İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Bir spor kulübünde oynayan Müslüman olmayan bir oyuncu diyelim ki kulüpten aldığı paraları kullanarak küfre hizmet ediyor, insanları Müslümanlıktan çıkarmaya çalışıyor. O takım ne kadar fazla maç oynarsa ve ne kadar çok maç kazanırsa o oyuncu da o kadar çok para kazanıyor. Veya benzer şekilde takım kazandığı paralarla, şöhretle yukarıdaki işleri yapıyor. Böyle durumlarda bu durumları bilerek ama bu işleri kabul etmeyerek o takımı tutsak, turnuvalarda tur geçmesini yani dolayısıyla daha fazla maç yapmasını ve bu maçları kazanmasını istesek küfür olur mu? Maçlara gidip, forma alıp kulübe para kazandırsak küfür olur mu? Bir olayın sonu dolaylı olarak gerçekten küfrü veya kasıt o olmasa da küfür sözü veya işi doğuruyorsa bizim yine de o iş devam etsin, gerçekleşsin istememiz küfür olur mu? Mesela içinde küfür iş, söz olan dizinin devamını istemek veya taraftarın maçta yaptığı insanı dinden çıkartacak sözler içeren tezahüratlara rağmen maçların devamını, çoğalmasını istemek gibi durumlarda bunların olacağını bilsek de tahmin etsek de yine de şampiyonluğu istemek gibi durumlar küfür olur mu? Tabi bunları isterken küfür işleri onaylamıyoruz, olsun istemiyoruz. Biz aslında sadece maçı takımımızın kazanmasını, çok maç yapmasını, diziyi izlemek istiyoruz. Daha da açacak olursak maçlarda taraftarların yaptıkları tezahüratlarda veya kulüplerin maç kazanınca çaldıkları bazı marşlarda çıkarttıkları t-shirt'lerde söylenen yazan bazı sloganlar, cümleler insanı dinden edebilecek sözler olabiliyor. Bu durumda yine biz bu işlere bulaşmadan onları kabul etmeden ama olacağını tahmin ederek veya bilerek takımın tur geçmesini, maç kazanmasını istesek küfür olur mu? Şöyle ki eğer takım maçı kazanırsa turu geçerse daha çok maç oynayacak daha çok taraftar gelip bu sözleri söyleyecek, bu sözleri içeren formalar basılacak.

Cevap

Selamünaleyküm. Güzel kardeşim, bu meseleyi iman/küfür düzeyine taşımak asla doğru olmaz. Bunu bilelim. İkinci olarak da, futbolun bütün dünyada ne için kullanıldığını biliyoruz. Boş bir nesli hava ile doldurmaya çalışıyorlar. Ahireti olmayanların derdidir futbol ve benzeri oyunlar. Futbolu spor olarak göremiyoruz maalesef. Bu nedenle, derdi ahireti olan insanlar olarak futbolu, öyle veya böyle gündemimiz yapmaya razı olamayız.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Küfür içeren sözlerin söylendiği, dinle alay edilen veya haram işlerin yapıldığı bir ortamda bulunmak ve bu durumlara karşı tutumumuza göre farklı hükümlere tabidir. Bu konuyla ilgili şöyle bir açılım yapabiliriz: Söylenen veya yapılanları kabul ederse ya da bu durumdan razı olursa, bu büyük bir günahtır ve kişinin imanını tehlikeye sokabilir. Ancak kabul etmez, razı olmaz, sadece zorunlu bir nedenle orada bulunur ve gönlünden bu duruma buğzederse, bu kimse küfre düşmüş sayılmaz. Sessiz kalmak ve tepki göstermemek, bulunduğunuz ortama ve niyete bağlı olarak farklı sonuçlar doğurabilir. Sessizlik onaylama anlamına geliyorsa, bu tehlikelidir. Çünkü küfre veya harama karşı açık bir tavır takınmak Müslüman’ın sorumluluğudur. Ancak sessizlik oradaki kişilerin sizi anlamayacağı, tepkinin faydasız olacağı bir durumdaysa veya güvenlik gibi nedenlerle tepki veremiyorsanız, bu durumda kalben buğzetmek ve ortamdan uzaklaşmak tavsiye edilir. Bulunduğunuz ortamda kalmanız işiniz veya başka zorunluluklardan dolayı ise kalben buğzetmeye ve olabildiğince bu ortamdan etkilenmemeye çalışmalısınız. Alternatif arayarak, mümkünse daha uygun bir ortamda çalışmayı veya bulunmayı hedeflemelisiniz. Küfür veya alay içeren şeylerden rahatsız olduğunuzu kibar bir şekilde ifade etmeyi deneyebilirsiniz. Günahkâr olma durumu, ortamı terk edebilme imkânı olduğu halde kalmaya devam ederse söz konusu olabilir. Mümkünse ortamdan uzaklaşın. Küfür ve dinle alay içeren ortamlar kalbi karartır ve kişinin manevi hayatına zarar verebilir. Allah sizin niyetinizi ve kalbinizdeki durumu bilir. İmanınızı koruma konusunda gösterdiğiniz çabayı karşılıksız bırakmaz. Allah yardımcınız olsun.

