Fetva Meclisi
Soru
Selamun aleyküm hocam, size içinde bulunduğum durumu anlatıp içimi dökmek istiyorum. Ben 24 yaşında bir kızım, bundan 4 yıl evvel bir insanla tanıştım ve geçen yıl nişan yaptık. Ardından imam nikahı yaptık ve Ağustos ayında düğünümüz olacaktı, beni düğünümüze 3 ay kala terk etti ,ortada hiçbir sebep yokken. Daha sonra öğrendim ki aynı okulda görev yaptığı bir din kültürü öğretmeni ile ilişkisi varmış,beni bildiği halde kız da bu duruma razı ve bu durumlardan sonra ben büyük bir ruhani çöküş yaşadım hocam, ve bu insan namazını kılan ,orucunu tutan her türlü ibadeti yerine getirmeye çalışan bir insandı, ben artık kime güveneceğim konusunda çaresizim , bir insanın yaptığı ibadetle aynı ölçüde davranması gerekmez mi, bizim karşı cinste ölçütümüz ne olmalı, ben bu insana nasıl dua etmeliyim, kendim için nasıl dua etmeliyim hocam bana bu konuda yardımcı olmanızı rica ediyorum.
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Bu konuyu aklından sil. Tevbeni koru. Kimseye tek bir kelime bile anlatma. Yapman gereken budur. Allah yardımcın olsun, seni de bizi de salih kullarından kılsın.
Selamünaleyküm. Ailenizin büyüklerinden birini sana danışmanlık yapmak üzere ayarla. O devreye girsin. Onun kararına göre de hareket et, rahat edersin.
Aleykümselam. Anlattıklarınıza göre bir kişilikle, İslam'a göre yaşayacak birisinin evlenmesi anlamlı değildir. Kendinizi bitmez bir kavganın içine sokarsınız. Baştan kim küsecekse küssün ama kavgayla bitecek bir süreç başlamasın. Nişanlınızı da buna ikna edin ya da kendinizi ona soğutun. O da ayrılmak istesin. Uzun bir acıdansa kısa bir acıya razı olmalısınız. Allah size sabır versin.
Mümin, yolunu Allah ile yürüyen insandır. Sadece sen değilsin bu bunalımı yaşayan; hangi genç, hangi mümin elini kolunu sallayarak dinini yaşayabildi. Mümin olmak ve dinini yaşamak rahatça namaz kılmak, oruç tutmak ve zikir yapmak değildir, böyle olmamıştır hiç. Allah muhakkak imtihan edecek, içindeki samimiyeti ve direnci görecek. Bunun çaresi yoktur. Kimi dışarıda izlediğimiz gibi zalimlerin silahı ile bu imtihanı görür. Kimi fakirlikle boğuşur. Kimi medyaya esir kalır. Bir başkası da senin gibi kendi öz ailesi tarafından dışlanır. Ama herkesin hedefi aynıdır: İyi mümin olmak. Direneceksin, yıkılmayacaksın. Bugün değilse yarın evlenirsin meraklanma. Temel ilkelerden taviz verme. Biraz esnetilebilecekleri ise esnet zamanla. “Olmaz/olmuyor” sözünü kullanma. “Olacak, olana kadar direneceğim” demeye alıştır kendini. Bu arada dua etmeyi asla ihmal etme. Çok dua et, Allah çevrendekilerin kalbini yumuşatsın. Hazır ol, bu büyük mücadeleyi kazanmaya hazır ol.
Selamünaleyküm. Allah sana gerçeği erkenden göstermiş. Sen de belanı aramıyorsan kaç ve kurtul. Uzak dur. Belana koşarsan da kimseyi kınama daha sonra!
Selamünaleyküm. Henüz yolun başındasınız, korkmadan, yılmadan devam edin. Üç beş yılda sonuç alınmaz, sürekli yoğun bir heyecanla devam edeceksiniz. Önce kendinizi iyi bir işe koyun, ayağınız yere bassın. Sigara içen dâhil arkadaşlarınızdan iyi olmayanları atın, tamamen terk edin onları. İki kişi de olsa iyi bir arkadaş çevresi bulun kendinize. Muhakkak camiye gidin. Anne babanızın duasını alın. Bir sohbet halkasına katılın. Çokça dua edin. Allah yardımcınız olsun.
dua konusundaki diğer fetvalar
Böyle bir şart yoktur; gayba ait bir durumdur bu, kesin bir bilgimiz yoktur bu konuda.
Helallik istemeye devam edin. Onun için dua edin. Kalbinin yumuşamasını bekleyin. Allah Teâlâ size bir yol açar.
Evla olanın gözü bile meşgul etmeden dua etmek olduğunu kaydetmeye gerek yoktur. Ancak istihare namazı ve duası nafile bir ibadettir. Nafile namazlarda Kur'an’a bakarak okumak caiz olduğuna göre istihare duasını bakarak okumakta hiçbir sakınca olmaz.
Selamünaleyküm. Biiznillah bu kalıcı bir sıkıntı değildir. Geçici bir hastalık olarak görün bunu. Çevrenizi değiştirin. Beş vakitten birini muhakkak camide cemaatle kılın. Fırsat buldukça başka vilayetlere ziyaretler yapın. Kitap okumaya çalışın. Bir ders halkasına ara sıra da olsa katılmaya çalışın. Kur'an okuyun. Özel vakitlerde hususi konulu Dua edin. Günahkâr diyebileceğiniz insanlarla bağlantınızı kesin.
Dua ederken elleri kaldırmak sünnettir. Bu konuda tartışma yoktur. Duadan sonra elleri yüze sürmekle alakalı ise sahih bir hadis yoktur ama zayıf da olsa buna işaret eden hadisler vardır. Dolayısıyla da yapılmasında sakınca yoktur. Fatiha’yı dua niyetiyle okuduğumuzdaki durum böyledir. Kur'an niyeti ile okuyunca ise zaten bu durum olmaz.
Evet, bu bir umuttur, iyiye yorma emelidir ama Allah Teâlâ, mümin olmayan kulunun duasını da kabul edebilir. Duanın kabulünü sevilmiş olma olarak yorumlamak tam isabetli olmayabilir.