Fetva Meclisi
Soru
Kulak yıkatmak orucu bozar mı?
Cevap
Benzer fetvalar
Kulak ile boğaz arasında bir kanal bulunmaktadır. Ancak kulak zarı bu kanalı tıkadığından, su boğaza ulaşmaz. Bu nedenle kulağın yıkattırılması orucu bozmaz. Ancak kulak zarının delik olması durumunda, kulak yıkattırılırken suyun mideye ulaşması mümkündür. Bu itibarla, yıkama sırasında suyun mideye ulaşması hâlinde oruç bozulur. (DİYK 2005/155 Tarih ve Sayılı Karar)
Kulak ile boğaz arasında bir kanal bulunmaktadır. Ancak kulak zarı bu kanalı tıkadığından, ilaç boğaza ulaşmaz. Bu nedenle kulağa damlatılan ilaç orucu bozmaz. Kulak zarında delik bulunsa bile, kulağa damlatılan ilaç, kulak içerisinde emileceği için ilaç ya hiç mideye ulaşmayacak ya da çok azı ulaşacaktır. Kaldı ki bu işlem yeme içme yani gıdalanma anlamı da taşımamaktadır. Dolayısıyla kulak damlası orucu bozmaz. (DİYK 22.09.2005 tarihli karar)
Oruçlunun yıkanması veya suya girmesi oruca zarar vermez. Oruçlunun orucuna zarar veren, ağız, burun ve makattan içeri su kaçırmasıdır. Bu içeri su kaçırmaya dikkat edildikten sonra gusletmekte veya duş almakta sakınca yoktur.
Selamünaleyküm. Koklama yoluyla oruç bozulmaz.
Oruç, bir şey yemek, içmek ve cinsel ilişkide bulunmaktan dolayı bozulur. Makyaj yapmak, saç boyamak ve saç bakımı bu kapsamda olmadığından orucu bozmaz.
Sülük, deri üzerinden kan emmektedir. Bu işlem orucu bozmaz gibi görünmektedir ancak öğrendiğimiz kadarı ile o hayvan kendinden de kanını emdiği bünyeye salgı yapmaktadır. Bu da orucu bozma olabilir. Oruçlu iken bu tür riskli işler yapılmamalıdır.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Mü'minin imanı, Kur'an’ını sahiplenmeyi, ona her şeyin üstünde bir ta’zim göstermeyi gerektirir. Ta’zim dışı olabilecek her şeyden de uzak kalması gerekir. Müzik dinlerken Kur'an okumak gibi ağır bir çelişki elbette caiz olmaz. Belki de caiz olmamanın ilerisinde ağır bir hata olur. Bunun haricinde mesela eşya dizerken Kur'an da dinliyor olmanın sakıncası yoktur. Mesela ev hanımlarının ev işlerini görürken Kur'an dinlemelerinin sakıncası yoktur. Yeter ki gözle görülür bir saygısızlık, laubalilik olmasın.
Bu iki ayın en önemli özelliği ramazan sinyali veriyor olmalarıdır. Ramazan hazırlığı ihtiva eden işler olarak anılabilecek şeylerle geçirilmelidir diyebiliriz. Mesela nafile oruç artırılmalıdır. Sadaka artırılmalıdır. Helallikler alınmalıdır. Ramazan ayına hazır olup olmadığımızın testleri yapılmalıdır. Receb ve Şaban’ın bereketli geçmesi için dua edilmelidir. İlgili Videomuz: ÜÇ AYLAR GELDİ. BUNLARI BİLMEYEN ÇOK ŞEY KAYBEDER!
Sıradan bir anlayış olarak bakıldığında kadın erkek eşitliği yoktur/olamaz. İddia edilmesi bile abestir. Anne ile baba eşit olmadıkça kadın erkek de eşit olamaz. Erkek de kadın gibi doğurmadıkça kadınla aynı olamaz. Bu nedenle kadın erkek arasında eşitlik değil adalet aranmalıdır. Adalet her ikisinin de fıtratına uygundur. Bugünkü anlamdaki eşitlik ise erkeğe de kadına da zulümdür.
Sürgün anlamında bir tehcir olabilir. Devlet otoritesinin uygun göreceği bir sürgün cezası TAZİR cezaları kapsamında düşünülebilir.
HER ŞEY sözünden kastınız bir internet arama motoru gibi ise Kur'an’ımız öyle bir kitap değildir. ‘Kişinin imanı ile alakalı her şeyin esası’ ise kastınız o Kur'an’ımızda vardır. İbadetlerin ayrıntıları, tarihin dalları budakları ise yoktur. Mesela teyemmümün inceliklerini hatta namazın tafsilatını onda bulamayız. Bu tafsilatları nerede bulacağımızı ise göstermiştir. Her şeyin esasını bulabiliriz ama ayrıntılar açısından Kur'an’ımız her şeyi ihtiva etmez.
Şekersiz ve ağızdan içeri hiçbir şey aktarmayan bir sakız orucu bozmayabilir ama bunun bir şey aktarmadığını yani bir metali ağza alır gibi bir durum olduğunu tespit etmek zordur. Bu nedenle sakız ve orucun bir araya getirilmemesi gerekir.