Hocam küfürlü konuşmaların yapıldığı, dinle alay edilen veya İslam’a aykırı işle
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. İki kuralı bir kenara yazalım: 1- Öyle Rahîm, öyle Ğafûr bir Rabbimiz var ki, O'nun rahmeti sayesinde hata denizlerinde boğulmadan yüzüp duruyoruz. 2- Şeriat'ımız hata ve unutmayı özür kabul etmektedir. Mü'min, hata ettiğinde Rabbi onu hatasından dolayı muahaza etmez. Yeter ki kulun hatası dalgınlıktan, bilememesi normal olan bir işten dolayı olmuş olsun. Ancak ilim erbabının idrak edebileceği meselelerden dolayı sıradan bir Müslüman, yanlış konuştu diye kınanamaz, ikaz edilir, doğrusu öğretilir. İtiraz etmez, doğruya yönelirse sorun biter. Allah'a iman, meleklerin varlığı gibi çok açık ve sıradan konularda ise ancak yıllarca dinden söz edilmemiş uzak kalmış diyarların insanları için bir özür olabilir. Haramlara karşı kullanrılan sözler için de bu temel ilkeler geçerlidir. Bir de dinimizle alakalı bir husus olarak, bu tür hataların ortaya çıkmasına karşı hepimizin tebliğ ve emribilmaruf ve nehyianilmünker gibi görevlerine dikkat etmesi gerektiğini de hatırlamakta yarar vardır.

Bir müslüman elfazı küfür kelimelerden birini söylerse ve bunun küfür olduğunu b
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bu tür senaryolarla vakit geçirmeyelim. Daha yoğun ve daha acil pratik meselelerimiz vardır. Ancak insanların, cehaletten kaynaklanan idraklerini değiştirmenin zaman alacağını bilmeliyiz. Mümkün olduğu kadar tevil edilebilecek sözleri tevil edelim. Çünkü mesela bu kişinin durumunda namaz, imanı; kullandığı sözler de küfrü temsil ediyor. Ama bilememe durumunu yok sayamayız. Tatlı sözlerle, uzun bir zamanda da olsa ikna olmasını bekleyeceğiz. Allah yardımcımız ola.

Müslüman olan bir kardeşimiz kendisini dinden çıkaran cümleler kurarak ve bu bil
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bir kere böyle bir meselede uzman olmayanın konuşması ne kadar doğru bir iştir, önce bunu düşünmelisiniz. Sıradan bir insan beyin ameliyatı yapabilir mi? Bu da öyledir. Bu konularda söz söylemenin büyük bir vebale girmek olabileceğini unutmayınız. İkinci olarak belirttiğiniz konuda insanın durumu şudur: Allah’ın dinine karşı tez olarak demokrasiyi tercih edenin imanı tehlikededir. Bunun tartışılabilir tarafı da yoktur. Bunun ötesinde şu veya bu yorumla ya da çaresizlikten, alternatifsizlikten ötürü bir araç olarak görmenin ise aynı sonuca götüreceği söylenemez. Bu ikisi ortasında bir yere yerleşmek gerekiyor. Kendinizi bu konuya daraltılmış durumda hissetmeyiniz, rahat olun, ibadetlerinizi yapın ve yolunuza devam edin. Zira çözebileceğiniz bir konuya dalmıyorsunuz bu sözlerle, bilakis kendinizi bunaltıyorsunuz. Allah yardımcımız olsun.

Hocam çevremdeki Müslümanların çoğunu acaba gerçekten Müslümanlar mı diye sorgul
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Biz insanlar olarak Allah'a iman ederiz veya birileri etmez. Allah’a iman ettiğimize göre imanımızı da Allah kabul eder veya etmez. Bizim gibi bir insanın imanımızı kabul etme ya da reddetme hakkı yoktur. Âlimlerin “iman şöyle olur, şunu yapan imana aykırı düşmüş olur” gibi beyanları bize yol göstermiş olur. Başkalarının imanları ile oynamak, yok kabul etmek ateşle oynamaktır. Allah Teâlâ hepimize akıl fikir versin. Kâfirler dururken mümin olduğunu söyleyenlerle uğraşmak akıl işi değildir diye düşünürüz. Herkesin önceliği kendi imanı olmalıdır. İmanın içini salih amellerle doldurmak da ikincil hedefi olmalıdır. İmanla yaşayıp ölmek Allah'a iman etmiş bütün nesillerin en büyük emelidir. Başkalarını dinden atmak, imanlarını şöyle veya böyle yok kabul etmek Müslümanca değildir, akıllıca da değildir. Eğer iman hususunda bildiğimiz hakikatlere ters bir durum görürsek onu söyleriz, ikaz ederiz ama şahıslar üzerinden kimseyi “sen şöylesin” şeklinde mahkeme kararı gibi kararlarla itham etmeyiz, edemeyiz.

