Fetva Meclisi
Soru
Öğrencilerin aldığı KYK kredisi caiz midir?
Cevap
Benzer fetvalar
Devletin öğrenciye yaptığı çeşitli yardımları almanın uygun olacağı kanaatindeyim. O tür yardımları almak için evrak üzerinde bir hileye başvurulmadı ise herhangi bir geri ödemesi de gerekmez.
Selamünaleyküm. Şu anda yapılacak başka bir durum yoktur. Ödeyin kurtulun.
Selamünaleyküm. Mü'min, alan el olmamalıdır. Almanın hiçbir türü 'iyi' olmaz. Veren olmak gerekir. Zaruret olmadıkça da sözünü ettiğiniz kurumdan yardım almamak gerekir.
Selamünaleyküm. Kredi, neyin karşılığı olursa olsun neticede faiz olan bir yönteme baş vurmaktır. Bu da haramdır.
Devletin öğrencilere tahsis ettiği yardımları alabilirsiniz. Banka ve benzeri kurumların kredi tarzında verdikleri paraların alınması ise mümkün olmaz. Allah'a emanet olun.
Faiz öyle bir musibettir ki, o musibete kim nereden ne kadar temas ederse o kadar faiz günahına temas etmiş olur. Bu nedenle faiz kurumunun faizli bir işine direkt destek niteliğindeki bir işi yapmamalısınız. Kendinize helal bir iş bularak oradan ayrılın. Allah yardımcınız olsun.
borç konusundaki diğer fetvalar
Bacı, Rabbim sana huzur indirsin, kalbine ferahlık, evine bereket versin. Zannedersem bu durumu bir de psikologla görüşmelisin. Onunla da görüştükten sonra o da tavsiye ederse işi bırakmanı faydalı bulurum. Böylece eşin hazır para bulamayacağı için oyunu bırakabilir. Allah yardımcın olsun.
Şöyle diyebiliriz: Alınan borç, nasıl alındı ise aynı şekilde eksiksiz ve fazlalık olmadan ödenir. Mesela YÜZ DOLAR alan YÜZ DOLAR geri verir. Ödeme günü mesela dolar bulamayan, doların O ÖDEME GÜNKÜ FİYATI üzerinden bir başka para birimi ile ödeme yapabilir. Tamamını ödeyemez de mesela elli dolarını öderse, borcundan ödediği kadarı düşülür, kalan yine dolar olarak kalır. O günkü kurun üstünde bir fiyattan hesap yapılmamalıdır ki alacaklı faiz almış olmasın.
Müslüman, haccedebilecek kadar malı varsa ona hac farz olur. Malı olmayana hac farz değildir. Farz olmadığı hâlde bir insan haccedebilir. Bunun için de ödeyebileceğini düşünüyorsa borçlanabilir. Bir haccın borçlanarak yapılması veya öz malla yapılması haccın kabulü açısından farklı olmaz, hac hactır. Birikmiş borcu olan kişi borçlarını ödemede sıkıntısı olmayacak biri ise haccedebilir ama haccetmesi durumunda borçları hak ihlaline dönüşecekse önce borçlarını ödemelidir.
Günü geciken borç ödemesine tazminat getirilemez, bu bir faiz işlemi olur. Sözleşmeye yazılmış olsa bile faiz caiz olmaz. Bir iş sözleşmesine işin aksamasından ötürü tazminat maddesi konabilir ve tazminat almak caiz olur. Sözleşmede yazılı değilse mahkeme kararı ile veya anlaşarak ortaya çıkmış bulunan maddi zarar için tazminat alınabilir. Manevi tazminatın ise yeri yoktur.
Borcu düşürmeniz yani sendeki alacağımı iptal ettim demeniz isabetlidir ve güzel bir iştir ama bunu vermeniz gereken zekât ile yapmanız yanlıştır. Fukahanın önemli bir bölümü önceden gerçekleşmiş bir alacağı zekâttan düşmenin yani verilmesi gereken zekâtı alacağa saymanın caiz olmayacağını belirtmiştir. Ancak şöyle olabilirdi: Siz vereceğiniz zekâtı borçluya verirdiniz o da size olan borcunu öderdi. Caiz olan böylesidir. Bir ibadet muhakkak niyetle yerine getirilebilir. Siz borç verirken zekât diye niyet etmemiştiniz. Sonradan onu yani borcu zekâta çeviren bir niyet yapamazsınız. Bunun bir benzeri bugün kılamadığınız sabah namazının yerine mesela önceki kıldığınız bir sünneti saydırmak gibi olur. Özet olarak şunu söyleyebiliriz: Zekât ancak verilecek malı fakire temlik ederek (temlik, ona ait hakka dönüştürmek) yerine getirilebilir. Böyle bir uygulamada o anda fakire verilen bir şey yoktur.
Eşinin borcunu sadaka olarak vermen durumunda iki kere sadaka vermiş gibi olursunuz. Allah kabul etsin.