Fetva Meclisi
Soru
Üniversite harçlarını yatırırken devletin sağlamış olduğu katkı kredisinden yararlanarak üniversite okumak caiz midir? Eğer caiz değilse bunu yapan kişinin kefaret için ne yapması gerekir?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Şu anda yapılacak başka bir durum yoktur. Ödeyin kurtulun.
İhtiyacın var ve başka bir temin imkânın yoksa öğrenci yardımı alabilirsin. Geri ödeyeceğin zaman faizsiz olarak ödeyeceksin, ona göre kendini planla. Allah yardımcın olsun. Âmîn.
Selamünaleyküm. Böyle bir ödeme yapabilirsiniz ama hayal görüp görmediğinize dikkat edin.
Halanız bunu öğrendiğinde alınacaksa caiz olmaz. Genel bir yetki verdi ise caiz olur.
'Zorunlu' durum devam eden alanlarda kullanmanızda bir sakınca yoktur. Keyfiliğe kaçmamaya dikkat edeceksiniz.
Devletin çiftçiyi destekleme amaçlı yaptığı hibe veya faizsiz ödeme imkanı sunmasından yararlanmakta bir sakınca yoktur. Bu bankaların faizi gibi değildir. Zaruret ve ihtiyaç hâlinde kullanılabilir.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Suret bulunan eve rahmet meleklerinin girmeyeceğine dair bilgi kaynağımız sahih hadisi şeriflerdir. Herhangi bir âlimin içtihadı veya benzeri tartışılabilecek bir bilgi değildir. Ancak 'SURET'in ne olduğu konusunda ulemamızın farklı görüşleri vardır. Büyük bir bölümü bunu bildiğimiz resmin her çeşidi olarak anladığı gibi bazı muasır âlimler de heykelcik şeklinde olan suretin haram suret olduğunu söylemektedir. Onların anlayışına göre de bizim RESİM olarak tarif ettiklerimiz bu yasağa girmemektedir. Özetleyecek olursak resim konusunda şu ilkelere dikkat etmeliyiz: a- Zorunluluk olmadıkça evlerimizin, işyerlerimizin duvarlarına insan ve hayvan resmi asmamalıyız. İnsan ve hayvan resmi dışındaki resimler için bir yasak yoktur. b- Eğitim, öğretim maksatlı resimler için bir zaruret varlığı söylenebilir. Çizgi filmler de buna dahildir. c- Özellikle heykelcik şeklini alan oyuncakların ve benzeri malzemenin bu ihtilafa girmediğini, onları kullanmaktan sakınmak gerektiğini bilelim. d- Yasak olan resmin teknik boyutu şöyledir: Elimizdeki resim, o canlının yaşayabilecek hali olmalıdır. Mesela kafası kopuk bir resim veya Mekke'de namaz kılan cemaatin toplu görüntüsü gibi bir iki metre mesafeden bakıldığında erkek mi kadın mı olduğu anlaşılamayacak kadar küçük resim gibi...
İçtihad, Kur'an ve Sünnet'i daha iyi anlama gayretinin adıdır. Bu da kıyamete kadar bütün Müslümanların görevidir. İçtihad kapısını açan ve açık bırakan Allah Teala'dır. Allah'ın açtığı da açık kalır. İçtihad edecek kimse bulamamak başka şey, içtihada gerek yok diye düşünmek başka şeydir. Müslümanların uzun bir zamandan beri Ebu Hanife düzeyinde müçtehid yetiştiremedikleri doğrudur. Ancak bu bir daha yetiştiremeyeceklerini de belgelemez. Müslümanlar, en zeki çocuklarını Kur'an ve onun ilimlerine ayırma fedakârlığını göstermeleri halinde biiznillah Ebu Hanifeler hatta daha iyileri bile gelir. Şu dönemde içtihadın işlevini fıkıh konseyleri görmektedir ki evla olan da budur.
Kadının pantolon giymesi yasaktır şeklinde bir cümlenin içini doldurmak zordur. Size kabaca anlatabileceğim bir ölçü vereyim: Pantolon, kadının göbekle diz kapağı arasını teşhir ediyorsa tesettür dışıdır. Bu teşhirin erkek veya kadına karşı olması sonucu değiştirmez. Eğer bu teşhir oluşmuyorsa pantolon veya başka bir kıyafetin yasaklılığı yoktur. Allah'tan, fitneler döneminde ayağımızı sabit kılmasını dileriz.
Bütün ibadetlerde esas olan niyetle o ibadeti yapmaktır. Niyet olmadan yapılan işin adı ibadet olmaz. Sizin durumunuzdaki birinin yaptığı da ibadettir. Çünkü uyurken şu saatte kalkıp namaz kılayım demek niyet olduğu gibi, kalkmışken namaz kılayım demek de bir niyettir. Kesinlikle bir fırsattır bu; asla kaçırmayın. Şeytan, 'böylesi olmaz!' vesvesesi ile sizi yıldırmaya çalışıyor. Yılmayın, damla damla da olsa biriktirin.
Muasır ulemamız, sigortanın caiz olmayacağı kanaatindedir. Ancak şeriatımızın zaruret adını verdiği kuralları da vardır. Evet, zaruret kişinin keyfinin bozulması olarak anlaşılamaz. Zaruret hayati denebilirlik düzeyde bir sıkıntının oluşması ile ortaya çıkar. Buna göre, sigorta için caiz diyemeyiz. Ama Müslüman'ın zarûreten yaptığı işler de olabilir. Allah korkusu seviyesi ise Müslüman'ı yönlendiren etken olacaktır.
Vücuda dövme yaptırmayı, abdest ve gusülden ötürü yasak sayma yerine, Allah'ın yarattığı bedenimizde kalıcı bir değişiklik yapmanın caiz olmadığını bilmemiz gerekiyor. Dövmenin yasak olması da bundan dolayıdır. Bedene kalıcı değişiklik ancak, tıbbî bir nedenle olabilir. Arkadaşınızın kökleşmiş fikirlerini değiştirmeye çalışırken onu inat seviyesine getirmemeye de dikkat etmelisinz. Allah heva ve heves peşinde koşmaktan bizi korusun.