Fetva Meclisi
Soru
Benim önümde iki tane maneviyat yolu var. Biri tarikat diğeri de Risale-i Nur. Birini seçmem gerekiyor diye düşünüyorum ama bir türlü neticeye varamıyorum. Ankara’da üniversite okuyorum ve oradayken tarikat daha iyi gelirken memlekete geldiğimde etrafımda çok nurcu olduğu için bu tarafa kayıyorum. Bu belirsizlik beni özellikle birkaç haftadır aşırı huzursuz ediyor. Kabz hali yaşıyorum sık sık. Maneviyatımda azalma hissediyorum. Hocam ruhu daralan bu gence ne önerirsiniz, kişi kendi yolunu en iyi nasıl seçer? Hisler mi tatmin olmalı yoksa kalp mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Müslüman KÂ’BE yönündedir, onun tarafındadır. Başka bir tarafta olması da şart olmaz. Sizin gibi gurbet ortamı yaşayan Müslümanlar, grupların her birinden istifade etmelidirler. Bir yerde Kur'an öğretiliyorsa oradan onu alırsın. Öbür tarafta ilmihal öğretiliyorsa oradan da onu alırsın. Camiye de gidip namazını kılarsın. Gittiğin yerlerden biri sana, ‘başka yere gitmeyeceksin’ derse anlarsın ki o sözü söyleyenler samimi değiller, mü'minleri kardeş olarak görmeyi beceremiyorlar, onlardan uzak durursun. Allah yardımcın olursun.
Aleykümselam. Mü'min, her çiçeği izleyen arı gibi olmalıdır. Kovanını unutmadığı sürece çiçekten çiçeğe dolaşmasında da sakınca yoktur. Bulunduğu çiçeğin üzerinde yapışıp kalan arı ise bal yapamaz. Kendinizi Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemden başka kimsenin bağımlısı görmemelisiniz. Kimseyi de hor görmemelisiniz. Hepimiz kuluz, kulluk yapmaya çalışıyoruz. Birbirimizin farklılıklarına tahammül etmeye de mecburuz. Sözünü ettiğiniz yerden size fayda olarak ne gelecekse onu alın. Biiznillah zarar da gelmez. Ortalama bir yol tutturmalısınız. Sabırlı ve sebatlı gidilen her yol neticede hayra ulaşır. Allah yardımcınız olsun.
Sorununuz çevreden kaynaklanıyor. Bulunduğunuz arkadaş çevresini değiştirin. Nasıl olmak istiyorsanız öyle bir çevreye bağlanın. Ayrıca namazları camilerde kılmaya çalışın. Okuduğunuz kitap stilini değiştirin. Mesela felsefi okuyorsanız klasik okuyun. Kitap okumuyorsanız o zaman kitap okumaya çalışın. Sabah ve akşam tesbihatı yapmaya gayret edin.
“Tarikattan başka yol olmayacağını” söylemek cahilliktir. “Tarikat daha iyidir” sözü ise kabul edilebilir. Dünyalığı öne çıkarmayan, dergisini sattırmayan, insanların malını konuşmayan, derdi zikrullah olan ve on sene öncesi ile on sene sonrasında aynı mal varlığına sahip olan, mü'minlerin arasına fırkalaşmayı sokmayan, şeriatın önüne hiçbir şeyi geçirmeyen, herkese okuduğu ve amel ettiği Kur'an kadar değer veren, sünnet düşkünü, fıkıh ve ilmihali tarikatından önce tutan bir şeyhin nezaretinde tarikat erbabı olmak mübarek bir iştir. Belirttiğiniz konular ise işin esası değildir. Esas olan zikrullahtır, salih ameller yapabilmektir. Bunlar ise din ve ümmet derdi olmayanların dertleridir.
Yavrum, bu ikisini bir arada pek az insan görebilmiştir. Böyle bir boş temenni ile vakit geçirme sen. Aksine şöyle yap: 1- Anne babanın önünde mükemmel bir evlat ol. 2- Din hususunda onlara tepeden öğüt veren durumda olma. Zamana yay, sabırlı ol. 3- Emelini beslediğin gayen uğrunda onların desteği ile değil kendi aşkınla ve heyecanınla yol almaya bak. Onlar da seninle olursa ne ala, olmazsa sen kazanırsın. 4- Netice olarak sen ve ailen iki ayrı grup olsanız da sen iki grubu da yürütmek zorundasın. İmtihan böyle bir şeydir güzel kardeşim. Allah yardımcın olsun.
Hayatı bir sıralama üzerinden yaşaman gerekir. Aksi takdirde bunalırsın. Bu sıralamayı şöyle yapmalısın: Önce senin sağlığın, geçimin, imanın, ahiretin… Sonra eşin ve çocukların. Sonra dinin ve ülken için yapabileceklerin. Bu mantık üzerinden yaşamaya çalış.