Fetva Meclisi
Soru
Kendimiz için daha kolay ibadet yapabileceğimizi düşündüğümüz herhangi bir mezhebe geçmede sakınca var mı? İbadette kolaylık değil Allah'a daha yakın olma, haşyet ve takarrub aranır. Mezhep sonraki iştir.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Hanefi mezhebini öğreten bir ilmihal kitabına göre kıldığınız namaz biiznillah sahih bir namazdır, hiç tereddüt etmeyin. Evet, namaz ve diğer ibadetlerde farklı uygulamalar da vardır. Peygamber aleyhisselam efendimiz farklılıklar da yapmıştır. Bizim her bir farkı tatbik etmemiz mümkün de değildir. Size öğretilen gibi yapın, biiznillah sorun olmaz.
İbadetler hayatımız ve ahiretimiz denebilecek bir ciddiyetle eda edilmelidir. Mezhepler tarihi süreçte gelişmiş fikir akımları değildir. Dinimizi anlama yolunda ortaya çıkmış yoğun içtihatların ve gayretlerin sonucudur mezhepler. İnsanların mezhepleri zevklerine alet etmeleri ve umursamaları umarız esasında dine karşı bir bakış gevşekliği değildir. Bu tür uygulamaları yapanları bir kereliğine ikaz etmek ve asla tartışmamak gerekir. Tartışmak onları daha inatçı ve daha kör takılış noktasına sürükler. Allah yardımcımız olsun.
Böyle bir şeyi sıkışınca yapan mü’minle, tadına bakmak için yapan mü’min arasındaki farka dikkat edersek meseleyi anlarız. Bir mezhep, tek başına din değildir. Mezheplerin bütünü dindir. Neyi neden yaptığımıza bakalım, gerisi kolay. Allah’a emanet olun.
Mezhep din değildir, dini yaşama yöntemidir. Biiznillah mevcut mezhepler dini daha iyi yaşama ekseninde vardırlar. Bugünkü gruplara benzetilmeleri yanlış olur. Şöyle kabul edin: Bir ürün almak için girdiğiniz mağazada aynı ürünün çok az farkla farklı türlerini alabiliyorsunuz hatta şaşırıyorsunuz bile hangisini alsam diye. Mezhepler arasında birinin A dediğine diğeri B diyecek farklar yoğun değildir. Nüans denebilecek farklar vardır. Bu farklar dinin büyüklüğü ve kıyamete kadar yaşanacak olmasından kaynaklanıyor. Mezhepler arasındaki farkları yani müçtehitlerin yaptıkları çalışmaları daraltır veya alanını küçültürseniz yani onları rahat düşünemez duruma getirirseniz büyük oranda dininin yaşanılırlığını, hayatın içinde kaybolup gitmemesini de daraltırsınız. Bunun için mezhepleri bir rahmet noktası olarak görmek gerekiyor.
Âlimlerimiz bunu “İbadette meşakkat yani zorluk/sıkıntı arttıkça sevap da artar mı?” şeklinde bir soru ile sorup cevaplamışlardır. Bir Müslüman bir ibadeti yaparken o ibadetle alakalı olarak ne kadar fedakârlık yapıyorsa o fedakârlık kadar da sevap kazandığı konusunda bir tereddüt yoktur. Fakat tek başına “sıkıntı/meşakkat” bir ibadet çeşidi değildir. Tabii olmayan yollarla sıkıntıyı artırmakla sevap elde edilemez. Özellikle de filan işi yaparken ilave sıkıntı/zorluk oluşturmak bir anlamda asıl görevlerde eksikliğe neden oluyorsa bunda kerahetten bile söz edilebilir.
Bu kardeşimize, imamlık yapmamasını rica edin. Onun yerine de siz imamlık yapın. Namaz iade etmenize gerek yoktur diyemem ama iade etmemeniz de bir sıkıntıdır. Ona ya ayağını yıkamasını ya da mesh etmemesini söyleyin.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Tıbbın insan için zararlı bulduğu her şey ve pis şeyler haramdır. Allah Teala bizi ve neslimizi âfetlerden korusun.
İlmihal kitaplarında umumiyetle kaynak gösterilmez. Çünkü ilmihal kitabı, halk düzeyinde yazılmış fıkıh kitabı demektir. Siz, dilini daha rahat anlayacağınız bir ilmihal kitabını temin edebilirsiniz. Ö. Nasuhi, Fikri Yavuz veya İsmail Kaya'dan birini tavsiye edebilirim.
Tilavet secdesini mümkün olan ilk vakitte yapmak gerekir. Ancak gecikmekle de sorumluluk kalkmaz. Kural olarak hemen, hemen olmazsa ilk fırsatta şeklinde zikredebiliriz.
Belki TOKİ ile olan alışverişinize fetva veren bulunur. Ama yapmak istediğiniz şey yanlış. Banka, size para satarak para kazanmak istiyor. Ortada TOKİ örneğinde olduğu gibi bir alışveriş de yoktur. Kredi almanızın uygun olmayacağını düşünüyorum. Allah'a emanet olun.
Kredi kartı ile alışveriş yapmak haram değildir. O alışverişi daha sonra faize bulaştırmak haramdır. Evet, kredi kartı ak süt gibi helaldir diyemeyiz. Ama haram demek için de zorlanmak gerekiyor.
Bir namaz kaçıran, diğer namaz vakti girdiğinde eğer daha önce üzerinde kaza namazı olan biri değilse önce kaçırdığı namazı kılarak başlar. Kaza namazları bulunan biri ise vaktin gerektirdiği duruma göre hareket edebilir.