Fetva Meclisi
Soru
Kurban kesimi için vekalet verdiğimiz kişi bize 3 kere vekaletini verdin mi diye sorması gerekir mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Kurban bağışında bulunmak ve mesela makbuz almak bir vekalettir.
Selamünaleyküm. Vekaleti alanın kimin adına kestiğini bilmesi yeterlidir.
Selamünaleyküm. Elbette vekâlet verebilirsiniz. Ancak şimdi kurban vakti geçti. Bir dahaki kurbanda inşaallah bunu yaparsınız.
Birden çok kurban kesebilirsiniz. Birinden de istediğiniz kadar et alabilirsiniz. İkinci kestiğiniz kurban da birinci kestiğiniz gibi 'kurban' olacaktır. Bu nedenle kimseye bilgi vermek gibi bir durum yoktur.
Selamünaleyküm. Hayır, size kurban kesmek vacip ise kurban kesecek veya kestireceksiniz. Bir hayır kurumuna vererek kurban kestirin.
Selamünaleyküm. Her iki şekilde de verilen vekâlet, vekâlet verme açısından yeterlidir. Kurbanın kesilmesi ile alakalı durum ise farklıdır. O kendi konusu içinde incelenebilir.
kurban konusundaki diğer fetvalar
Bununla onun adına satın alıp kesebilir miyim ya da hayvanın boğazlanma işini ben yapabilir miyim diye soruyorsanız cevabımız her ikisi için de şöyledir: Kurban bir ibadettir. Yapanın ondan sevap kazanması için niyet etmesi gerekir. Birinden habersiz onun adına ibadet yapılamaz. Eşiniz size vekalet verir ve siz kurban alır ya da keserseniz o kurban kesmiş olur. Böylece o niyet etmiş ve size vekalet etmiş biri olarak kurban ibadetini eda etmiş olur.
İbadet Allah için yapılan bir şeydir. Onu meleklerden başka kimle paylaşırsak, O paylaşma sevabımızdan eritme olabilir.
İnsanın Allah’ın nimetleri karşısında şükretmesi kulluk gereğidir. Bu şükür dille yapılır, ibadet olan bir işle yapılır ve özellikle de o nimet Allah’ın razı olacağı işlerde kullanılarak yapılır. Kurban kesmek ibadetlerden bir ibadettir. Bu nedenle de nimetler karşısında Müslüman kurban kesebilir ve etini fukaraya verir. Bundan sevap hasıl olur, şükür de yerini bulur ama bu yapılabilecek tek şükür çeşidi değildir. Zamana ve ihtiyaca, kişinin haline dikkat ederek şükür için bir ibadet yapmak daha evla olandır.
İmam'dan böyle bir görüş nakledilmiştir ama bu görüş fetva olarak kullanılmamaktadır. Her mükellef ona vacip oluyorsa kendi kurbanını kesmekle yükümlü olur. Genel görüş böyledir.
Geçmişte kesilmemiş vacip kurbanın o günkü fiyatı ne ise o kadarı sadaka olarak bir yere verilebilir.