Fetva Meclisi
Soru
Annemin vefat eden önceki eşinden üç kızı (ablalarım) bulunmaktadır. Annem ( 4-6 ve 8 yaşlarında üç kızı ile) babamla izdivaç ediyor. Bu izdivaçtan da kız evladı olarak ben ve erkek kardeşim dünyaya geldik. Anne ve babamız vefat ettikten sonra babamın mirasından altlı üstlü iki ev kaldı. Miras olarak bana ait olan bir oda bir salondan ibaret evde (baba ayrı) diğer üç ablamın anne hakkı var mıdır? Varsa yüzde kaçtır? Yetim olarak babama ait olan eve geldikten sonra ablamlar 14 yaş ile 18 yaşları arasında çalışmışlar daha sonra da evlenip evden ayrıldılar. Bu ablalarımın ayrıca hukuku var mıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Ablanız, sizin bir zorlamanız olmadan kendi rızası ile mevcut duruma zamanında evet demiş ise şu anda onun bir itiraz hakkı yoktur. Ona karşı siz sılayı rahim bağından ötürü zaten gerekli ilgiyi göstereceksiniz. Mirasçılar arasında kimsenin itiraz etmediği, sözlü veya yazılı bir ittifakla yapılmış bölüşme din açısından sorun oluşturmaz. Önemli olan hak iddia eden biri olmasın.
Üvey evlat durumunda olan ölenden miras alamaz. Yani, üvey anne öldüğünde o anneye ait olan maldan sadece o annenin doğurduğu çocukları çocuk olarak hisse alabilir.
Bir kişinin özel mağduriyeti, kendisine düşecek mal taksimatı konusunda farklı olmasını gerektirmez. Diğer kardeşlerin sizin için hususi bir ferağati olursa size farklı bir şey verilebilir. Mağdur ya da zorda olan biri olmanız başka şey, payınıza düşeni almanız başka şeydir.
Allah babanıza rahmeti ile muamelede bulunsun, sizi de salihattan kılsın. Annenizin yaşayıp yaşamadığını bildirmemişsiniz. Dede ve ninenizin olmadığını kabul ettik. İki ihtimal var. Anneniz sağ ise ve anneniz ölmüş ise ihtimaline göre mirasınızın dinen değerlendirmesi şöyledir: Anneniz yaşıyorsa: Anneniz: % 12,49 Kızların her biri: % 22,22 Amcaların her biri: % 3,20 Halaların her biri: % 1,60 Anneniz yaşamıyorsa: Kızların her biri: % 22,22 Amcaların her biri: 5,128 Halaların her biri: % 2,564
Selamünaleyküm. Allah size de eşinize de imanla bitireceğiniz uzun ömürler nasip etsin. Siz vefat ettiğinizde, sizin adınıza kalan ne varsa o malın tamamının % 50 si, eşinize gerisi kardeşinize kalır. Eşiniz vefat ettiğinde ise kalan malın tamamının % 25 i size, 37,5 erkek kardeşe, 18,75'er kız kardeşlere kalır. Ancak eşiniz vefat ettiğinde kardeşleri ve siz, ona ait mallarda bu taksimi yapacaksınız. Size ait olan özel mal, onun ölümü ile mirasa ortak olmaz. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Anne ve babanızın vefatı ile beraber, sizden başka mirasçıları yoksa kalan malın İKİ hisse erkeğe BİR hisse kıza şeklinde bölünmesi gerekir. Anne veya babanızın bunun dışında bir taksimatı vasiyet etmelerinin bir anlamı yoktur. Sağlıklarında erkeğe aktarabilirler. Bu caiz olabilir ama vebale girmeyeceklerini söyleyemem.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Önce yaptığınıza istiğfar edin. İlk fırsatta kurtulmaya karar verin. Ne zaman zarar etmeden satıp kurtulabilecekseniz o zaman satar kurtulursunuz ama aklınız ondan şimdiden kurtulmuş olsun. Allah işimizi kolay kılsın.
Selamünaleyküm. Domuz ve köpek hususunda dinimizin hükümleri katidir. Bu iki hayvan beslenemez. Sadece köpekler için belli ruhsatlar vardır. Diğer hayvanlar ise sağlık açısından sakıncalı bir durum yoksa ve hayvan necaset yemiyorsa beslenebilir. Yeter ki hayvanın evde hapsedilmesi, onun fıtratını bozma nedeni olmasın. Fıtratın bozulması ile de şunu anlamalıyız. Mesela bir deniz balığı süs için kullanıldığında fıtratı ile oynanmış olmaktadır. Buna benzeterek hükmü anlamamız mümkündür. Bir başka husus da şudur: Mü'min insan, yaptığı işte kimi taklit ettiğine de dikkat etmelidir. Bu tür işler, ahiret derdi olmayan, nesil yetiştirmek gibi bir gaye peşinde olmayan insanların işleridir. O seviyeye düşmemek gerekir.
Selamünaleyküm. Temiz işler için sağ eli kullanmak sünnet’tir. Kişinin sağ elinde bir çeşit beceriksizlik de bulunabilir. Bu durumda sol eli kullanması caiz olur. Kasten, Sünnet'i hafif görmekten kaynaklanmadıkça sol el ile iş yapmanın sakıncası yoktur.
Selamünaleyküm. Çocukları aç bırakma durumu yoksa onların hakkı diye bir şey söz konusu olmaz.
Selamünaleyküm. Evinizde başkalarının kalmamasını istiyor olmanızda dinen bir sakınca yoktur. Bu durumun eşinizle ileride oluşabilecek sorunların nedeni olabileceğini de unutmayın. Durumu daha geniş bir zamana yayarak düzeltmeye çalışın.
Selamünaleyküm. Mü'min için asıl olan, Allah'ın razı olacağı amelleri yapmasıdır. Haramlardan kaçınmak ve farzları eda etmek en büyük yatırımdır. Dua da ilk sıradaki ibadetlerdendir. Duayı, kişinin kendi Salih amellerine dayandırması evla olandır. Dua eden mü'minin: 'Peygamber aleyhisselamın hürmetine…' şeklindeki duası etrafında tartışma olmuştur. Bunu insanların, asıl yapmaları gereken işlerin yerine oturtmaları ve görevlerini ihmal etmelerine sebep olan bir vesile kılma hatalı bulunmuştur. Netice olarak, ortada ulemanın farklı yorumladığı bir mesele var. Biz bu meselede şöyle bir tatbikat yapabiliriz: Bu şekilde dua eden bir mü'mini şirk ve benzeri ağır ithamlara maruz bırakmak makul değildir. Ortada cinayet yoktur, kasıt yoktur. Böyle dua etmeyi uygun bulmayana da namaz kılmayan biri muamelesi yapmak yanlıştır.