Fetva Meclisi
Soru
Esselamu aleykum deyerli hocam! Hocam bir sualle karşılaşdım. Birinin nisab mikdarından fazla parası ve ya altını, gümüşü var. Bunun üstünden kameri olarak tam bir yıl geçdikden sonra bu adam bu paranın veya altının, gümüşün zekatını verse sonra ikinci kameri yıla da geçmiş olan ve artmayan halen de nisab mikdarından fazla olan bu paranın veya altının, gümüşün zekatını vermelidir mi? Allah sizden razı olsun!
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Her ikisini değerleri üzerinden de toplayıp nisaba ulaştığında zekât verebilir.
Geri gelme ihtimali olmayan bir borç verdi iseniz onu yok sayabilirsiniz. Bunun dışındaki alacakların zekâtını her yıl mal elinizde imiş gibi verirsiniz. Tahsil konusunda sıkıntı varsa, mal elinize geçinceye kadar zekâtı erteleyebilirsiniz. Elinize geçince de geçen yılları toplayıp verirsiniz. Allah kabul etsin.
Mevcut borçla elinizdeki rakam nisaba ulaşmadığı sürece zekât gerekmez.
Selamünaleyküm. Araba almaya niyet etmek yeterli değildir. Arabanın anlaşmasını yapıp taksitlerine imza atarsanız o zaman zekât vermeniz gerekmez.
Selamünaleyküm.Dinimizde herkes kendi ibadet sorumluluğunu taşır. Zekât ve kurban bir ibadettir. Her ibadet gibi bunları da herkes kendisi yapar. Sizin zekâtınızın eşinizin zekatı ile bir alakası yoktur. kurban için de aynı şeyi söyleyebiliriz. Eşiniz altınlarını, sizin ona sormadan kullanabileceğiniz şekilde size vermesi durumunda ona zekât sorumluluğu çıkmaz.
Selamünaleyküm. Zekat, bir malın kullanılmasına karşı görevdir. Bir yıl kullanıldığında o yılın zekatı verilir. Bir kere verilmekle sorumluluğu kalkmaz.
altın konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. VEYSEL EMİR, isim olarak kullanılabilir. Önceki kurbanlar için yapacak bir şey yok. Size tavsiyem, başka birikmiş paranız yoksa elinizdeki altınları gramı düşük, değeri büyük bir altına çevirin. Her yıl kurban ve zekât ibadeti ile karşılaşmazsınız. Zira elinizdeki sınıra yakın bir değer. O kendi kendini yiyerek bitirir zekât vermeniz durumunda. Hem zekât hem kurban sizin için gerekmektedir.
Selamünaleyküm. Altın verip altın almak zorundasınız. Ya da para verip para alın.
Selamünaleyküm. Elinizdeki para, altınla beraber hesaplandığında zekât vereceğiniz bir para olmaktadır. Sadece o bulunsa belki gerekmezdi ama ikisi birleşince zekât gerekiyor. Onun da yüzde iki buçuğunu vereceksiniz. Altınların da kendisinden vermeniz şart değildir. Hesaplayıp para olarak da verebilirsiniz. Allah kabul etsin.
Selamünaleyküm. Altının fiyatını belirlerken kuyumcuların vitnrinindeki fiyatı ölçü alırsınız. Elinizdeki paranın zekâtı alacaklıyı alakadar eder.
Selamünaleyküm. Geçmiş olsun, Allah sizi sabırla donatsın. Oruç tutamayabilirsiniz. Tutamadığınız her oruç günü için BİR FİTRE MİKTARI sadaka verirsiniz. İstanbul'da bunun oranı yaklaşık ON LİRADIR. Otuz gün için ÜÇ YÜZ LİRA eder. Bunu verdiğinizde sıkıntıya düşeşecekseniz onu da vermeyebilirsiniz. Zekât, ayrı bir ibadettir. Elinizde birikmiş paranız seksen gram altın alacak miktarda ise ve bunu bir yıldan fazla zamandır bekletiyorsanız yüzde iki buçuk oranında zekât verirsiniz. Eşinizin altınları için de aynı şey geçerlidir. O da yılını doldurunca verir. Borçalarınız varsa borçlarınızı düştükten sonra bu hesabı yapın. Allah'a emanet olun.