Fetva Meclisi
Soru
Şekersiz sakız çiğnemek orucu bozar mı?
Cevap
Benzer fetvalar
Ağız ve burundan alınıp mideye ulaşan her şey orucu bozar. Bu itibarla, ağız kokusunu önlemek veya diş ağrısını gidermek maksadı ile ağza sıkılan sprey ve benzeri maddeler yutulur da mideye ulaşırsa orucu bozar, yutulmazsa bozmaz. Günümüzde üretilen sakızlarda, ağızda çözülen katkı maddeleri bulunduğundan, ne kadar dikkat edilirse edilsin bunların yutulmasından kaçınmak mümkün değildir. Bu sebeple bu tür sakız çiğnemek orucu bozar. (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 2/416-417) Öte yandan, hangi sakızın orucu bozmayan türden olduğu bilinemeyeceğinden oruçlu iken sakız çiğnemekten sakınılmalıdır.
Ağızda biriken az bir kanı yutmak orucu bozmaz. Dışarıdan ağza alınan kan ise bozar.
Oruç, bir şey yemek, içmek ve cinsel ilişkide bulunmaktan dolayı bozulur. Makyaj yapmak, saç boyamak ve saç bakımı bu kapsamda olmadığından orucu bozmaz.
Önce şunu bilmeliyiz: Şiddetli bir diş ağrısı durumunda oruçlunun tedavi olmasında hiçbir sakınca yoktur. Normal bir tedavi durumunda ise DİŞİN ÇEKİLMESİ orucu bozmaz. Çekim esnasında iğne vurulması veya ilaç alınması oruca zarar verir. Böyle bir durum olursa da oruç sadece kaza edilir. Tavsiyemiz Ramazan günlerinde diş tedavisini geceye almaktır. Dişçi kardeşlerimiz de özel Ramazan uygulamaları yapmalıdırlar.
Eğer sahur yemeği yedikten sonra imsak vakti sonrasında ağzınızda kalan kırıntılar fark etmeden yutuldu ise bu kırıntılar da nohut büyüklüğü kadar değilse o halde oruca zarar vermez. Yine aynı şekilde ağzınıza yemiş olduğunuz yemeğin tadının gelmesi de orucunuza zarar vermez. Kasıtlı olmayarak mideden ağza gelen gıdalar ağız geri yutulduğunda oruç bozulmaz.
İnsan, kendisi kusmak için özel bir yöntem uygulamıyorsa kusmak orucu bozmaz. Yalnız kişinin kendi isteği ve çabasıyla ile ağız dolusu kusması hâlinde ise oruç bozulur.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
HER ŞEY sözünden kastınız bir internet arama motoru gibi ise Kur'an’ımız öyle bir kitap değildir. ‘Kişinin imanı ile alakalı her şeyin esası’ ise kastınız o Kur'an’ımızda vardır. İbadetlerin ayrıntıları, tarihin dalları budakları ise yoktur. Mesela teyemmümün inceliklerini hatta namazın tafsilatını onda bulamayız. Bu tafsilatları nerede bulacağımızı ise göstermiştir. Her şeyin esasını bulabiliriz ama ayrıntılar açısından Kur'an’ımız her şeyi ihtiva etmez.
Gıybet orucun ecrini eritebilir ama orucu bozmaz.
Esasen eğitim maksatlı olarak bir maket yapılması sakıncalı olmaz. Makete orijinaldeki özellikler yüklenecek olursa ya da böyle bir hataya neden olunursa bu bir tehlikedir. Mesela büyük bir Kâ’be maketine insanlar hürmetle ellerini tutuyorlarsa burada tehlike var demektir.
Yaralama, sakatlama ve öldürme suçlarına karşılık dinimizin getirdiği misilleme cezasına KISAS denmektedir.Maide suresinin 45.ayeti bu konuya aittir. Kısas akıllı, baliğ ve kastederek cinayet işleyene yapılır. Hata ile öldürme ya da tam kasıt bulunmayan durumlarda kısas olmaz.Ayrıca anne babaya, dede ve nineye uygulanmaz. Masum bir insanın öldürülmesi durumunda caniye kısas uygulanır. Terörist veya gaspçının öldürülmesi durumunda kısas yoktur. Ölenin kan sahipleri yani ona varis olanları kısası affedebilirler. Dinen bunun bir sakıncası yoktur. Affetmeleri onlar için daha efdal bir davranış olur. Affetme bir bedel karşılığı veya bedelsiz olabilir. Buna bir sulh yapmalarının caiz olması da diyebiliriz. Kısasta uygulama, yaptığının aynısının caniye yapılması olarak özetlenebilir. Kısas uygulamasının sadece devlet tarafından yapılabileceğini bilmek gerekir. Şahısların bu uygulamayı yapma hakları yoktur.
Sıradan bir anlayış olarak bakıldığında kadın erkek eşitliği yoktur/olamaz. İddia edilmesi bile abestir. Anne ile baba eşit olmadıkça kadın erkek de eşit olamaz. Erkek de kadın gibi doğurmadıkça kadınla aynı olamaz. Bu nedenle kadın erkek arasında eşitlik değil adalet aranmalıdır. Adalet her ikisinin de fıtratına uygundur. Bugünkü anlamdaki eşitlik ise erkeğe de kadına da zulümdür.