İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Ablamın 9 yıl çocuğu olmadı. Doktorlar tüp bebek tedavisi önerdi, ablam da tüp bebek yaptırdı. Allah’ın izniyle tedavi vesile kılındı ve çok şükür ikiz bebekleri oldu. Bu sırada ablamın 5 tane döllenmiş yumurtası oldu, bunun 2 tanesini kullandı, 3 tanesi ise duruyor. Maddi durumu da çok iyi değil. Hastane bunu saklamak için her yıl ücret istiyor. Ablam ise çok yorulduğundan o üç tane döllenmiş yumurtaları tekrar kullanmak istemiyor. Bu yumurtaları hastane söndürme işlemi yapıp kullanılmaz hale getirebiliyor eşler isterse. Ablamın o yumurtaları söndürmek istemesinde bir günah var mıdır?

Cevap

Onlar bebek niteliğinde değildir. Hastanenin onları kötü bir maksatla kullanmamasını temin ettikten sonra imha edilmelerinde sakınca olmaz. Allah yardımcınız olsun.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah Teâlâ size umduğunuzdan güzelini versin. Huzurunuzu daim kılsın. Bu işlemde ve bekletilmede esasen bir sorun yoktur. Benim şahsi kanaatim ve bu konuda duyduğumuz mide bulandırıcı haberlerden ötürü size saklama konusunda caiz olsa bile güven verici olmayacağını ikaz etmem gerekmektedir. Doğrusu benim kalbim rahat etmez. Siz işlemi yaptırın. Gerisini de laboratuvarda bile bırakmayın. Çok şey duyuyoruz. Geçmiş olsun, mübarek olsun.

Dört buçuk senelik evliyim. Eşim de ben de 29 yaşındayız. Çocuğumuz olmuyor. İst
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aleykümselam. Öyle düşünmeyin. Eğer Allah Teâlâ bir sıkıntı vermiş ardından da şifa yaratmış ise onu aramak da vazifemizdir. Olmuyor denecek bir zamanı geçirip geçirmediğinizi iyi tespit edin, gerekiyorsa da helal olan yöntemlere başvurun. Allah yardımcınız olsun.

Selamünaleyküm değerli hocam. Ben 3 yıldır evliyim. Bizim çocuğumuz olmuyor. Dok
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Çocuk, Allah’ın en büyük nimetlerinden biridir. O nimete sahip olmak da her mü'minin tabii ve helal arzusudur. Allah Teâlâ’nın bir hikmeti gereği çocuk sahibi olamayan Müslüman’ın sabretmesi, dua etmesi gerekir ama belli bir noktadan sonra tıbbın sunduğu imkânlardan istifade ederek çocuk sahibi olmayı istemesinde hiçbir sakınca yoktur. Kalp krizi geçirenin tedavi olmasına nasıl bakıyorsak bu tedaviye de öyle bakarız. Maalesef bu alanda ahlâk zafiyeti hatta iman zafiyeti yaygın bir yanlış işlerin oluşmasına sebep olmuştur. Özellikle Müslüman ve Allah’tan korkarak mesleğini icra eden bir doktor bulduğunuzda tedaviyi olun. Kadına yönelik işlemlerde kadın doktoru özellikle arayın. Genel olarak şu kurallara dikkat ederseniz biiznillah helal bir iş yapmış olursunuz: Keyfi bir tedavi olmasın. Evlendikten iki ay sonra tüp bebek tedavisi istemek gibi bir keyfilik olmamalıdır. Doktorlar açısından başka bir çare yok dendikten sonra bu kararı verin. Özellikle kadın açısından kadın personel varken erkek personelin müdahalesine razı olmayın. Sperm çıkarıp elde etmede haram bir yöntem denemeyin. Kadın yumurtaları ve erkeğin menisini kontrolsüz bir şekilde hastaneye terk etmeyin. En güvenli yeri ve yöntemi muhakkak araştırın. Eşiniz ve sizin dışınızda hiçbir insana sizin parçalarınız verilmemeli, size kimsenin parçası verilmemelidir. (Buradaki parça sözcüğü, yumurta ve meni için kullanılmıştır.)

Hocam IVF yani tüp bebek çalışması yaptırmak istiyoruz. İçimiz daralıyor. Böyle
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aleykümselam. Tövbe ettiğiniz geçmişinizle uğraşmayın. Eşiniz dışında üçüncü kişinin bulaşmayacağı bir tüp bebek çalışması yapmanızda sakınca olmaz.

