Fetva Meclisi
Soru
Esselamu aleykum. hocam ben sizi ayder vakfından bi arkadasım vesilesiyle tanıdım.pek bi bahtıyar oldum sizi tanımakla elh.sizin gibi sunnete sarılan hocaların varlıgı şükrümüzü artırıyor. benim sorum biraz özel mi olacak bilemıyorum ınş.gereksiz yere vaktınızı harcamıs olmam.hocam ben geleneksel cevrede yetişmiş ilim konusunda noksan dini bazı farzları yerine getirmekle yeterli oldugu zannına sahip insanlar arasında yetiştim cok gec ilmin gerekliliğine vakıf oldum istıyordum ki ilim yonunden benden daha üstün bi eşim olsun ama RABBİM bana ahlak yönünden benden üstün benim cevremle aynı ortamda yetişmiş dayımın oglunu nasip etti nişanlılık döneminde biraz zorlandım nişanlım ilim noktasında sadece duyduklarıyla yetinen farklı bir bakıs acısına sahip olmayan bi insan ben ailemin bana ilim yerlerine gitme noıktasında izin problemi yasadığım için köyde yasamamızında tabi ki payı var bunda eşimin bu anlamda beni desteklemesini istiyorm suan devam eden arapca eğitimim var evlilik dolayısıyla askıya alınmasından korkuyorum lafı cok uzattm hakkınızı helal edın sorum yeni bir hayat kuruyorm öyle bir evlilik olsun ki o evde KURANI yasayan ayaklı KURAN olan hafız nesiller yetiştirmek istıyorm bunun için her iki tarafta bilinçli olmalı ben sizden evliliğe dair uygulayacagım program önermenizi istıyorum nişanlımla beraber okumalardan tutun evde beraber bi sünneti yasatmaya kadar ama evlendikten sonra evin erkeğine bu noktaları en doğru sekilde nasıl gösterebilirim ne yapmam gerekiyo nasıl bır aile düzeni kurmalıyım ki benim evimde ALLAHIN istediği bizim isteklerimizden öne gecsin şimdi nişanlım benle nişanlanmadn önce namazlarını aksatıyodu elh.namazlarını aksatmıyo artık hayatında hiç kıtap okumamıstı ki okumayı sevmediği için zaten tahsili de yok ben ona bi kaç kitap verdim okudu okumam demedi elh. bunlar beni mutlu ediyo ama bide cevre hala aynı yerinde duruyo ben becerememekten korkuyorum ve cevre onun için etkileyıci bi faktor ne yapabilirimde cevremdeki ailelerden daha farklı bi aile yuvası kurarım önce hatırınıza gelirse Dua sonra vaktiniz olursa cevap bekliyorum selametle...
Cevap
Benzer fetvalar
Bu anlamda bir denklik dinen şart değildir, herkes ana ilkelerde buluşulduktan sonra evlenilebilir durumdadır. Şunu da unutmamamız gerekir: Evlilik risk üzerine risktir, sizin verdiğiniz örnek bu riske ilave bir risk daha getirmiş oluyorsunuz. Kimseyi işinden dolayı ayıplayamayız ama bir tekstil işçisi ilim adamı birini takdir edemiyor olabilir. Evlenmek sizin için farz durumuna gelmedi ise tavsiye etmeyiz.
Sorudaki sıkıntının nedeni “evlenmekten uzak kalma kararı” değildir. Senin için evlenme vakti gelmemiştir de sen bu duyguların etkisi altındasın. Bunu dert etmemelisin. Vakti geldiğinde göreceksin ki bu duyguların yerine önce “şu olmaz, bu olabilir” hissiyatı alacak. Ardından da “şu olsun” diyeceksin biiznillah. Dert edilecek bir durumun yoktur. Derslerine bak. İbadetlerini ihmal etme. Sılayırahimi başta ebeveynin olmak üzere koru. Çok Kur'an okumaya çalış. Gereksiz yere endişelenme. Senin gibilerin sıkıntısı şundan kaynaklanıyor: Kızlar umumiyetle yirmi iki yaşlarında nişanlanıyor, evleniyorlar. Senin de yaşın ona yaklaştı, henüz evlenemedim. Bu gereksiz bir düşüncedir. Senin için evlilik yaşı belki yirmi beştir, sen yersiz bir arayış içinde olursan vakti gelmemiş meyveyi ısırman gibi bir durum oluşur. İşine bak, kaderine teslim ol, huzurlu ol.
