Fetva Meclisi
Soru
Çalıştığımız iş yeri aylığımızı vaktinde ödemiyor. Bizim gecikme bedeli olarak aylığımıza fark istememiz caiz olur mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Çalışan ve çalıştıran arasındaki sözleşmeye iki tarafın da bağlı kalması gerekir. Mesela günde sekiz saat çalışma karşılığı x ücrete anlaşmış olan bir çalışan o sekiz saati doldurmak zorundadır. Çalıştıran da sözleşilen ücreti tam vermek zorundadır. Ne çalışanın bir saat veya daha az bir zaman gecikme/çalışmama hakkı vardır ne de çalıştıranın ücretten kısma hakkı vardır. Bu konuda yaşanılan ülkedeki kanunlar ve örf ne diyorsa onunla hükmedilebilir. Helallik açısından iş sahibinin mesela yirmi dakikalık gecikmeye tekabül eden ücreti aylıktan kesmesi hakkıdır. Daha fazla kesmesi durumunda ise çalışan meşru yollarla hakkını talep etmekle yanlış bir iş yapmaz.
Borca ödemedeki gecikme durumunda ceza yazmak faizdir, haramdır. Böyle bir anlaşmanın da hükmü yoktur. Paranın zamanla tartılarak satılması demek olan faiz haramdır. Bu haram, gecikmeye karşı alacaklının mağdur olması gibi bir gerekçe ile helalleşmez.
Borca gecikme farkı koymak faizdir ve asla caiz değildir. Başka tedbirler almaya bakmalıdır kardeşimiz.
Bu konuda ayrıntıya girilmesi gerekiyor. Zira ödeme farklı nedenlere dayalı olarak gerekir. Örnek olarak bir borcun gecikmesi başkadır iş yaptırmanın sonucu yapılacak ödeme başkadır. Bu konuyu şöyle özetlemeye çalışalım: İş yaptırmaya yönelik bir sözleşmeye, işin kalitesi, gecikmesi gibi problemler nedeniyle bir cezai müeyyide konabilir. Bunu fukaha caiz görmüştür. Bu konuda fukaha, ortada bir zarar söz konusu olması durumu diye bir kayıt koymuştur yani iş yaptıranın mesela gecikmeden veya kalite düşüklüğünden dolayı zarar görmüş olması gerekir. Bu nedenle konan cezai müeyyide de zarardan fazla olmamalıdır. İş yaptırma nitelikli sözleşmelerde, müteahhitlik sözleşmelerinde, taksitli alışverişlerde ödemelerden birinin gecikmesi durumunda diğer taksitlerin peşin tahsili şartı konmasında bu kural geçerlidir. Yeter ki borçlu bu son noktada gerçek bir iflas durumunda bulunmasın. Öyle bir iflas söz konusu olursa alacaklının merhametli davranması Kur'an’ın emridir. Taksitli alışverişlerde ödenmeyen miktarlara ilave getirilmesi yani gecikme farkı alınması caiz değildir. Elektrik ve benzeri tüketim faturalarının gününde ödenmemesi hâlinde alınan fark bir faizdir ve caiz değildir. Müslüman’ın buna dikkat etmesi gerekir. Bir borç sözleşmesinde geciken borçtan dolayı hakeme müracaat eden taraflara hakemin zarar tazmini takdir etmesi durumunda bu tazmin edilen miktarın helal olup olmayacağı konusunda muasır bazı fakihler caiz olacağı yönünde fetva vermişlerdir. Sıkışık durumlarda bu fetva kullanılabilir ama tercih edilmemesini tavsiye ederiz.
Size verilen işi hakkıyla yaptıysanız size ücret vermesi onun üzerine gerekli olmuştur. Vermeyip geciktirmesi günahtır. Sizin de elinize geçen fırsatı değerlendirip hakkınızı almanız esasen izin verilen bir iştir. Ancak böyle bir hakkını almanın size ilave sorunlar getirebileceğini unutmasanız daha iyi edersiniz. Yasal yolları denemelisiniz.
Selamünaleyküm. Zamanında ödenmeyen borca fark konması faizdir. Faizle işlem yapmamayı esas almanız gerekir.