Fetva Meclisi
Soru
Hocam kredi kartı ve kredi alma konusunu ifade etmekte zorluk çekiyoruz. Kredi kartı ile veresiyenin bir olduğunu ifade ediyorlar. Bir çok hocanın da bu kadar şey bilmesine rağmen yanlış bilgi vermesini kabul etmiyorlar. Zira artık hocalar aynı ayeti konuşarak farklı şeyler için kaynak gösterebiliyorlar. Bu konuda çevremize nasıl yaklaşmalıyız? Kredi kartı ile alışveriş yapmak haram değildir. O alışverişi daha sonra faize bulaştırmak haramdır. Evet, kredi kartı ak süt gibi helaldir diyemeyiz. Ama haram demek için de zorlanmak gerekiyor.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Kredi kartından ne kastettiğiniz önemlidir. Normal helal bir kurumdan alınmış kartla alışveriş sakıncalı değildir.
Sadece kart olarak kullanılmasında bir sakınca olmaz ama kullanılan paraya fark verilecek durum oluştuğunda haram devreye girer. Bu nedenle ayrıntısını bilerek kullanılmalıdır o kartlar.
Aleykümselam. Asla doğru değil tespitler. Faiz KIYEMETE KADAR ve HER YERDE haramdır. Kur'an'ımızın açık bir yasağının bu kadar hafif değiştirilebilir olması imanımız açısından risk taşır. Siz, bu iddiaya katılmayın, tatlı dille tepkinizi gösterin. En azından günaha ortak olmazsınız.
Faiz düzeyinde bir haramdan belki söz etmek mümkün değildir. Ama yine de takva yönünü tercih edip banka kökenli her şeyden uzak kalmak evladır. Allah'a emanet olun.
Evet, faizli bankadan katiyetle uzak durmak gerekiyor. İçinde bulunduğumuz hayat ise bankayı bir tür olmazsa olmaza çevirmiştir. Biz de buna göre hareket ederiz. Daha önce aldığınız parçaları atmanız gerekmez. Bir fakire verirseniz daha iyi olur. Faiz ödenmeden sadece kart kullanılarak ticaret yapmakta sakınca yoktur. Su ve benzeri faturaların geciktirilmesi nedeniyle oluşturulan fark, ödeyen için vebaldir. Mecburen de ödenecektir. Bankadaki paranın karşılığı olarak kullanılan kartların kullanımında sakınca yoktur.
Fiyat incelemesi yapmak hatta daha da ileri alma meyli göstermek bile 'aldım' demek değildir. Kredi kartı ile de olsa durum böyledir. Almak zorunluluğu olmaz.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
‘Kredi kullanmak’ parayı parayla satın almak demektir. Dolayısıyla ‘kredi almak’ olan hiçbir işlem caiz olmaz. İsmini andığınız kurumlar zaten kredi adını kullanmadan bu işlemi yaptıklarını söylüyorlar. İçimiz rahat bir şekilde onlarla çalışabilirsiniz diyemem. Ama alternatif de üretme durumunda değiliz. Çaresiz kalırsanız onlarla çalışırsınız. Allah, cümlemizi kaymaktan muhafaza buyursun.
Belki TOKİ ile olan alışverişinize fetva veren bulunur. Ama yapmak istediğiniz şey yanlış. Banka, size para satarak para kazanmak istiyor. Ortada TOKİ örneğinde olduğu gibi bir alışveriş de yoktur. Kredi almanızın uygun olmayacağını düşünüyorum. Allah'a emanet olun.
Tıbbın insan için zararlı bulduğu her şey ve pis şeyler haramdır. Allah Teala bizi ve neslimizi âfetlerden korusun.
'Hükmü düşen ayet' deyimi kullanılan bir deyim değildir. Onun yerine NASİH/MENSUH deyimi kullanılmaktadır. Bu da şöyledir: Bildiğiniz gibi Kur'an-ı Kerim yirmi üç yıllık bir zaman diliminde indi. İnişi de bazen Mekke veya Medine'de geçen olaylarla bağlantılı oldu. Allah Teala, kendisinin bildiği bir hikmetinden ötürü, bir dönem uygulanan ayetlerdeki hükümleri bir zaman sonra başka ayetlerle değiştirdi. İlk veya sonra inen her iki ayet de Kur'an'a dahildir. Kur'an'da şu anda bulunmayan bir ayet bizim için zaten 'ayet' değildir. Ulema arasında hangi ayetin hangi ayeti kaldırdığı konusunda tam bir görüş birliği yoktur. Netice de de bu tür ayetler Kur'an'da parmakla sayılacak kadar azdır.
Ev kıyafetiyle dış kıyafet arasındaki fark, kıyafetlerin isimleri veya modelleri değildir. İki kıyafet arasındaki fark, bayanın vücut yapısı ve organlarının incelenebilir olması veya olmamasıdır. Adına dış kıyafet dendiği halde bir kıyafet bayanın vücut şeklini belli ediyorsa o kıyafetin adının dış kıyafet olarak belirlenmiş olması çare değildir. Kadının görücü önüne çıkarken yüzünü bile gizleyecek şekilde çıkması gerekmez. Ev kıyafeti bile olsa, karşısındaki erkeğin gözünde şehevi duyguları canlandırmayacak, ince ayrıntılara ulaştırmayacak kıyafetle görücüye çıkmak mümkündür.
İbadette kolaylık değil Allah'a daha yakın olma, haşyet ve takarrub aranır. Mezhep sonraki iştir.