Selamünaleyküm. Hocam beş yıllık evliyim, çocuğum olmuyor. Tüp bebek diyorlar am
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Tüp bebek çalışmasında üretilen embriyoların kullanılması ile alakalı olarak şu hususlara dikkat edilmesi gerekmektedir: a- Nikâhlı iki eşin doğal yollarla bebek oluşturamıyorlarsa tüp bebek çalışması yapması, bu iki eşten başka üçüncü bir kişi devreye girmeden ve erkeğin ölümünden önce olmak kaydıyla caiz görülmüştür. b- Kadından üretilecek embriyoların elde edilmesi yoğun bir çalışmayı ve kadının yorulmasını gerektirmektedir. Üzerinde çalışma yapılan ve rahme yerleştirilen embriyolarda başarı oranı çok düşük olduğu için birkaç kere deneme yapılması gerekebilmektedir. Her deneme için yeniden bir yoğunluk yaşanması yerine ilk çalışmada birden çok embriyo üretilmekte ve bunların biri veya ikisi rahme yerleştirilmektedir. Başarılı olursa onlarla devam ediliyor, başarılı olmazsa eldeki embriyolardan bir başkası yerleştiriliyor. Bu esnada eldeki embriyoların canlı yaşayabilmesi için de “dondurulma” denen bir sistemle muhafaza edilmektedir. c- Eşlerin beklentisinin karşılanması veya çalışmadan vazgeçmeleri gibi bir durumda da dondurulmuş durumdaki embriyolar laboratuvarda kalmaktadır. Bu noktada da telafisi sıkıntılı iki sorun çıkıyor. Birincisi: Bu embriyolar imha edilecektir. Bunların imhası bir nevi kürtaj demektir. Zira eldeki embriyolar cenindir yani bebektir. Elde bekleyen beş on embriyonun her biri bir kürtaj denebilecek yöntemle imha edilecektir. Bunun fıkhî bir boyutu vardır. İkincisi: Bilhassa Avrupa kültüründe bu embriyolar bankalara konmakta ve isteyene satılabilmektedir. Bunun biraz daha masum gibi duran ama hiç de masum olmayan şekli ile çocuğu olmayan kadınlar için deneme malzemesi olarak kullanılmaktadır. Bu durumda da o embriyoları veren eşler, hiç haberleri olmadan kendi menileri ile başkasının rahmindeki çocuğu oluşturmaktadırlar. Buna zina başta olmak üzere dinimiz ve iffetimiz açısından büyük bir sıkıntı olarak bakmak zorundayız. Bu nedenle diyoruz ki: Tüp bebek çalışması yapanlar, güven noktasını iyi araştırmalıdırlar. Tıbbın bu konudaki heyecanı yani bir iş üretme arzusu helal/haram ilkelerini gözetmemektedir. Bazı ülkelerin kanunları belirli sınırlamalar getirse de neticede hilesi çok ve kolay yapılmaktadır. Nesiller boyu devam edebilecek bir rezilliğe karşı çok dikkatli ve takipçi olmalıdırlar. Her defasında kullanılacak kadar embriyo üretmeli ve ikinci defa için çalışmanın ikinci defa yapılması istenmelidir. Böylesi daha güvenlidir. Çalışma sürerken eldeki embriyolar fazla ise onların muhafazası konusunda hasta, yasal gücünü de kullanarak ciddi bir takip içinde olmalıdır. Çalışma bittikten sonra da imha edilmelerini bizzat izlemelidir. Asla ve kata, embriyoları laboratuvara terk etme ve bağışlama gibi bir akılsızlık yapmamalıdırlar. Meseleyi şöyle görmelidirler: İki yaşındaki bebeğimizi laboratuvara bağışladık veya embriyoyu bağışladık! İmha edilme esnasında şöyle bir soru önümüzde duracaktır: Bu bir kürtajdır. Kürtaj ise haramdır. Evet, bu ihtimal vardır. Ancak bilhassa kırk günü dolmayan bir embriyo için ortada bir tedavi çalışması bulunduğundan ruhsat oluşabilir kanaatindeki fukahaya tabi olabiliriz. Netice olarak öyle veya böyle embriyolar imha edilmelidir.

Hocam tüp bebek tedavisinde dondurulan embriyonun kullanılmadan imha edilmesi gü
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Tüp bebek uygulaması yapmanızda sakınca yoktur. Tüp bebekle ilgili dikkat edilmesi gereken inceliklere dikkat etmeniz ise ayrıca önemli bir husustur.

9 yaşında bir evladımız var.Yaklaşık 5 yıldır da bir evlat daha istiyoruz. Ancak

dini sorular konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bunu doktorla çözmelisiniz.

Benim bazı korkularım var ve bunlardan kurtulamıyorum. Özellikle gece yatarken k
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bundan sonra böyle bir düşünceye gerek yoktur. Hepimiz Rabbimizin rahmet ve mağfiretine muhtacız; biz de siz de istiğfar ederiz, hata etmiş isek de Rabbimizin rahmetine sığınırız. Öyle yapın, işinize bakın, ibadetlerinizi yapın. Biiznillah rahat edersiniz.

