Fetva Meclisi
Soru
Evvela selam ediyor ve hizmetiniz için teşekkür ediyorum. Konuya gelince: 2 Zevce, 1 Erkek Evlat ve 6 Kız Evlattan oluşan bir ailede Zevc/Baba vefat etti ve -maalesef miras taksiminde anlaşmazlık çıktığı için- miras mahkeme eliyle resmi kanuna göre paylaştırıldı. (NOT: 2 Zevceden birinin [annemin] hem resmî hem dinî nikâhı vardır. Diğerinin [üvey annemin] ise resmi nikâhı yoktur; ama dinî nikâhı vardır.) Malumunuz, resmi kanuna göre resmi nikâhlı zevce 1/4 aldı ve 7 evlat da 3/4'ü eşit olarak paylaştılar. (Dinî nikâhlı zevce [üvey annem] bir şey alamadı tabii.) Yine malumunuz üzere dinen de her 2 zevce 1/16 ve kalan malı da 7 evlat (erkek 2 pay, kız 1 pay alacak şekilde) paylaşmalıdır. Benim sorum ise şudur: Bu kız evlatlardan biri olan ben, dinen paylaşılınca alacağım paradan daha azını resmi kanunla paylaşıldığında aldım. Yani ben ve kız kardeşlerim, biraderim ve üvey annem (dinî nikâhlı zevce) dinen alacaklarımızdan eksik aldık. Hatta -yukarıda da belirttiğim gibi- üvey annem hiçbir şey alamadı. Uzun lâfın kısası herkesin alamadığı paylar anneme(resmî nikâhlı zevceye) gitti. Çünkü dinen 1/16 alması gerekirken resmen 1/4 aldı. Fakat bir yakınımız; benim de kendi -dinen hak ettiğimden eksik olan- payımdan, biraderime ve üvey anneme haklarını vermem gerektiğini, dinin böyle gerektirdiğini söyledi. Lakin ben -resmi paylaşım yapıldığı için- dinen hak ettiğim paydan bile eksik almışken nasıl onların haklarına girmiş olabilirim ve onlara pay vermek durumunda olabilirim? Ben de dâhil herkes dinen alacağından eksik almışsa ve sadece annem dinen alacağından fazla almışsa, hepimiz eksik olan haklarımızı annemizden (resmi nikâhlı zevceden) almamız gerekmez mi? (Ben, annemden bir şey almayı kat'iyen düşünmüyorum; ama meseleyi anlamak ve benden hakkını isteyenlere adres göstermek açısından soruyorum.) Âhir-i kelam: Zaten hak ettiğim paydan eksik alan benim; normalde 2 pay alması gereken biraderime, hiç pay alamayan üvey anneme borcum var mıdır? Yoksa onların haklarını annem (resmî nikâhlı zevce) mi vermelidir? Lütfen resmî ve dinî miras paylaşımını karşılaştırmalı olarak hesaplayıp cevap verir misiniz? Ben kimsenin hakkına girmek istemiyorum ve dinimiz ne buyuruyorsa onu yapmaya razıyım. Soru sorarken kabalık ettiysem mazur görünüz; meselenin yanlış anlaşılmasından ve dolayısıyla yanlış cevap verilmesinden endişe ettiğim için bu kadar uzatarak sormak zorunda kaldım, özür diliyorum. Cevabınızı bekliyorum... Tekraren: Allah hizmetinizden ötürü sizden razı olsun...
Cevap
Benzer fetvalar
Allah annenize rahmet etsin, size de sabırlar ihsan etsin. Babanızın durumunun iyi olması mirastan pay almasını değiştirmiyor. Onun feragat etmesi dışında hakkı haktır. Soruda erkek kardeşten söz etmiyorsunuz. Bu nedenle size iki türlü cevap vereceğiz. Erkek kardeşiniz varsa o, yüzde 37,5, kızlar yüzde 37,5 aranızda bölüşeceksiniz. Babanız da yüzde yirmi beş alacak. Erkek kardeş yoksa babanız yüzde yirmi beşi alacak, gerisini siz kızlar bölüşeceksiniz.
