Fetva Meclisi
Soru
Dini nikahta vekalet verme nasıl oluyor? Yani bayan vekaleti nasıl verebilir?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Hayır, bayanlar kendileri için akdedilecek bir nikâhta bulunabilirler, bulunmalıdırlar ve kendilerine ait şeyleri konuşmalıdırlar. Bir zaruret varsa vekil tayin etsinler.
İki türlü nikâh tazelemesi olabilir. Biri, camide herkes tazeliyor bari ben de tazeliyeyim dersiniz, bunun bir değeri yok nasıl yaparsanız yapın. Bunun sadece adı nikâhtır. İkincisi ise şudur: Eşinizle nikâhınızın yenilenmesini gerektirecek bir durum vardır. O zaman ise ilk nikâhı nasıl icra etti iseniz aynısını yapacaksınız. O da şudur: Bizzat eşiniz bulunacak. Veya vekil birini tayin edecek. Mehir konuşulacak. Şahitler bulunacak. Eşiniz ve siz şartlarınızı belirleyeceksiniz.
Mücerret bir vekâletin bağlayıcılığı yoktur. Zira iki tarafın akit yapmak üzere bir araya gelmeleri ve sözleşmeleri gerekmektedir. Vekâlet sadece konuşma yetkisi almaktır.
Vekil olacak kişi için “mü'min” olma şartı aranabilir ama “iyi mü'min” şartı aranmaz. Bu durumda nikâhın batıl olduğu sözü doğru değildir.
Ne biçim soruyorsunuz, nasıl soruyorsunuz! Nikâh var ve bu din üzerinden yapılmış, bunu nasıl zina olarak adlandırırsınız? Siz dini ne zannediyorsunuz?
Selamünaleyküm. Nikâhta olmazsa olmaz şart, ilan edilmedir. Nikâhın ayrıntıları hakkında şahitlerin yeterli bilgisi olması ve bunun kayıt altında olması ana çizgiyi oluşturmak için yeterlidir. Bunu kadın veya erkeğin yapması sonucu değiştirmez. Ne var ki nikâh, böyle derme çatma olmamalıdır. Böyle bir nikâh için 'zina değildir' denebilir ama nikâh da bu değildir.
bayan konusundaki diğer fetvalar
Bayanlara bir bayanın imam olması caizdir. Şu kadar ki, imam olarak öne geçmez, aynı safta namaz kılarlar.
Kadın veya erkek, Müslüman’ın konuşma, yazma, dinleme ölçüleri bellidir. Çağ hangi çağ olursa olsun, ortamın adı ne ile anılırsa anılsın Müslüman için kural aynıdır: - Namahrem ile muhabbet, yazışmak yoktur. Sadece zaruri olana izin verilebilir. - Şehvete sevk eden, şehveti kışkırtan işler mübah değildir. - Ucunda harama kayma ihtimali olan işlerin kendisi de haramdır. - Küfrü ve küfür ehlini taklit etmek, onların minderinde güreşmek caiz değildir.
Bayanın tesettürlü olması nikâhın caiz olması için şart değildir. Yani Müslüman bir erkek, açık bir bayanla evlenebilir. Bu fıkhen caizdir. Şunu da belirtelim ki, fıkhen caiz olan bir şey ne kadar tatbik edilebilir onu Müslüman kendisi belirler. İnsanlar, çok iyi tesettürlü ile evleniyorlar da umduklarını bulamıyorlar; öncesinde sıkıntı olan bir evlilik nasıl sürer? Bunu da iyi değerlendirmek gerekir. Allah'a emanet olun.
Bir partide, şurada burada diye küçük ölçülere takılmadan ana kuralları bilmemiz daha basiretli sonuçlara götürebilir bizi. Bir bayan: a- Erkeklerle karma olacağı bir ortamda bulunamaz. b- Bedeninin teşhiri şeklinde sonuçlanabilecek bir ortamda bulunamaz. c- Sesinin fitneye neden olacağı bir ortamda, işte bulunamaz. d- Eşinin rızası dışında bir işi yapamaz. e- Anneliğini ve kadınlığını aksatacak bir işi yapamaz. Bunların dışında kadınla erkeğin çalışmasında, cihadında bir fark yoktur.
Bir bayanın, beraberinde mahremi olmadan toplamı 90 km'den fazla olan bir yola çıkması caiz değildir. Kat edilen yolun mesafesi önemlidir. Uçak veya başka bir araç hükmü değiştirmiyor. Bazı âlimler, bu asırda gelişen imkânların böyle bir yolculuğu mübahlaştırabileceğini söylemişlerse de takvaya uygun olan ve tercih edilen görüş, kadının mahremi olmadan tek başına yolculuğa çıkamayacağı görüşüdür.
Küfrün tuzağı olarak işleyen bir yerde bulunmak kesinlikle caiz olmaz. Velev ki bu yer mescit olsun. Ancak zorunluluk olarak bulunulması gereken durumlardan da söz etmek mümkündür. O takdirde de 'zorunluluğun gerektirdiği' sınırlar dahilinde bulunmak caiz olabilir. Bu 'zorunluluğun gerektirdiği' sınırları ise herkesin imanı belirleyecektir. Tamamen reddetmekle içine dalıp kalmak arasında bir dengeyi belirlemeye mecbur bulunuyoruz. Bu durumun kadın veya erkek ayrımı yoktur. Allah yardımcımız olsun.