Fetva Meclisi
Soru
Benim bir yeğenim Almanya’da yaşıyor. Kendisi “Kur’an’a inanmadığını” söylüyor. Benim ne yapmam lazım bu durumda, onunla görüşüp konuşmamın dinen sakıncası var mı?
Cevap
Benzer fetvalar
Asla oturup konuşma, tartışma, taviz verme, muhatap alma onu. Sorulunca da bunu soranlara kısaca izah et.
Gözünüzle göreceğiniz bir saygısızlık türünü yapmadıkça eline mushaf vermenizde sakınca olmaz. Allah'a emanet olun.
Bir insan “ben Kur'an’a iman ediyorum” dediği zaman onun üzerinde şu sonuçlar genel çizgileri ile okunur/okunmalıdır: Allah’ın hidayet ettiği ve bu hidayet üzere yaşayan bir insan profili vardır ortada. Kur'an’ın emirleri o kişinin üzerinde elinden geldiği kadarı ile izlenebilir, yasakları ise o kişiden uzaktır. Dengeli ve kâmil olma yolunda yürüyen bir mü'min vardır. (Bunun örneği de sahabilerdir yani bu olmuştur, olabilirliği kesindir.) Onun yaşadığı toplumun Kur'an’ın gölgesinde yaşaması için gayret ediyordur. Böyle insanlardan oluşan o toplum insanlığın saadeti için çalışan bir toplumdur.
Tam bu anlattığınız gibi bir eş dinden çıkmış sayılır. Bir Müslüman olarak siz onun eşi olamazsınız. Onu karşınıza oturtup durumun vahametini konuşun. Konunun eşliğin bitmesi veya devam etmesi olarak anlaşılmasını söyleyin. Son sözleri bu sözler olan bir erkek, Müslüman kadının kocası olarak kalamaz. Ayrılmanız gerekir. Tabii bu arada eşinizin ailesiyle de görüşün ve destek isteyin.
Allah size sabır versin. Bu durum anlattığınız gibi ise yasal süreç işleterek ayrılmanız durumunda bir vebale girmeyeceğinizi aksine kendi sağlığınız ve geleceğinizi koruyacağınızı düşünürüm.
Böyle bir ayrıntı yoktur, endişe edilecek bir durum da değildir. Kur'an’ımızı okumak gerekir. Ya da insandan dinlemek gerekir. Allah Teâlâ kabul buyursun.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Size ninni olsun diye Kur'an dinlemeniz caiz olmaz. Dinlerken uyumanızda da sakınca yoktur. Siz dinlemek için açın cihazı, o arada uyursanız sakıncası olmaz.
Bir kere caminin altının ticaret merkezi olmasını tercih etmeyiz. Camiler yerden göğe kadar ibadet maksatlı kullanılmalıdır. Bir ticaret noktası yapılacaksa da cami mantığına en yakın iş ne ise o yapılmalıdır. Diğer şubelerinde haram bir nesne bulunması buradaki kiralamayı haramlaştırmasa da mideyi bulandırır. Yine de bunu cami cemaatinin fitneye dönüştürmemesi gerekir. Daha tatlı dille ve kalp kırmadan ikaz etmek doğru olur.
Size 'helaldir' diyemeyiz ama 'haram' demek için de yeterli bir kanaat oluşmuyor. Şüpheli, bırakılması daha uygun bir iş diyebiliriz.
Bu tür haklarda, şu anda ödeme imkânı olan ödenir. Muayyen bir alacaklı biliniyorsa ona ödeme yapılır. Gerisi için de biiznillah iyi bir istiğfar ve tevbe yeterlidir.
Sizin açınızdan insanların dinleri, ırkları, günahları veya sevapları önemli olmamalıdır. Siz aldığınız ücret karşılığı iş yapıyorsunuz. O işin hakkını verin. Yalnız bilhassa cuma namazı konusunda işi engel yapmamalısınız. Vakti geldiğinde de namazlarınızı bulunduğunuz kabinde de olsa kılmalısınız.
İnatlaşmayı tercih etmeyin. Onu dışlamayın. Rızanız olmadığını belirtin ama itmeyin. Dua edin, sonra o da sizin çizginize gelsin.