Selamünaleyküm. Yazınızda ters veya hayata yabancı bir şey bulamadım. Tam aksine sanki binlerce senelik tarihin gözümün önünde film gibi aktığını hissettim. Sanki Peygamberlerin hayatlarından farklı bir kesit önüme gelmiş gibi oldu. Gerçekleri izledim tam anlamıyla. Hayat budur, imtihan budur, Herkes böyle oldu. Sen ve ben herkesten biriyiz. Biz de böyle olacağız. Bana göre; endişe etmenizi, üzülmenizi gerektirecek bir şey yoktur. Neden? Çünkü siz, yola girdiniz. Yol ise böyle gidilir. Hatta sevinmelisiniz. Neden sevinmelisiniz biliyor musunuz? Şeytan sizi, uğraşılması gereken durumda gördü ki, çevrenizi kısmaya çalışıyor. Adeta sizi çevrenizden vuracak. Bu bir anlamda mutluluk duyulması gereken bir şeydir. Ben olsam, 'iş gören adam yerine konmuş olmaktan' sevinirdim. Bakın, sizin güneşi keşfetmeniz kaç yıl sürmüş; bırakın çevrenizdekilerin keşfi de sürsün bir zaman. Ve siz, onların keşfini sağlayan destekçileri olun da onların da kazanacakları sevaplar size yazılsın; böylesi daha mantıklı değil mi? Eğer, Allah'ın kulu olmaktan ve O'na kulluk olan ibadetleri yapmaktan mutlu iseniz, bilin ki yol böyledir. Bundan başkası Peygamberlere nasip olmadı ki size nasip olsun. Namaz ve oruç kadar, tesettür kadar kendinizi sabra alıştırın. Bütün çevrenizi kuşatabilecek bir sabra ısının. Kendinizi sabır denizine atın. Bir asır tüketseniz bile tükenmeyecek sabrınızın olması gerekir. Bu iş böyledir. Sadece bir başörtüsü sarmakla bitse idi, ah ne kolay olurdu din sahibi olmak! Bedelsiz ne var ya da, bedelsiz olanın ne değeri var? Madem yola girdiniz, o zaman şu takvime dikkat edin: Yavaş yavaş, kendinizi evinin kraliçesi olmaya hazırlayın. Elin parasının hesabını yapan bir kadın olma seviyesinden, sevaplarını saymaya çalışan mükemmel bir eş, muhteşem bir anne olma yoluna girin. Bunu yapabilirseniz, şeytanı delirtirsiniz. Ona karşı bir kaleyi daha kurtarmış olursunuz. Allah'ın size gelecek yardımını biraz daha çabuklaştırırsınız. Kitap okuyun, beyniniz büyüsün. Bir gözünüzü, bir kulağınızı tıkatın; duymuyor, görmüyor gibi olun. Ya siz eriyeceksiniz bu döneminizde ya da şeytan ve ona alet olan çevreniz eriyecek. Onların reflekslerine takılıp kalırsanız siz erirsiniz. Yarı duymaz, yarı görmez olursanız onlar erirler. Onlar eridikçe de siz de onlar da kazananlardan olursunuz. Çare yok savaş bu, böyle sürecek. Ya savaşı dışarıdan seyredeceksiniz ya da içine gireceksiniz ve kazanmaya çalışacaksınız ki, siz ikincisini tercih etmiş bulunuyorsunuz. Artık geri dönmeniz çok zordur. Allah korusun. Önce eşinize umut bağlayın ama acele etmeyin. On, elli, yüz, iki yüz yıl beklemeye hazır olun. Ona karşı harika bir eş olun. Sizi görmeye bile doyamasın adeta. Bu, sizin davanızı da ona cazip getirecektir zamanla. Açın elleriniz göğe doğru, sabır isteyin. İsteyin, isteyin insin sabır. Doldurun kucağınızı