Hocam çevremizde sürekli insanları tekfir eden (dinden çıkmakla itham eden) kims
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah yardımcınız olsun. Düşünceniz çok güzel, sizi tebrik ederim. Spor insan hayatının bir parçasıdır. Kulüple yapılsın veya yapılmasın ya da kurallı bir şekilde yapılsın ya da yürürken kendiliğinden oluşsun; spor hayatın bir parçasıdır. Dinimiz de hayatı yönlendirmek için geldiğine göre spor için de koyacağı kurallar var demektir. Spor mubah bir iştir. Bütün mubahlar gibi onun da bir çizgisi muhakkak vardır. Genel çizgileri ile bu kuralları şöyle özetleyebilirim: Spor sağlıklı olma, güçlü olma, helal bir eğlence gibi ciddi amaçlarla yapılmalıdır. En başta kumar ve benzeri amaç kirliliği olmamalıdır. Spor ne kadar değerli olursa olsun kendisinden daha değerli olan din ve insanlık adına kayıp nedeni olmamalıdır. Spor örnek olarak, bir kişinin namazına engel olmamalı, ebeveynine hizmetinde eksiklik getirmemelidir. Spor insanın en değerli varlığı olan vaktinin zayiatına neden olmamalıdır. Spor insan sağlığına direkt veya dolaylı zarar veren bir çeşit üzerinden olmamalıdır. Sadece spor adına ekonomik israf yapılmamalıdır. Spor ahlâk ve din erimesine neden olmamalıdır. Buna şu örnekleri verebilirim: Avret teşhiri, Erkek kadın karma ortamlar, Küfürlü ve çirkin sözlerin kullanılması, Irkçılık başta olmak üzere toplumun gruplaşmasına neden olma, Hile ve aldatma olmamalı, Kâfirleri din ve ahlaklarında taklit etme olmamalı, Spora dayalı düşmanlar ve düşmanlıklar üretilmemeli, Spor için de olsa kimseye haksızlık yapılmamalıdır. Sporun uluslararası kurumlar üzerinden yürütülen tuzaklarına düşülmemelidir. Müslüman kadınlar da spor yapabilirler, yapmalıdırlar da. İnsan olmak açısından erkeklerden bu konuda farkları yoktur. Ancak onların mahremiyetlerinin korunamadığı bir sporu hiçbir şekilde kabul edemeyiz.

Hocam biz bir spor salonu açacağız. Bu işimizi hem helal yapmak istiyoruz hem de

dini sorular konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aleykümselam. Elbette gerçekleşecek olan kaderdir. Duaya gelince, dua bizim dediğimiz gerçekleşsin diye yapılmaz. Dua bir ibadettir. Biz üzerimize düşen görevlerden biri olarak duayı da yerine getirir ve görevimizi yapmanın rahatlığını yaşarız. Meseleye böyle bakın.

Selamunaleykum değerli hocam.Halk arasında bir kızın başka bir evde rızkı varsa
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Hayır, annelik doğal hâliyle olursa anneliktir. Başka türlü anneliğin imkânı yoktur. Böyle bir şey kabul edemeyiz.

Benim ilk hamileliğimde bebeğim karnımda öldü.İkinci hamileliğimde ise bebeğim d
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aleykümselam. Resûlullah sallallahu aleyhi ve selleme uymak için böyle yapmanızı kimse kınayamaz. Yaptığınız da ecir kazanacağınız bir iş olur. Yalnız şu var ki, böyle bir uygulamayı yaparken ne kadar 'uymak' için yaptığınız ne kadar da 'bir farklılık yapmış olmak için' yaptığınız sadece Allah'ın ve sizin kalbinizin bileceği bir iştir. İnsanların merakını oluşturmak da bir hastalık çeşidi olabilir. Allah'a emanet olun.

Esslamüaleyküm hocam. Ben Hanefi mezhebindeyim. Hadis kitaplarından okuduğuma gö
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kurban kesecekseniz koç olması şart değildir. Bir yaşına gelmiş koyun ve keçi olabilir. İki yaşını doldurmuş inek cinsinin yedi hissesinden birinin ortağı olabilirsiniz. Allah için kurban kesmeye niyet edin. Hayvanı güzelce keserek eve götürün. Arkadaşlarınıza verin, kendiniz yiyin, fakirlere verin. Şurası yenmeli diye de bir şey yoktur. Allah kabul buyursun.

Allah'ın izniyle ilk kurbanımı keseceğim, bu, koç olmak zorunda mı? Yoksa koç ke
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Bu anlattığınıza göre bir sakınca yoktur. Allah size sabırlar versin, annenize de afiyetler ihsan etsin.

Sayın hocam, %93 özürlü olan, evde bakıma muhtaç anneme ben kendi evimde bakıyor
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aleykümselam. Bu durumun bir istibra meselesinden çok vesvese olduğu anlaşılıyor. Özellikle doktora görünmenizi tavsiye ederiz. Doktora görünün, onun raporunu bize yazın.

Esselamu aleyküm hocam. Ben istibra konusunda sıkıntı yaşıyorum. Şafii mezhebind

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.