Fetva Meclisi
Soru
Namazda hapşırmam geldiğinde ağzımı kolumla kapatmam doğru olur mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Kıbleden dönülmedikçe saftan ötürü yapılan hafif hareketin namaza zararı yoktur. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. İkindiye gittiğinizi bilerek camide idiniz de diliniz öğlen dedi ise bunun namazınıza zararı yoktur. Tekrar kıldığınıza göre zaten sorun yoktur, Allah kabul etsin.
Namazda gözleri kapatmak gerekmez. Kapatınca da namaz bozulmaz. Bunu özellikle yapmamak gerekir.
Selamünaleyküm.Namazda,koku ve ses ya da ıslaklık bulmadıkça namazı bozmayın, bozulduğunu da düşünmeyin.
Selamünaleyküm. Namazı kazaya bırakmamak lazım. Eğer bırakılacak olursa ilk fırsat ne zamansa o zaman kılıp vebalden kurtulmak gereklidir.
Selamünaleyküm. Namazı kazaya bırakmamak lazım. Eğer bırakılacak olursa ilk fırsat ne zamansa o zaman kılıp vebalden kurtulmak gereklidir.
dini soru konusundaki diğer fetvalar
Böyledir hayat. Böyledir iman. Bütün günleri birbirine denk olan ya da sürekli ilerleyen yok gibidir. Varsa da onlar pe azdırlar. Sizin önce bu gerçeği kavramanız gerekiyor. Hayat budur, iman davası böyle yaşanır. Bir gün eksik yaparsın, ertesi gün o eksiği kapatacak ilave bir iş yaparsın. Büyük bir heyecanla ve sabırla yoluna devam edersin. Yılmaz, yıkılmaz, dökülmezsin. Rabbin de seni, niyetine ve büyük gayene göre kabul buyurur. Akıbetin de hayır olur. Böyledir bu. Hayale kapılmayalım, heyecanımızı şeytana kaptırmayalım.
ŞERİAT İslâm dini demektir. Ne yazık ki insanlarımıza Şeriat sanki başka bir kültür imiş gibi sunulmuştur. Pek çok insan bilmeden ve anlamadan konuşmaktadır. Bu nedenle onları Şeriat düşmanlığı yaptıklarında kâfir olmakla itham etmekte zorlanıyoruz. Bilerek ve anlayarak Şeriat düşmanı olan elbette kâfirdir. Böyle birini önce ikaz etmeli daha sonra da geri adım atmazsa alakamızı ona göre bilerlemeliyiz. Bu hususta ŞERİATSIZ OLAMAYIZ isimli dersimizi izleyebilirsiniz.
Diyanet İşleri Başkanı'nın resmi/laik bir makamı temsil ettiğini biliyorsunuzdur. Temsil ettiği makam, onun binbir denge ile konuşmasını gerekli kılabilir. Ben ise dinimin sahih kaynaklarını okuyup öne çıkarmaktan başka bir gaye ile yaşamıyorum, biiznillah da yaşamayacağım. Bunu önemli bir tespit olarak öne çıkarmak isterim. Bir başka husus da şudur: Başkan'ın konuşmasını dinledim. O konuşmada açıkça 'yok' demiyor. Akademisyenlerin umumi tarzı olan şekli ile akide konusu düzeyinde yok olduğunu ima etmeye çalışıyor. Sorunuz sebebi ile Mehdi hakkında iman ettiğimiz çerçeveyi tekrar edeyim: - 'Mehdi gelmesi' bir hurafe değildir. Dinimizi öğretiyor diye bilip elimize aldığımız hadis kitaplarında açık ve seçik bir şeklide bu konu vardır. Bu konu hakkında ulemanın ciddi tahkikleri vardır. Dolayısıyla 'yok' demek mümkün değildir. - Mevcut itikat anaforu içinde reddedilmeye cüret edilen hususlardan birisi de bu Mehdi meselesidir ne yazık ki. Bu anaforda itikadımızın sarsılmasından Allah'a sığınırız. - Mehdi gelmesi insanlık için bilhassa sona doğru ortaya çıkacak en büyük olaylardan biridir. Büyüklüğünü tarif etmekte bile kelime bulamayacağımız kadar büyük bir olaydır bu. Bu nedenle de büyüklüğü ve etkisi açısından bakıldığında Mehdiliğin suistimal edilmesini görmek, yüzlerce kere o isim altında sahtekârlıkla karşılaşmak bizim akidemizi değiştirmemelidir. Aynı şekilde peygamberlik konusunda da suistimal yok mudur? Hâlâ peygamber olduğunu iddia eden olmuyor mu? Asıl bu fitneler içinde sabit akide sahibi olmak iyi mümin olmaktır. - Mehdi gelmesi gerçeği ile 'Mehdi beklentili mümin olma' aynı şeyler değildir. İtikadımız bize, Mehdi gelecek diyor ama bir yerde veya bir zamanda bu beklemenin gereklerini yapmayı emretmiyor bize. Onun gelmesi şu anda ona karşı vazifelerimiz açısından bizimle direk alakalı değildir. Her birimiz, onun gelmesine adeta gerek bırakmayacak yoğunluk ve ihlasta dinimiz için çalışmalıyız. Asıl vazifemiz budur. Mehdiliği tembelliklerinin gerekçesi yapanlarla onu, bir tartışma konusu olarak gündemde tutanların zararı öyle veya böyle aynıdır. Yarını kıyamet vakti olarak bilsek bile elimizdeki fidanı dikmekle yükümlü olan ümmet biz değil miyiz?
Bir mali müşavir veya bu hukuku bilen birine sorun: Meri hukuka göre ‘alabilirsin’ denirse yani mevcut yasalara uygunsa almanızda dinen de sakınca olmaz.
Ulema arasında hakem olmaya cüretiniz var ama e-mail adresinizde isim yok, adınızı bile yazmıyorsunuz. Bırakın ulema hakkında Allah hükmetsin. Ben ve siz kulluğumuza bakalım.
Diğer mirasçılardan anne baba ve eş yoksa sadece bir erkek ve üç kız çocuğu varsa mirasta erkek yüzde kırk, kızların her biri yüzde yirmi alır.