Fetva Meclisi
Soru
Hocam, 4 yıl önce TOKİ'den 86 taksitlik bir ödeme planı ile bir ev aldım. Şu an 52 taksidini ödemiş durumdayım. TOKİ, 6 ayda bir enflasyon farkı koyduğu için ilk aidatımız 410 TL idi, son taksidimi ise 570 TL ödedim. Şu an kalan borcum 31,780 TL. TOKİ %20 indirim uygulaması başlattı. Bu indirimden faydalanma imkanı olursa 25,910 TL ile borcumu kapatmış oluyorum. Borcu ödediğim bankadan 26 TL kredi çekip TOKİ'ye yatırırsam 45 ayda 662 TL ödeyerek 29.790 TL ile de bu kredi borcunu kapatmış olacağım. Şu halde kredi çektiğimde 29.790 TL ödeyecekken, TOKİ'ye normal şartlarda indirimden yararlanmadan ödemeye devam etsem 31.780 ödemem gerek (+6 ayda bir enflasyon farkı) Bu durumda normalde taksitleri ödediğim bu bankadan kredi çekip TOKİ borcunu bu krediyle kapatıp, benim krediyi ödemem caiz olur mu? Krediye ve faize hiçbir şekilde bulaşmak istemezken bu durumun içinden nasıl çıkabilirim? Belki TOKİ ile olan alışverişinize fetva veren bulunur. Ama yapmak istediğiniz şey yanlış. Banka, size para satarak para kazanmak istiyor. Ortada TOKİ örneğinde olduğu gibi bir alışveriş de yoktur. Kredi almanızın uygun olmayacağını düşünüyorum. Allah'a emanet olun.
Cevap
Benzer fetvalar
Belki TOKİ ile olan alışverişinize fetva veren bulunur. Ama yapmak istediğiniz şey yanlış. Banka, size para satarak para kazanmak istiyor. Ortada TOKİ örneğinde olduğu gibi bir alışveriş de yoktur. Kredi almanızın uygun olmayacağını düşünüyorum.
Sizin bu anlaşmanızda faizle ilgili bir sorundan çok alışveriş fıkhı açısından bir sorun vardır. O da şudur: Borcunuz kesin bir rakamla belli değildir. Şu anda toplam olarak ne ödeyeceğinizi bilememektesiniz. Bu durum da alışverişte sıkıntı oluşturmaktadır. Ama faiz dediğimiz şey değildir. İnşaallah affedilir bir hata ile satın almış olursunuz. Bazı hocaefendilerin TOKİ'nin bu satışını uygun gördüğünü duyuyoruz; o görüşlerle amel edebilirsiniz. Allah'a emanet olunuz.
Bir ticaret yapıldığında satıcının ne alacağı alıcının ne vereceği kesin rakamlarla belli olmalıdır. TOKİ keşke rakamı netleştirse daha huzurlu bir alışveriş gerçekleşecekti. Evet, banka yoluyla alınan gibi bir ticaret yoktur ortada ama berrak bir ticaret de yoktur. Bazı hoca efendilerin TOKİ'den alınan bu evleri mübah gördüğünü duyuyorum. İsterseniz yakınınızda fetvasına itimat edeceğiniz biri ile de görüşün. Allah' emanet olun.
Selamünaleyküm. Bankadan kredi alabilmeniz için ölümcül bir zaruret olması gerekmektedir. O da ortada olmadığına göre bunu yapmanız caiz olmaz.
Anlaşılan TOKİ ile yaptığınız sözleşmeyi iyi okumamışsınız. Sizin imzanız olmadan nasıl sizi bankaya yönlendirebilir ki? Bu tür alışverişlerin caiz olabileceğini söyleyenler de vardır. Ben ağır bir zaruret şartı olmadıkça caiz olmayacağını zannediyorum. Ama herhalükârda borcunuzu bitirip istiğfar etmelisiniz. Allah kolaylık versin.
Aleykümselam.Bizim anladığımız kooperatif, belli bir insanın bir işi yapmak üzere ortaklık kurmalarıdır. Bu bir şirket gibidir. Başkasının şirketine gidip ev almıyorlar. Her şeyine ortak oldukları bir işletme yapmaktadırlar. Yürütülmesinde bir hile yoksa bu durumun fıkha bir ters duruşu yoktur.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Kredi kartı ile alışveriş yapmak haram değildir. O alışverişi daha sonra faize bulaştırmak haramdır. Evet, kredi kartı ak süt gibi helaldir diyemeyiz. Ama haram demek için de zorlanmak gerekiyor.
Tıbbın insan için zararlı bulduğu her şey ve pis şeyler haramdır. Allah Teala bizi ve neslimizi âfetlerden korusun.
‘Kredi kullanmak’ parayı parayla satın almak demektir. Dolayısıyla ‘kredi almak’ olan hiçbir işlem caiz olmaz. İsmini andığınız kurumlar zaten kredi adını kullanmadan bu işlemi yaptıklarını söylüyorlar. İçimiz rahat bir şekilde onlarla çalışabilirsiniz diyemem. Ama alternatif de üretme durumunda değiliz. Çaresiz kalırsanız onlarla çalışırsınız. Allah, cümlemizi kaymaktan muhafaza buyursun.
'Hükmü düşen ayet' deyimi kullanılan bir deyim değildir. Onun yerine NASİH/MENSUH deyimi kullanılmaktadır. Bu da şöyledir: Bildiğiniz gibi Kur'an-ı Kerim yirmi üç yıllık bir zaman diliminde indi. İnişi de bazen Mekke veya Medine'de geçen olaylarla bağlantılı oldu. Allah Teala, kendisinin bildiği bir hikmetinden ötürü, bir dönem uygulanan ayetlerdeki hükümleri bir zaman sonra başka ayetlerle değiştirdi. İlk veya sonra inen her iki ayet de Kur'an'a dahildir. Kur'an'da şu anda bulunmayan bir ayet bizim için zaten 'ayet' değildir. Ulema arasında hangi ayetin hangi ayeti kaldırdığı konusunda tam bir görüş birliği yoktur. Netice de de bu tür ayetler Kur'an'da parmakla sayılacak kadar azdır.
İbadette kolaylık değil Allah'a daha yakın olma, haşyet ve takarrub aranır. Mezhep sonraki iştir.
Ev kıyafetiyle dış kıyafet arasındaki fark, kıyafetlerin isimleri veya modelleri değildir. İki kıyafet arasındaki fark, bayanın vücut yapısı ve organlarının incelenebilir olması veya olmamasıdır. Adına dış kıyafet dendiği halde bir kıyafet bayanın vücut şeklini belli ediyorsa o kıyafetin adının dış kıyafet olarak belirlenmiş olması çare değildir. Kadının görücü önüne çıkarken yüzünü bile gizleyecek şekilde çıkması gerekmez. Ev kıyafeti bile olsa, karşısındaki erkeğin gözünde şehevi duyguları canlandırmayacak, ince ayrıntılara ulaştırmayacak kıyafetle görücüye çıkmak mümkündür.