Fetva Meclisi
Soru
Kadın-erkek eşitliği var mıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Evet. İslam'ımızda kadınla erkek eşit değildir. HERKES YERLİ YERİNDEDİR. Eşitlik bir zulümdür. Herkese kırk numara ayakkabı dağıtılması ne kadar zulüm değilse erkekle kadının onca yaratılış farkına rağmen eşitlik beklenmesi de böyledir. Biz hele bir cennete girelim de orada varsın adalet olmasın! Dostlar, Cennet davamızı böyle ucuz tartışmalarla tüketmeyelim. Ne olur, çürütmeyin umutlarımızı!
Ailede böyle bir konu iddialaşmaya kaydı ise aile rahatsız demektir. Keşke bir tartışma ortamı oluşmadan bunu çözmüş olsa idiniz. Zira bu tartışmanın ne haklısı vardır ne de haksızı; iki taraf da haklıdır, ikisinin de muhatabı alacaklıdır. İki elin bir araya gelince ses vermeleri gibi bir durumdur bu. Netice olarak erkek, eşi istemese bile ona hizmetçi tutmalıdır. Yeter ki, gücü buna yetsin. Kadın da şu fani dünyada onun için en büyük şeref olan doğurup anne olmayı eşine baskı yaparak istiyor olmalıdır. İkisi de tartışarak kaybediyor bunların. Acilen bir adım geri gelmeliler ve eve yeni bir bebek ve bir hizmetçi getirmelidirler.
Selamünaleyküm. Erkekle mahkeme sürecine giren bir kadın için inatlaşıldığında ortaya çıkacak sonuç budur. O takdirde çocuğun bakımından baba sorumludur.
İki durum var. Biri erkeğin kadından ders almasıdır. Diğeri de kadının erkekten ders almasıdır. Erkeğin kadından ders almasının mahremiyet açısından sıkıntısı giderilemez diye düşünüyorum. Kadının erkekten ders almasında ise aradaki temas mesafesi, ilişkide gevşeklik, kıyafette ölçüleri koruma gibi şartlara riayet edilerek olabilir denmiştir. Hiç şüphe yok ki sıkıntı tamamen giderilmiş de olmuyor. Keşke kadınlar da âlim yetiştirseler de bu dertlerimiz olmasa!
Bu meseleyi zihninizde çözebilmek için önce 'neden kadın doğuruyor da erkek doğuramıyor?' sorusunu çözmeniz gerekir. Bu soruya inandırıcı ve tartışmasız bir cevap vermek mümkün olmadığı gibi, neden erkeğe birden fazla eş izni verildiğini de çözemezsiniz. Size binlerce cevap verilebilir; her cevap onlarca soru nedeni olur. Din böyle bir şeydir; Allah emreder kul teslim olur. Kul, teslimiyette sıkıntı çektikçe bocalar. Allah Teâlâ, dinini beğenimize sunmamıştır. Önümüze koymuştur ve 'isteyen kabul eder isteyen de kabul etmez' demiştir. Evet, sizin kabulde bir sıkıntınız yoktur ama size vereceğimiz cevapların hiç biri ile kimseyi net bir ikna noktasına getiremeyeceksiniz. Bunu çok iyi bilin. Din, teslim olunmadıkça ona kalpte soruların, endişelerin gitmediği bir imtihan alanıdır. Evet, sorunuzun sorusunu tekrar edelim: 'Neden kadın doğuruyor da erkek doğurmuyor?
Selamünaleyküm. Allah'ın verdiğine razı olmak en güzelidir. Ondan geleni değerlendirmedikten sonra kız olsa ne olur, erkek olsa ne olur? Ondan bize geleni değerlendirdik mi yeter, kazanırız.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Mü'minin imanı, Kur'an’ını sahiplenmeyi, ona her şeyin üstünde bir ta’zim göstermeyi gerektirir. Ta’zim dışı olabilecek her şeyden de uzak kalması gerekir. Müzik dinlerken Kur'an okumak gibi ağır bir çelişki elbette caiz olmaz. Belki de caiz olmamanın ilerisinde ağır bir hata olur. Bunun haricinde mesela eşya dizerken Kur'an da dinliyor olmanın sakıncası yoktur. Mesela ev hanımlarının ev işlerini görürken Kur'an dinlemelerinin sakıncası yoktur. Yeter ki gözle görülür bir saygısızlık, laubalilik olmasın.
HER ŞEY sözünden kastınız bir internet arama motoru gibi ise Kur'an’ımız öyle bir kitap değildir. ‘Kişinin imanı ile alakalı her şeyin esası’ ise kastınız o Kur'an’ımızda vardır. İbadetlerin ayrıntıları, tarihin dalları budakları ise yoktur. Mesela teyemmümün inceliklerini hatta namazın tafsilatını onda bulamayız. Bu tafsilatları nerede bulacağımızı ise göstermiştir. Her şeyin esasını bulabiliriz ama ayrıntılar açısından Kur'an’ımız her şeyi ihtiva etmez.
Şu anda uygulanan kulak yıkama, vakumla içerideki kiri çekmek şeklindedir. Bu orucu bozmaz. Kulaktan içeri su veya bir sıvı verilmesi durumunda ise mideye inen şey nedeni ile oruç bozulur.
Şekersiz ve ağızdan içeri hiçbir şey aktarmayan bir sakız orucu bozmayabilir ama bunun bir şey aktarmadığını yani bir metali ağza alır gibi bir durum olduğunu tespit etmek zordur. Bu nedenle sakız ve orucun bir araya getirilmemesi gerekir.
Gıybet orucun ecrini eritebilir ama orucu bozmaz.
Bu iki ayın en önemli özelliği ramazan sinyali veriyor olmalarıdır. Ramazan hazırlığı ihtiva eden işler olarak anılabilecek şeylerle geçirilmelidir diyebiliriz. Mesela nafile oruç artırılmalıdır. Sadaka artırılmalıdır. Helallikler alınmalıdır. Ramazan ayına hazır olup olmadığımızın testleri yapılmalıdır. Receb ve Şaban’ın bereketli geçmesi için dua edilmelidir. İlgili Videomuz: ÜÇ AYLAR GELDİ. BUNLARI BİLMEYEN ÇOK ŞEY KAYBEDER!