Bir insan ölmeden mirası olmaz. Ölmeden dağıtılan miras değil hibedir, hibede ise eşitlik olur. Evet, öldükten sonra mal sahibi, onun mirası erkeğe iki kıza bir şeklinde dağıtılır. Siz anlaşılan o noktada değilsiniz. Bu tür konulara girmemeniz daha evla olur.
Selamünaleyküm. Eğer sözünü ettiğiniz nikâh Şeriat'ımızın nikâh dediği şey ise ve siz de bunu yaparken aklınız başınızda baliğa idiyseniz durum şudur: Nikâh ile beraber sizin üzerinizdeki aile velayeti diyebileceğimiz velayet eşinize geçmiştir. Ailenizin diretmesinin bir anlamı yoktur. Hakları olmayan bir şeyi istemektedirler. Eşiniz, birinci eşindeki resmi yazışmayı alıp size verirse bu da onun kişiliğinin zafiyetini gösterir ki, yarın da sizden alıp başkasına verecek demektir. Zannederim, gereksiz bir tartışmanın içindesiniz. Eşiniz adaleti sağlıyorsa kâğıt üzerinde de olsa yapılabilecek bir şey yoktur. Ailenize karşı nezaketinizi bozmayın, hürmette kusur etmeyin ama onlar da sınırlarını bilmelidirler. Genç kızlar bin bir alanda haklarını korurken kimsenin sesi çıkmıyor ve 'bu onun tercihi' oluyor da Allah'ın verdiği bir hak kullanılırken neden 'onun tercihi olmuyor?'
Selamünaleyküm. Bir babanın ardından paylaşılan malda erkek iki hisse kız bir hisse alacak şekilde paylaşım yapılır. Mevcut kanunlar bunu eşit bir şekilde paylaştırmaktadır. Erkekler, kız kardeşlerine bunu helal ederlerse sakınca olmaz ama erkekler, Kur'an'ın emrine göre olması gerektiğini hatırlatır ve haklarını talep ederlerse kızlar, kanun gereği aldıkları fazlalığı iade etmek durumunda olurlar. İade etmezlerse o kısmı haram yemiş olurlar. Bunun dışında erkek veya kadın, herkes elindeki helal malı harcamakta serbesttir. Kadınların (veya kızların) malını nasıl harcadıkları sorulmaz. Yeter ki helal gelmiş ve helal yere harcanmış bir mal olsun.
İslâm, koyduğu malî hükümlerde genel olarak külfet-nimet dengesini gözetmiştir. Miras hukuku da buna dâhildir. Evlilik esnasında erkeğe, evleneceği kadına mehir vermesi emredilmiş, evlilikten önce kadının nafakası baba ve kardeşlerine, evlilik süresince de kocasına yüklenmiştir. Bu ve benzeri yönlerden bakılınca kadınların miras konusunda haksızlığa uğratılmadıkları anlaşılır. Kadının mirastan alacağı pay, vefat eden kimseye olan akrabalık derecesine göre değişir: a) Vefat eden kimsenin kızı olarak kadın: Erkek kardeşleri ile beraber bulunduğunda kardeşinin aldığı payın yarısını, erkek kardeşi yoksa ve kız tek ise mirasın yarısını alır. Kızlar birden fazla olduklarında ise mirasın üçte ikisini alırlar. (en-Nisâ, 4/11) Üçte ikisini aralarında eşit olarak paylaşırlar. b) Vefat edenin oğlundan torunu olarak kadın: Vefat edenin çocukları yoksa tek olması hâlinde oğlundan olan kız torun mirasın yarısını alır. Birden fazla olmaları hâlinde ise mirasın üçte ikisini alırlar. Erkek kardeşleri ile beraber bulunduğunda mirası ikili birli paylaşırlar. Vefat edenin bir öz kızı ile bulunduğunda