Fetva Meclisi
Soru
Bir buçuk yaşında bir kızım var. Oyuncak bebekleri, hayvan ve insan figürlü kıyafetleri var. Namaz kılarken bebeklerini önümüze getiriyor, canlı figürlü (mesela kedi) kıyafeti ile önümüzden geçiyor, bazen önümüzde oturuyor, bu gibi durumlarda namazımız bozulur mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Çocuklar, buluğ çağından önce çocukturlar, yaptıklarından dolayı günaha girmezler.
Bu durumlarda namazın sünnetlerini kılmayabilirsin. Bebeği de önüne koyup gözünün önünde tutarak sadece farzları kılarsın. Endişelenme, biiznillah kısa bir zamanda bu sıkıntı geçer. Allah Teâlâ size de yavrunuza da afiyetler versin.
Selamünaleyküm. Oyuncak bulunan odada namaz kılmanın sakıncası yoktur. Namaz kabul olur. Özellikle oyuncakların kıble yönünüzde olması durumunda zihninizi meşgul etme ihtimali olacağı için kıble yönünüzü boşaltırsınız. Bilhassa canlı figürü gibi olan oyuncaklar kıblenizde bulunmaza yeterli olur.
Selamünaleyküm. Söz dinleyecek yaşta olmayan çocukların namaza alınmaları doğru olmayabilir. Mesela dört yaşından küçük çocuklar alınmamalıdır. Daha büyük çocukların ise kahrına katlanılmalıdır. Cami onlara emanet edilecek ileride. İhtiyarların bu tür anlayışsızlıklarını anlayışla karşılamamız gerekir. Onların anladığı namazla, namaz arasında çok fark vardır. Allah'a emanet olun.
Aleykümselam. Bebeğinizin namazda size yaptıklarını sıkıntılı bir durum olarak görmeyin. Sizin namazınız öyle iken bile mükemmeldir. Allah kabul etsin. Sakın yavrunuzu bu nedenle üzmeyin.
Çocuklarımızın meleksiz bir odada bulunmaları doğru mu ki onların odalarında caiz olsun? İki hususu dikkatinize sunmak isterim. Birincisi, meseleye sadece resmin haramlığı açısından bakma hususudur. O sözünü ettiğiniz resimlerin, çocuklar üzerinde akideden aile ilişkilerine kadar ne denli etki yaptığını araştırmalıyız. En küçük örnek olarak şunu kaydedebiliriz: Bizim için pis hükmünde olan domuz ve köpek, o resimler sayesinde 'cici' seviyesine yükselmektedir. Bu bizim için bir kayıptır. İkinci husus da, çocuklarımızın eğitiminde keşke boşluk bırakmamayı becerebilsek de resimlere güvenme yerine mübah olan imkânlarımız yeterli olsaydı! Maalesef oyuncak, resim ve benzeri şeylerle annelik, babalık, öğretmenlik boşluğumuzu dolduruyoruz. Bu tür malzemelerin eğitim için şart olduğunu bize öğretenler, doğurduğunu cihat aşkı ile büyütmekten mahrum batılıların teselli için çizdikleri domuz resimlerine sığındıklarını görmezden geliyorlar. Allah yardımcımız olsun.
canlı figürü konusundaki diğer fetvalar
Logonuz caiz olabilir. Canlıların heykel gibi şekillendirilmesi caiz olmayan bir durumdur. Caiz olabilmesi için söz konusu şekillerin CANLI OLSA İDİ YAŞAMAZ şekle büründürülmesi ile belki caizlik oluşabilir. Mesela kafa ile beden arasında kopukluk olması gibi.
Resimlerini yapmak ne ise onların şekillerini yapmak da o olur. Belki de o şekiller resimden daha riskli de olabilir. Allah Teâlâ size daha helal ve bereketli rızık nasip buyursun.
Konusu haram olan şey roman veya başka bir şey olmakla helal olmaz. Meseleye konu olarak bakınız. Resim meselesine gelince tam insan veya yaşayabilir kadarı ile çizilmiş insan resmi için caizlik yoktur.
Ev hanımı tipi de olsa bayan resmi teşhirine fetva bulmak mümkün olmaz. Resim için ise şöyle bir kural koyabiliriz: Var olan mesela tavşanı simgeleyen ama aslında o çizimdeki gibi bir şeytanın yaşaması mümkün olmayan resim çizilebilir. Bakıldığında doğada var olan bir canlıyı resmeden ve yaşayabileceği kadarki organlarını gösteren resim ancak eğitim gibi bir maksatla caiz olabilir. Dinimizde böyle bir hassasiyet vardır. Allah yardımcımız olsun.
CANLI HAYVAN/İNSAN resminin bulunduğu eve meleğin girmeyeceği hadisle sabittir. Bu konuda bir tereddüdümüz yoktur. Sadece, uzaktan bakıldığında anlaşılamayacak kadar küçük resim veya o çizilmiş şekli ile biyolojik olarak yaşaması mümkün olmayacak şekilde çizilmiş resim (mesela sadece başı olan gibi) bu kuralın dışında olabilir.
Üzerinde tam bir hayvan resmi bulunan bir eşyanın (kıyafet, bardak…) kullanımı tahrimen mekruhtur. Resim yapmak ise aslen sakıncalı bir iştir. Canlı resmini çizmenin haram olduğunu söyleyen âlimlerimiz vardır. Ancak uzaktan bakıldığında tek başına yaşayamayacak kadar organın çizilmesini caiz görmüşlerdir.