Fetva Meclisi
Soru
Ben İstanbul'da en az 3 yıl ikamet etme ve kazancımın 2500 TL'yi geçmemesi şartı ile 2009 yılında Kayabaşı TOKİ'den ev alabilmek için 4000 TL peşinat vererek çekilişe katıldım. Çekiliş sonucunda asıl olarak ev sahibi olma hakkı kazandım. 21.000 TL daha yatırarak toplam 25.000 TL peşin kalan 122.000 TL'yi de 120 ay taksitle ödemek üzere sözleşme yaptım. Her yıl memur maaş zammı oranında taksitli ödemelerimize artış yapılacak. Sözleşme yaptığım zaman ve şu anda da peşin satış yapılmamaktadır. TOKİ'den aldığım bilgi, bizden vekalet alarak bankadan bizim adımıza para çekmedikleridir. Anlaşmayı TOKİ ile yaptığımızı bankanın ise peşinat ve taksitleri toplamaları için aracı olduğunu, borcumuzun bankaya değil TOKİ'ye olduğu beyan etmektedirler. Daha evi teslim almadım ve aylık taksit ödemesine başlamadım. Bu anlaşmanın İslami olarak uygun olup olmadığını söyleyebilir misiniz? Uygun değilse anlaşmayı bozarak evden feragat edeceğim.
Cevap
Benzer fetvalar
Anlaşılan TOKİ ile yaptığınız sözleşmeyi iyi okumamışsınız. Sizin imzanız olmadan nasıl sizi bankaya yönlendirebilir ki? Bu tür alışverişlerin caiz olabileceğini söyleyenler de vardır. Ben ağır bir zaruret şartı olmadıkça caiz olmayacağını zannediyorum. Ama herhalükârda borcunuzu bitirip istiğfar etmelisiniz. Allah kolaylık versin.
Belki TOKİ ile olan alışverişinize fetva veren bulunur. Ama yapmak istediğiniz şey yanlış. Banka, size para satarak para kazanmak istiyor. Ortada TOKİ örneğinde olduğu gibi bir alışveriş de yoktur. Kredi almanızın uygun olmayacağını düşünüyorum. Allah'a emanet olun.
Bir ticaret yapıldığında satıcının ne alacağı alıcının ne vereceği kesin rakamlarla belli olmalıdır. TOKİ keşke rakamı netleştirse daha huzurlu bir alışveriş gerçekleşecekti. Evet, banka yoluyla alınan gibi bir ticaret yoktur ortada ama berrak bir ticaret de yoktur. Bazı hoca efendilerin TOKİ'den alınan bu evleri mübah gördüğünü duyuyorum. İsterseniz yakınınızda fetvasına itimat edeceğiniz biri ile de görüşün. Allah' emanet olun.
Belki TOKİ ile olan alışverişinize fetva veren bulunur. Ama yapmak istediğiniz şey yanlış. Banka, size para satarak para kazanmak istiyor. Ortada TOKİ örneğinde olduğu gibi bir alışveriş de yoktur. Kredi almanızın uygun olmayacağını düşünüyorum.
Bir kere siz, ailenizin yaptığından kendinizi mesul hissetmemelisiniz. İkazınızı yaptınız, göreviniz bitti. Bizim kanaatimize göre o tür ticarette sıkıntı vardır. Bazı âlimler ise caiz görmektedirler.
Aleykümselam.Bizim anladığımız kooperatif, belli bir insanın bir işi yapmak üzere ortaklık kurmalarıdır. Bu bir şirket gibidir. Başkasının şirketine gidip ev almıyorlar. Her şeyine ortak oldukları bir işletme yapmaktadırlar. Yürütülmesinde bir hile yoksa bu durumun fıkha bir ters duruşu yoktur.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
'Öşür' zekâtın toprak mahsüllerindeki adıdır. Market sahibi zekâta nasıl mükellef ise toprak mahsulü yetiştiren de o şekilde muhataptır; ihtiyari bir durum değildir. Bir ton civarında üretilen herhangi bir mahsulün zekâtı şu şekilde hesaplanır: Üretimde sulama, gübreleme gibi ek masraflar yapılıyorsa %5, hiçbir harcama yapılmıyor sadece hasat zamanı toplanıyorsa %10 oranında zekâtı verilir. Bu zekât, o ürünün cinsinden de verilebileceği gibi toptan pazarlanan fiyatından hesaplanarak para şeklinde de verilebilir. Önemli ölçüde unutulmaya yüz tutan bu ibadeti ihya etmeye gayret edelim. Allah yardımcımız olsun.
Torununuzun sizin ikinci hanımınızla bir bağı bulunmadığına göre, onun başkasından doğma çocuğu ile evlenmesinde bir sakınca olmaz. Yalnız bu tür evliliklerin sosyal yönüne de dikkat etmekte yarar olduğunu düşünüyorum.
Elbette şarttır. Allah'ın cennete kabul etme şartı da budur zaten. O mürşid, Resulullah sallallahu aleyhi ve sellemdir. Onun dışındakiler ise hep onun kapısının kapıcılarıdır. O kapıda durma terbiyesini gösterirler. Kapıcısız olmayabilir ama kapıcıyı da ev sahibi gibi görmek yanlıştır.
Kredi borcuna girip faize bulaşmaktansa bir müteahhide borçlanarak ev sahibi olun. O da borç bu da borç değil mi? Bu sistemi kullanan müteahhit firmalardan birine yönelin.
Secde ile ilgili bildikleriniz doğrudur. Secde en güzel dua mahallerinden biridir. Size secdede duanın hükmünü şu şekilde özetleyebilirim: 1- Secde dua mahallidir; orada yaptığımız tesbih de bir çeşit duadır. 2- Farz namazların dışındaki namazların tamamında secdede dua müstahaptır. Hanefi uleması ise farzlarda değil de sünnet namazlarda secdede dua etmeyi uygun görmüşlerdir. 3- Secdede namazda yapılabilir her dua yapılır ve yapılmalıdır. Yalnız namazda yapılacak duada, Kur'an ve hadislerde geçen duaları tercih etmenin en azından namazın azametine riayet bakımından mühim olduğunu bilmemiz gerekir. Allah Teala rızasına yakın olmayı bize müyesser kılsın.
Alkol ve benzeri bir haramla karıştırılmadığı sürece midye haram değildir. Kerih gören âlimlerimizin görüşünü de dikkate alınca yenmemesini tavsiye ederiz. Ama yenmesi haram değildir.