ve göğsünüzü sabırla. Bin yıl yetsin size sabır stokunuz. Bakın o zaman eziyetler size, güller arasındaki dikenler gibi gelecek. Onları bile neşeyle karşılayacaksınız. Sabır, havanız suyunuz olsun. Sakın ha, sabrın karşılığını görmeye çalışmayın. Sabır çiçeği, cennette açar. Şimdi açarsa çabuk solar, emeğinize yazık olur. Eşinizden sonra sırayla herkese yönelin. Sizi adam yerine koysalar da koymasalar da siz, her sabah yeni bir enerji ile kalkın yataktan. Evinizin camını açınca, içeri girecek olan havayı size ulaşan yeni gelişmelerin muştusu olarak kabul edin. Yarını umutla bekleyin. Umut ve heyacanla! Yarın asla uzak değildir. Her gelecek olan yakındır. Allah'ın rahmeti de er geç gelecektir. O rahmet bir geldi mi artık geçmişin sıkıntıları tatlı bir hatıra ve sonucu getiren alın teri gibi olacak sizin için. Yeni yolunuz, yepyeni heyecanınız size kutlu olsun. Cennet yolunuz sonsuz sevdalarla dolsun. Size dualar ederim. Bu ağabeyinize de dualar etmenizi beklerim. Sloganı unutmuyoruz: Her sabah yeni bir heyecanla, her gün yeni bir umutla çıkıyoruz yola. Yorulmuyoruz, Bıkmıyoruz, Usanmıyoruz, Aşınmıyoruz, Geçmişi de geleceği de irdelemiyoruz; Her şeyi sahibine bırakıyoruz, Sahibi ne yapacaksa yapsın, Sen keyfine bak, Cennetine yönel. Mutlu olsun çilen, Değerli bacım.
Evlilik kararı verirken basiretli davranamamışsın, bunun bir yorumu olabilir ama anne olduktan sonra vereceğin kararlarında yine basiretsiz davranırsan bunun anlamlı bir yorumu olamaz. Zannederim, kendini bile bile yıpratacak bir takıntı içindesin. Şunları tavsiye edebilirim sana: Dini hayatını Allah’ın emir ve yasakları, Allah’ın rızası için yapılacak nafileler olmak üzere iki görev üzerinde yürütmeye çalış. Farzlar ve haramlar konusunda kimseye taviz verme. Hayatın gibi gör farzları ve haramları. Nafileler de ise tercih yapmayı becer. Sen bunu beceremezsen şeytan seni ailen üzerinden sömürmeyi becerir. Bu kurala ilmihal öğrenmen de dâhildir. Ne kadar eşinin hataları ve ne kadar senin özel beklentin üzerinden değerlendirme yaptığına dikkat et yani kendine karşı da adil ol, dengeli ol. Aile huzurun, eşinle saadetin nafile ibadetlerin önüne geçebilir. Bu gerçeği benimsemeye çalış. Huzurun olmadan nafile ibadet bile yapamazsın. Basiretli ve anlamlı işler yapman durumunda eşinin iyi bir öğretmeni olabilirsin ve bunun yararı onun kadar sana da döner. Erkeklere eşlerinden nasihat dinlemenin ağır gelebileceğini unutma. En anlamlı ve gerekli nasihati bile yapsan, sana inat o yanlışında direnebilir. Sen doğru diye anlatmaya ısrar ettikçe yokuşta daha fazla hızlı koşmaya çalışan birine benzersin. Boşuna yorulursun ve boşuna nabzını artırırsın. Sonuca da ulaşamazsın. Bütün bunları uzun bir zamana mesela bir beş yıla yaymaya çalış. Kimsenin huyu suyu iki haftada değişmez. Sabret ve kazan. Allah yardımcın olsun. Âmîn.
