Fetva Meclisi
Soru
Suret bulunan mekana rahmet meleklerinin girmeyeceği bilgisi var. Odamızı arındırmaya çalışıyoruz. Suretli terlik var, mesela onun gözlerini kapatsak (büyükler böyle olabileceğini söylüyor) suret olmaktan çıkıyor mu? Halı gibi kullanıma Peygamberimiz aleyhisselam izin vermiş, peki bugün çizgi film kahramanlı halı kullanılabilir mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Bir kere, bu konudaki hassasiyetimizi sıfırlamayalım. Bu ilkemiz olsun. İkinci olarak da bari resmin konusu müstehcen ve akideye zarar verecek şey olmasın. Üçüncü olarak da bir metre mesafeden bakıldığında ne olduğu anlaşılmayacak küçük resimler olsun. Dördüncü olarak da sadece baş gibi canlı olsa yaşayamaz şekilde parçalardan oluşsun. Böylesi belki…
Canlının kendisi olsa yaşaması mümkün olacak boyutta çekilmiş veya yapılmış bir resim evlerimizde bulunmamalıdır. Ama sadece baş bölümünün bulunduğu bir resim bu kurala uymaz. Yine de eğitimimizi mübah olan alanlarda yapmaya çalışalım. Belki eğitim yaparız ama bereket görüp görmeyeceğimiz şüpheli işlere karşı hassas olalım. Allah'a emanet olun.
Çocuklarımızın meleksiz bir odada bulunmaları doğru mu ki onların odalarında caiz olsun? İki hususu dikkatinize sunmak isterim. Birincisi, meseleye sadece resmin haramlığı açısından bakma hususudur. O sözünü ettiğiniz resimlerin, çocuklar üzerinde akideden aile ilişkilerine kadar ne denli etki yaptığını araştırmalıyız. En küçük örnek olarak şunu kaydedebiliriz: Bizim için pis hükmünde olan domuz ve köpek, o resimler sayesinde 'cici' seviyesine yükselmektedir. Bu bizim için bir kayıptır. İkinci husus da, çocuklarımızın eğitiminde keşke boşluk bırakmamayı becerebilsek de resimlere güvenme yerine mübah olan imkânlarımız yeterli olsaydı! Maalesef oyuncak, resim ve benzeri şeylerle annelik, babalık, öğretmenlik boşluğumuzu dolduruyoruz. Bu tür malzemelerin eğitim için şart olduğunu bize öğretenler, doğurduğunu cihat aşkı ile büyütmekten mahrum batılıların teselli için çizdikleri domuz resimlerine sığındıklarını görmezden geliyorlar. Allah yardımcımız olsun.
Çocuk eğitimi gibi bir gerekçe ile çizim yapabilirsiniz. İlke olarak resim çizmenizin doğru olmadığını, ancak canlı olmayan cisimleri çizebileceğinizi bilin. Allah'a emanet olun.
Mümkün olduğu kadar evde resim bulundurmamalıyız. Bir metre mesafeden ne resmi olduğu anlaşılan ve canlının tümünü gösteren resim sakıncalı resimdir. Eğitim amaçlı kullanılan resimleri istisna tutabiliriz.
Hz. Peygamber (s.a.s.)’in “Melekler, içerisinde köpek ve resim/heykel bulunan eve girmezler” anlamındaki hadisleri değişik hadis kitaplarında zikredilmektedir (Buhari, Libas, 88; Ebu Davûd, Libas, 47). Fakat hadiste yer alan bu uyarının, daha ziyade tapınmak veya tazim göstermek amacıyla evlerde bulundurulan fotoğraf, resim ve heykeli kapsadığı bazı âlimler tarafından ifade edilmiştir. Hadisin bu şekildeki yorumundan hareket eden bazı âlimler, tapınma ve tazim amacı güdülmeyen ve umumi adaba aykırı olmayan canlı varlıkların resimlerinin yapımını da caiz görmüşlerdir. Buna göre dinimizin ilke ve amaçlarına ve genel ahlak kurallarına aykırı olmamak kaydıyla söz konusu resimlerin evlerde bulundurulmasında ve bu evlerde namaz kılınmasında bir sakınca yoktur. Ancak bu resimlerin namaz kılanın görüş alanına girecek konumda bulunması mekruh görülmüştür (Fetavay-ı Hindiyye, I, 107). Çünkü bu durumda namaz kılanın dikkati dağılır ve huşuu kaybolur. Eğer söz konusu resimler halıda veya sergide yer alıyorsa çok belirgin olmamaları halinde bu halı ve sergiler üzerinde namaz kılınabilir. Eğer belirgin bir halde ise namaz kılarken doğrudan bu resimler üzerine secde edilmesi mekruh görülmüştür (Fetavay-ı Hindiyye, I, 107).