Ben 40 yaşında, elhamdülillah sağlıklı biriyim. 2 yıl önce 37 yaşında olan karde
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Sana ne insanların ne diyeceğinden? Bu da başka bir hata, madem kalbin rahat bak işine geveleme şeytanın sakızını kızım.

Allah’ın izniyle yakında nişanım olacak. Ama benim kafamda beni sürekli düşünmek
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Çocuğunuzun adının Muhammed Mustafa olmasının dinen bir sakıncası olmaz. Ağır gelmek gibi bir durum da söz konusu değildir. Şu kadar ki, böyle bir isim yerine sadece Mustafa veya sadece Muhammed daha uygundur. Tercihiniz böyle olsun.

5 ay sonra erkek bir çocuğum olacak. İsmini Muhammed Mustafa koymayı çok istiyor
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Sadece bu başlık altında baktığınızda aldanan masum gibi durmaktadır diyebiliriz. Peygamberlik iddia edenin, peygamberliğe uygun bir kişi ki sahibi olup olmadığı, geçmiş hayatı, vaatleri ile yaşantısı arasındaki ilişki gibi farklı başlıklarla ele aldığınızda da aldanın masumluğunu destekleyemeyeceğinizi anlarsınız. Bir de şunu unutmayalım ki, hidayet de bir nasip meselesidir.

Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellemin vefatından sonra çıkan yemame savaşı
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah’ın en büyük haramlarından biri zinadır. Zina pek ağır bir haramdır. Evli kadının zina etmesi ise daha ağır bir haramdır. Bir erkeğin nikâhında iken zina eden kadınla alakalı hükümleri şöyle özetleyebiliriz: a- Bu kadın, Rahîm ve Ğafûr olan Allah’a sığınıp tevbe etsin. Kalbinin nabzı kadar önemli bilsin bu tevbeyi. Tevbesindeki ciddiyeti meleklere ispat etsin. Kendisini ibadete versin. O çirkinliği sevk eden ortamlara veda etsin. İspat edilmiş ve korunmuş bir tevbe ile yaşasın. b- Çirkinden daha çirkin bir iş olan bu zinası ile kadının nikâhı düşmez. Böyle bir kadının zinasını kocası bildiğinde onu boşama hakkına sahiptir. Çocuklar veya sosyal konum gibi bir nedene binaen boşayamaz bir durum olursa onunla karıkocalığa devam etmesinin dinen bir sakıncası yoktur. Ulemanın ağırlıklı görüşü böyledir. Kadının, bu kabahati tekrarlamak gibi bir duruma dönüştürmesi hâlinde ise erkeğin onu boşaması en azından mürüvvet açısından tavsiye edilir. c- Kesinlikle ve kesinlikle kadın bu rezilliği kimseye söylememelidir. Şeytan onu bu bataklığa düşürdükten sonra yaptığını ona buna anlatarak ikinci, üçüncü, dördüncü kere aynı suçun melekler tarafından kaydedilmesine sebep olmaktadır. Eğer tevbesinde samimi değilse o zaten laneti bulmuş demektir. Tevbesinde samimi ise tevbenin gereği olarak kabahatini gizlemelidir. Bu gizlemeye eşi de dâhildir. Allah Teâlâ ona ömür verir de yaşatırsa tevbe fırsatı da veriyor demektir; fırsatı iyi değerlendirilmelidir. d- Elbette böyle bir faciada nikâhlı erkeğin hakkı bir nebze vicdanı kalmış bir insanı ezip duracaktır. Yani o kadın, eşinin hakkını düşündükçe ezilecektir. Buna denecek bir şey yoktur. Zaten o kadının tevbesini de biz, içine doğru akıp duran gözyaşları olarak anlamaya çalışıyoruz. Elbette ezilecektir. Burada bu kadının eşi ile olan ilişkilerinde eşinin hakkını, onurunu korumayı konuşurken bir de mü'min bir toplumda evli bir kadının zinasının ifşa edilmesi ile oluşacak rezaletin onun eşini de aşıp sayısını Allah’tan başkasının bilemeyeceği kadar mü'min insanı erkeğiyle kadını ile yaralayacağını unutmamak gerekir. Zinanın yayılma sürecinin hızlanmasına sebep olacaktır. Dağ ağırlığında bir suçun çakıl taşı gibi görülmesine neden olacaktır. Meseleyi aile olarak gördüğümüzde, bu ümmetin de bir aile olduğunu unutmadan karar vermeliyiz. e- Kadın gerçekten bu rezilliğin altında ezildiğini hissediyorsa ve boşanmayı kendisi için kurtuluş görüyorsa başka bir gerekçe altında boşanmayı sağlamasını tavsiye ederiz. Ateşe benzin dökmenin hiçbir anlamı yoktur.

Hocam, evliyken başka bir erkekle ilişki yaşamış bir kadın ve bu durumdan haberi

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.