Fetva Meclisi
Soru
Çalıştığım firmada zaman zaman imalat artığı demir curufları çıkmaktadır. Bunları vatandaşın birisi satın almakta ve başkalarına satmaktadır. Bunları toprağa tarlaya karıştırıyoruz demesine rağmen, hurda demirlerin içerisine ağırlığını artırmak için kattıklarını tahmin etmekte ve bu zannımızda hata payının az olduğunu düşünmekteyim. Curuftan aldığı paralarla patronumuz tatlı almakta ve işyeri çalışanlarına ve müşterilere ikram etmektedir. Ben şüpheli olduğu düşüncesi ile yememekte olmama karşın bu konunun aydınlatılması için sizden bu konuda bir fetva rica etmekteyim.
Cevap
Benzer fetvalar
Hayır. Yemek tarifiyle meşgul olma, farklı yemekler üretmek için uğraşmak kötü çığır açmak değildir. Bilhassa hanımlar bunu yapmalıdırlar da. Ancak yemek için ömür tüketmek, mutfağı ibadethane durumuna getirmek tehlikelidir. Kısacası ölçüsü kaçan şey tehlikelidir. Siz, bu şuuru da verecek bir yol izliyorsanız iyi bir iş yapıyorsunuz demektir. Allah yardımcınız olsun.
Aleykümselam. 'Mecburen' deyimi bir savunma değildir. Yeterli birikiminiz yoktu ise işe girmeyecektiniz. Öyle veya böyle bir hata işlemişsiniz. Tevbe ve istiğfar etmelisiniz. Tekrarını yapmamaya da azimli olmalısınız.
Selamünaleyküm. Özellikle böyle bir şey almadığınızı söyleyerek alırsanız yalandan ötürü caiz olmaz. Ama alıp tamir ettirmekten siz de bir kazanç elde ederseniz onun zararı olmaz.
Özellikle iş sahibinin ‘alın’ demesinden sonra bir sorun yoktur. İş sahibinin ‘onları almayın’ demesi durumunda ise aldığınız size haram olur. Ortada kalmış durum için iş sözleşmesindeki şartlara dikkat edersiniz. Öyle bir sözleşme yoksa örf olarak cari olan duruma bakarsınız. Benim bildiğim ustalar enkazı almazlar. Enkazı alacak olan öyle bir anlaşma yapmaktadır. Siz de özellikle bu ayrıntıyı konuşun.
Özellikle iş sahibinin “alın” demesinden sonra bir sorun yoktur. İş sahibinin “onları almayın” demesi durumunda ise aldığınız size haram olur. Ortada kalmış durum için iş sözleşmesindeki şartlara dikkat edersiniz. Öyle bir sözleşme yoksa örf olarak cari olan duruma bakarsınız. Benim bildiğim ustalar enkazı almazlar. Enkazı alacak olan öyle bir anlaşma yapmaktadır. Siz de özellikle bu ayrıntıyı konuşun.
Bu yapılan iş yasalara da aykırıdır. Yasalara aykırılık bir sakıncadır. İnsanların aldatıldığı bir işte sizin imzanızın olması sizin de vebale girme nedeniniz olur. Eğer, iş yerinin üretiminde bu ürün çok küçük kalacak nitelikte ise oradan kazandığınız haramdır diyemeyiz ama toplam üretimin belli bir yüzdesini oluşturuyorsa sizin kazancınızda da haram karışımı vardır.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Allah Teala bizi, MÜSLÜMAN olarak adlandırmıştır. Ne ilavesi ne yenisi hiçbir isme razı olmayız. Böyle bir his sadece eziklik kompleksinden kaynaklanmaktadır. Allah'a emanet olunuz.
İnsan, ön kanaatle bakınca daha keskin kurallara sarılıyor. Bu nedenle, Ümmet'in iç sorunlarına bakarken ilke olarak bir kişi bile dışarıda kalmasın diye gayret etmek lazım. Şimdi tasavvuf erbabının hatalarını irdelemeye kalkarsak, öbür yandan onların hatalarını irdeleyenlerin de sabah namazını cemaatle kılmadıklarını, zikir diye bir şey bilmediklerini, kuru bir İSLAMCILIK şemsiyesi altında konuştuklarını söyleyenlere ne diyeceğiz? Bizim vazifemiz, hataları tespit edip karara bağlamak mı yoksa Allah'ın adının bir kere daha yücelmesini sağlamak mıdır? Ilımlı veya sertten ziyade dengeli ve toplayıcı bakmayı yeğlemekte yarar olduğunu düşünüyorum. Hassasiyetinize teşekkür ederim. Allah yardımcımız olsun.
Ramazan orucunu bozan ne ise diğer oruçları da bozan o olur. Havuzda ağza su kaçması da orucu bozar.
Bu tür bilgiler yönlendirici, bağlayıcı değer taşımaz.
Size tavsiyem, zekâ ve gayretinizin sizi götüreceği en iyi tıp branşına hazırlanmanızdır. Gerekçelerinizi makul bulmadım. Siz, öncelikle kendi takvanızı düşünün. Önünüze gelen hastanın, uzman olduğunuz için ve bayan bulamadığı için size gelmiş olabileceği ihtimalini neden düşünmüyorsunuz?
Zina büyük bir kusurdur. Evlenmeye ehil insan olmaya bile manidir. Ama fıkıh kuralı olarak zikredecek olursak, daha öncesinde zina etmiş olmak nikâha mani değildir. Zina edenle evlenilebilir. Gizlemeye gelince bu bir vicdan meselesidir. Zina eden biri, muhteşem bir tevbe ile o hatayı örtmemişse onun yüzünden okunur yaptığı iş. Ama ilke olarak, Allah'ın affettiklerini gizlemek esastır. Allah'a emanet olun.