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Devletin öğrenciye yaptığı çeşitli yardımları almanın uygun olacağı kanaatindeyim. O tür yardımları almak için evrak üzerinde bir hileye başvurulmadı ise herhangi bir geri ödemesi de gerekmez.
Kadının pantolon giymesi yasaktır şeklinde bir cümlenin içini doldurmak zordur. Size kabaca anlatabileceğim bir ölçü vereyim: Pantolon, kadının göbekle diz kapağı arasını teşhir ediyorsa tesettür dışıdır. Bu teşhirin erkek veya kadına karşı olması sonucu değiştirmez. Eğer bu teşhir oluşmuyorsa pantolon veya başka bir kıyafetin yasaklılığı yoktur. Allah'tan, fitneler döneminde ayağımızı sabit kılmasını dileriz.
Muasır ulemamız, sigortanın caiz olmayacağı kanaatindedir. Ancak şeriatımızın zaruret adını verdiği kuralları da vardır. Evet, zaruret kişinin keyfinin bozulması olarak anlaşılamaz. Zaruret hayati denebilirlik düzeyde bir sıkıntının oluşması ile ortaya çıkar. Buna göre, sigorta için caiz diyemeyiz. Ama Müslüman'ın zarûreten yaptığı işler de olabilir. Allah korkusu seviyesi ise Müslüman'ı yönlendiren etken olacaktır.
İçtihad, Kur'an ve Sünnet'i daha iyi anlama gayretinin adıdır. Bu da kıyamete kadar bütün Müslümanların görevidir. İçtihad kapısını açan ve açık bırakan Allah Teala'dır. Allah'ın açtığı da açık kalır. İçtihad edecek kimse bulamamak başka şey, içtihada gerek yok diye düşünmek başka şeydir. Müslümanların uzun bir zamandan beri Ebu Hanife düzeyinde müçtehid yetiştiremedikleri doğrudur. Ancak bu bir daha yetiştiremeyeceklerini de belgelemez. Müslümanlar, en zeki çocuklarını Kur'an ve onun ilimlerine ayırma fedakârlığını göstermeleri halinde biiznillah Ebu Hanifeler hatta daha iyileri bile gelir. Şu dönemde içtihadın işlevini fıkıh konseyleri görmektedir ki evla olan da budur.
Bütün ibadetlerde esas olan niyetle o ibadeti yapmaktır. Niyet olmadan yapılan işin adı ibadet olmaz. Sizin durumunuzdaki birinin yaptığı da ibadettir. Çünkü uyurken şu saatte kalkıp namaz kılayım demek niyet olduğu gibi, kalkmışken namaz kılayım demek de bir niyettir. Kesinlikle bir fırsattır bu; asla kaçırmayın. Şeytan, 'böylesi olmaz!' vesvesesi ile sizi yıldırmaya çalışıyor. Yılmayın, damla damla da olsa biriktirin.
Bir kere dövme yaptırmanın caiz olmadığını biliniz. Hem bize ait bir uygulama değil hem de onurlu bir davranış değil. Ama daha önce dövme yaptırdı iseniz yapacak bir şeyiniz yoktur. İstiğfar edin. Yenisini yaptırmayın. Bedenlerimizi bizim malımız gibi kullanma hakkımız yoktur. Bedenlerimiz bize Allah'tan emanettir. Hesabı sorulmayacak bir emanet de yoktur. Bari bu tür günahlarımız olmadan Rabbimize gidelim. Daha çok gayret ederek, nefse uymamak için sabrederek bu çetin yolu aşacağız biiznillah. Allah'a emanet olunuz.