Allah yardımcınız olsun. Size ilk ve en önemli uyarımız şudur: Asla onunla tartışmayın. Hiçbir şey yokmuş gibi davranın. Aile içine bu konuları sokmayın. O sokmaya çalışırsa engelleyin. Asla ve asla tartışmayın. Olmayacaksa da sizin elinizle şeytan onun dininden eder. Kur’an’dan açık bir hükmü, ayeti veya sureyi inkâr ederse o zaman dinden çıkmış muamelesi yapın. O zamana kadar ateş çemberinin etrafında dönüp durmaktadır. Sizin onunla tartışmanız da eteğinin tutuşmasını sağlayacaktır. Çok dikkat edin.
Selamünaleyküm. Allah'ın emir ve yasakları ile anne babamız karşı karşıya geldiğinde tercimiz kıyamete kadar kesin bir tercihtir: Allah'ın önüne kimseyi geçiremeyiz. Dinini bilen ve yaşayan biriyle evlenmenizin karşısına onların dikilmesi yanlıştır. Onları ezmeden siz bildiğiniz gibi yapabilirsiniz. En kötü ihtimalle size ekonomik destek vermezler. O zaman da Allah size yeter.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Şehitlik, Şeriat ıstılahlarından biridir. Şeriat'a esasen karşı olan bir anlayışın bu kavramı kullanması da elbette Şeriat'a da, Şeriat karşıtlığı ile bilinen sistemin özüne de aykırıdır. Şu var ki, kimse şehitlik kelimesini, Uhud'daki şehit Hamza radıyallahu anh için kullanılan manada kullanmamaktadır. Sözlükleri kısır olanlar, 'görevde iken öldü' anlamında kullanmaktadırlar bu kelimeyi. Onların kullanması ile kimse şehit olmadığı gibi, onlar demedi diye de kimse şehitlikten men edilemez.
Selamünaleyküm. Şevval, Zilkade ve Zilhicce'nin ilk on günü Hac aylarıdır. Umre ibadetinin bu aylarla ilgisi yoktur, o yılın bütün günleri içindir.
Selamünaleyküm. Dinimizde nikâh vardır. Cumhuriyet sistemine geçildikten sonra, insanların evlilikleri devletin yasaları ile yönlendirilmeye başlandı. Esasen devam eden nikâhımıza dair uygulama da 'resmi bir tarafı yok, mahalle imamının kültürel bir işlemi' türünden yorumlandı. Yani bu bir itme eylemi olarak ortaya çıktı. Meri sistemi benimseyenler açısından ortada bir sorun yoksa da Hilafet sisteminin yerine gelmiş bir sistemi iman açısından 'benim' diyerek kabul etmeyenler içinse adına İMAM NİKÂHI da dense nikâh olarak o kaldı. Mesele budur.
Selamünaleyküm. Boşalma olmadı ise bir şey gerekmez. İnşaallah 'sevgilimle' kastınız nikahlı eşinizdir. Yoksa büyük bir tevbe etmeniz gerekir.
Selamünaleyküm. Siz bir düşünün; evlilik harama düşecek boyutta sizi sıkıştırıyorsa, babanızın sınırları bitmiş demektir. Allah'ın dini size yön verecek baba karışamayacaktır. Evlenir gidersiniz. Ona karşı da nezaket kusuru işlemezsiniz. Buna çok dikkat edin. Eğer bu oranda sıkışmadı iseniz, onun yumuşamasını bekleyeceksiniz. Başka türlü Allah'ın rızasını yakalayamazsınız.
Selamünaleyküm. Zekat ve fitre gibi ibadetlerimizi dinimize hizmette kullanma mantığı gütmeliyiz. Daha mü'min, daha takva gibi önceliklerin olmadığı bir ortamda sıradan komşulara geçebiliriz.