mirasın altıda birini alan kız torun, vefat edenin oğlu ile bulunduğunda ise mirastan pay alamaz. c) Vefat edenin anne-baba bir kız kardeşi olarak kadın: İlk üç hâli vefat edenin kızı gibidir. Vefat edenin kızı veya kızlarıyla beraber olunca kız/kızlar hissesini aldıktan sonra kız kardeş kalanı alır. (Buhârî, Ferâiz, 12 [6741-6742]) Vefat edenin babası veya oğlu ile bir arada olunca bunlar mirastan bir şey alamazlar. (en-Nisâ, 4/176) d) Vefat edenin baba bir kız kardeşi olarak kadın: Baba bir kız kardeşler anne baba bir kız kardeşler bulunmadığında mirasta onların aldıklarını alırlar. e) Vefat edenin anne bir kız kardeşi olarak kadın: Bu durumda anne bir kız kardeş bir tane olunca altıda bir, erkek veya kız birden fazla olunca üçte birde ortak olur (en-Nisâ, 4/12); vefat edenin, çocukları, babası ve dedesi ile bulununca mirastan pay alamazlar. f) Vefat edenin annesi olarak kadın: Vefat eden kimsenin çocukları veya birden fazla kardeşi varsa altıda bir, vefat edenin çocukları veya birden fazla kardeşi yoksa üçte bir; eşlerden birisi ve vefat edenin babası ile bulunduğunda eşin hissesi verildikten sonra kalanın üçte birini alır. (en-Nisâ, 4/11) Eğer ölenin eşi ve dedesi ile birlikte bulunursa mirasın tamamının üçte birini alır. g) Vefat edenin ninesi olarak kadın: Vefat edenin annesi bulunmadığı zaman altıda bir alır. (Dârekutnî, es-Sünen, 5/160-161 [4134-4135]; Abdürrezzâk, el-Musannef, 10/273 [19079]) Ölenin babası olduğunda babaanne, annesinin bulunması hâlinde hiçbir nine mirastan pay alamaz. h) Eş olarak kadın: Vefat eden kimsenin çocukları varsa sekizde bir, çocukları yoksa dörtte bir pay alır. (en-Nisâ, 4/12; Cürcânî, Şerhu’s-sirâciyye, 34)
Mevcut paylaşım dine uygun değildir. Bir insan sadece evlilik sebebiyle eşinin malının ortağı olamaz. Bu ancak rıza ile olabilir. Henüz ortada nikâh bile yokken böyle konuların eksene alınmasını evliliğin geleceği bakımından sakıncalı buluruz.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Hakkını müdafaa etmek için sevmediğini beyan etmek suç değildir ama insanı rencide edecek şekilde konuşmak elbette gıybettir. Günahından kopmayandan biz kopar ona tavır koyarız.
Selamünaleyküm. Müzik, zorlana zorlana bir bölümü için 'olabilir' denecek bir iştir. Müzik üzerinden geçinmemeyi tavsiye ederiz.
Selamünaleyküm. Yeğeninize verebilirsiniz.
Selamünaleyküm. Zulme rıza göstermek gerekmez. Hakkınızın bulunduğuna inanıyorsanız yani ortada bir zulüm varsa, nazik bir yolla hakkınızı arayın. Eşinizden arayın, kayınpederinizden arayın.
Selamünaleyküm. Kâfir bir yöneticiyi beğenip, iyi bulduğu için ise bu yaptığı elbette kâfirin kâfirliğini beğenmek imansızlıktır. Bu durum, siyasetten anlamadığı, ne olup bittiğini kestiremediği için ise ona bir şey diyemeyiz. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Halı yıkayan makinelerle üç defa güzelce yıkamanız yeterlidir. Aynı işi elle de yapabilirsiniz.