeklinde okunabilecek bir sistem ile ise iş yapılabilir. Belirttiğiniz işin bunlardan hangisine uyduğuna bakarak değerlendirebilirsiniz.
Devletin çiftçiyi destekleme amaçlı yaptığı hibe veya faizsiz ödeme imkanı sunmasından yararlanmakta bir sakınca yoktur. Bu bankaların faizi gibi değildir. Zaruret ve ihtiyaç hâlinde kullanılabilir.
Aleykümselam. Faize, kim ne kadar bulaşıyorsa o kadar vebale ortak olur. Bu ortaklığa şirket sahibinden sekretere kadar herkes katılır. Kendinize harama helale dikkat eden daha iyi bir iş yeri bulmaya çalışın
Selamünaleyküm. Sıfır faizli olması kullanılmasını mümkün kılabilir.
Direkt ve dolaylı olması günah işlemeye mani değildir. Siz dolaylı da olsa onların hatasına katılmış oluyorsunuz. Berrak denebilecek bir ticarette olmadığınızı düşünüyorum.
faiz konusundaki diğer fetvalar
Bu bir faiz işlemidir. Verdiğiniz paranın kâr ederse kârını alacaksınız, zarar ederse zararına razı olacaksınız. Böyle yaparsanız ticaret olur. Kârınızı sabitleyince de faiz olur. Faiz haramdır.
Önce bu hatadan ötürü tevbe edin, istiğfar edin. Tekrar benzeri bir bataklığa batmamaya azimli olun. Önceliğiniz bu olsun. İkinci olarak da anaparanızı alın gerisini de belirttiğiniz şekilde sizden uzaklaştırın. Tamamından arınmayı yani tamamını vermeyi tercih ederseniz daha da iyisini yaparsınız.
Sakın ha öyle düşünmeyiniz. Hemen tevbe ediniz. Tevbenizi canınız biliniz. Tekrarını asla yapmamaya yeminli olunuz. Bu arada da o illetten en erkenden kurtulmaya bakınız. Doğrusu böyledir.
Bir ürünün ücreti peşin ödenecekse bir fiyata, ileride ödenecekse daha yüksek fiyata satılmasında sorun yoktur. Faiz bu değildir. Faiz, o ödeme günü geldiğinde ödeme yapılamayacağı durumda fiyata ikinci bir fark koymaktır. Bir de arada satışı yapılan bir mal olmadan parayı farklı fiyatla satmaktır ki buna kredi almak deniyor. Bu anlattığınız durum faiz değildir.
İkisini de yapabilirsiniz ama ondan önce güzel bir tevbe yapın, istiğfara devam edin.
İslam ülkesi (darulislam) olan bir yerde kimse kimse ile bir faizli ilişkiye giremez. Herkes için haramdır faiz. Faiz işlemi İslam ile savaşan bir ülkede (darulharb) Müslüman ile Müslümanlara savaş durumunda olan kâfir arasında faiz işlemi olursa eğer Müslüman faiz alan taraf ise caiz olabilir. Aksi olursa yani faizi (fazlalığı) Müslüman verecekse işlem caiz olmaz. Bu görüş de sadece bir iki fakihe aittir. Fakihlerin büyük bölümüne göre bu işlem de haramdır. Bu zamanda Avrupa ve diğer ülkelerde yapılan faizli işlemlerle bu ruhsatın hiçbir alakası yoktur. Her durumda kazanan kâfir olmaktadır. Özellikle de o ülkelere pasaportla giren veya vatandaşı olan Müslümanlar zaten b maddesindeki hükme de uymayan bir konumda bulunmaktadırlar.