Fetva Meclisi
Soru
Allah’ın izniyle yakında nişanım olacak. Ama benim kafamda beni sürekli düşünmekten strese sokan bir sorun var; onunla tanışma şeklimiz. Biz onunla internetten tanıştık -utanarak söylüyorum ama böyle maalesef- Bir telefon uygulaması vardı, ben o programda Arapçamı geliştirmek için Araplarla konuşuyordum ama sonra şeytana uydum ve Türklerle de konuşmaya başladım. En sonunda onunla tanıştım ve ikimiz de programı sildik. Tanışma şeklimizden dolayı bende hep bir güvensizlik vardı ve bu yüzden birkaç kere ayrıldık ama en sonunda onun güvenilir olduğunu anladım. Ailelerimiz de biliyor tanışma şeklimizi, mecbur anlattık. Allah nasip ederse onunla evlenmek istiyorum ama bazen bu sebepten dolayı vazgeçmek de istiyorum. Herkes nasıl tanıştığımızı soracak, yalan söyleyemem ama doğruyu söylersem de fitne olacak, insanların ağzına laf vermiş olacağız. Yuvarlayıp üstü kapalı söylesem bu sefer de tam anlatmadığım için yine altında bir şey arayacaklar. Ne yapmalıyım?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Geçmişe dair bütün harcadığınız vakit israftır. Tövbe ve istiğfarla kapattığınız dosyalarla ilgilenmeyin. Tevazu ve takva bahanesi ile şeytan, sizi günah çöplüğünde meşgul ediyor. Çıktığınız yola devam edin. Önünüze bakın, devam edin. Çalışın, devam edin. Anlatın, izah edin, devam edin. Durmayın sakın. Durduğunuz anda şeytan sizi yakalayacak. Kendinize iyi bir arkadaş grubu oluşturun. Allah yardımcınız olsun. Yolunuz ve ufkunuz açık olsun.
Kızım, sana yazılan nasibin gelecek ve sen onunla görüşeceksin. Kimseyle konuşmamak, görüşmemek başka şey nasibin olacakla görüşmemek başka şeydir. Gereksiz bir takıntı bu, rahat ol. Sen Müslüman bir kız olarak yaşa, nasibin seni gelir bulur.
Tevbe etti isen, tevbeni canın biliyorsan mesele yoktur. Eş adayına da eskiden açık olduğunu söylemelisin. Bekâretine bir zarar gelmedi ise ona geçmişini sadece açık olduğunu söyleyerek özetle ve bir daha da kimseye ölünceye kadar geçmişini izah etme sakın. Şeytana kulak asma. Tevbeli yoluna devam et. Allah seni korusun, kalbine huzur indirsin.
Bir bayanın bir erkeğe evlenme teklifinde bulunmasının dinen bir sakıncası yoktur. Ne var ki, bu husus fitneye müsaittir. Bu nedenle, sizi ve onu dengede tutabilecek biri aracılığı ile bu işe başlayın. Bu süre zarfında da siz, kendinizi kontrol dışına salmayın. Nikâh gerçekleşinceye kadar, üçüncü şahıs sizi ve onu buluştursun.
Şunu unutmayın: İnsanlar yüzde yüz denebilecek bir sevgi ve sempati ile girdikleri evlilik süreçlerini bile kötü sonlandırıyorlar. Siz onca tereddütten sonra nasıl mutlu olacaksınız?
Selamünaleyküm. Size 'ateşle oynamayın' demeyeceğim; işiniz yok mu diyeceğim, dertlerle uğraşmak zevk mi veriyor diyeceğim, başkasının kırılmasını kendinin parçalanmasından daha önemli neden tutuyorsun diyeceğim. Şunu bilmelisin: Şeytan, sen onun bir oyununu anlayınca oyundan çekilmedi; bak sana ikinci oyununu oynuyor! Seni merhametinle, insanların incinmemesi ile tuttu. Güzel kardeşim, evlilik saadet içindir. Baştan ağır sorunlarla başlayan bir evlilik ileride kaç yılda düzelecek, sen kaç yıl sabredeceksin. Sana ateşle oynama demiyorum; aklını kullan diyorum. Ve seni bekliyorum. Allah'a emanet ol.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Bunu doktorla çözmelisiniz.
Sadece bu başlık altında baktığınızda aldanan masum gibi durmaktadır diyebiliriz. Peygamberlik iddia edenin, peygamberliğe uygun bir kişi ki sahibi olup olmadığı, geçmiş hayatı, vaatleri ile yaşantısı arasındaki ilişki gibi farklı başlıklarla ele aldığınızda da aldanın masumluğunu destekleyemeyeceğinizi anlarsınız. Bir de şunu unutmayalım ki, hidayet de bir nasip meselesidir.
Onlar bebek niteliğinde değildir. Hastanenin onları kötü bir maksatla kullanmamasını temin ettikten sonra imha edilmelerinde sakınca olmaz. Allah yardımcınız olsun.
Bundan sonra böyle bir düşünceye gerek yoktur. Hepimiz Rabbimizin rahmet ve mağfiretine muhtacız; biz de siz de istiğfar ederiz, hata etmiş isek de Rabbimizin rahmetine sığınırız. Öyle yapın, işinize bakın, ibadetlerinizi yapın. Biiznillah rahat edersiniz.
Türkiye Müslümanları genellikle Hanefî mezhebini esas alarak namaz kılmaktadırlar. Ne kadar iyi bir namaz kılındığını, hatasız olmasına, huşuuna dikkat edilip edilmediğini sorgulama durumunda değiliz ama esas alınan Hanefî mezhebidir. Sizin belirttiğiniz farklılıklar Hanefî mezhebi ile diğer mezhepler arasındaki farklılıklardır. Zikrettiğiniz başlıkların hiçbirinde namazın kabul olmasını etkileyecek bir sıkıntı yoktur. Ne eski yaptığınızda ne de yeni yaptığınızda namaza zarar veren durum yoktur. Yatsı ve ikindi namazı ile alakalı durumda da sıkıntı yoktur. Şuna dikkat etmelisiniz: Hanefî mezhebine göre dediğimiz namaz şekli kesinlikle Sünnet dışı değildir. Peygamber alayhisselam efendimizden bize aktarılan farklı uygulamaların sonucu olarak o farklılıklar bulunmaktadır. Her iki türlü de yapıldığında namaz kılınmış ve Peygamber aleyhisselam efendimize ittiba edilmiş olunur. Kalbiniz mutmain olsun. Şu kadar ki, bu tür meselelerde ilmi ile bilinen birine tabi olmanız daha kurtarıcıdır. Komşu olması yeterli olmamalıdır. Namaz gibi bir ibadeti ulu orta eda edemeyiz. Dikkatli olmalıyız ve ilme göre hareket etmeliyiz. Allah yardımcımız olsun.
Sahih bir hadis olarak bu yoktur. Kadınlar aleyhine uluorta üretilmiş sözlerden biri olarak yaygınlık kazanmıştır.