İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Oruçluyken normal şekilde su ile taharet yapılsa oruç bozulur mu? Taharetlenirken su kaçsa bile rektumda tıbbi olarak hiçbir emilim olmuyormuş, emilim olmadığı halde rektuma su gitse orucu etkiler mi?

Cevap

Kadim kitaplarımızda böyle bir ikaz vardır. Yeni zamanların uleması ise sizin belirttiğiniz ayrıntıya işaret etmektedirler. İhtiyaten oruçlunun taharette bu dikkati kaçırmamasını tavsiye ediyoruz.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aleykümselâm. Sadece daha rahat konuşmak veya rahat etmek için bunu yapmanız durumunda orucunuza zarar verebilir. Aldığınız su buharı bir anlamda sudur. Bu da orucu bozar. Eğer yaşam gereği olarak bunu yapmanız gerekiyorsa bu bir zarurettir. Zaruret şartlarına göre oruç tutarsınız.

Selamünaleyküm. Boğazımda sorun var hocam, sıcak bir şeyler içmeden konuşamıyoru
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Oruçlunun yıkanması veya suya girmesi oruca zarar vermez. Oruçlunun orucuna zarar veren, ağız, burun ve makattan içeri su kaçırmasıdır. Bu içeri su kaçırmaya dikkat edildikten sonra gusletmekte veya duş almakta sakınca yoktur.

Hocam,oruçlu iken duşa girersem orucum bozulur mu?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Ağız ve burundan su kaçırmamak kaydıyla denize girmekle oruç bozulmaz. Fakat denize giren kimsenin, yüzme esnasında veya başka bir şekilde su yutma ihtimali yüksektir. Bu itibarla oruçlu iken denize girmekten kaçınmak daha ihtiyatlıdır.

Denize girmekle oruç bozulur mu?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Genze kaçan ve boğazdan aşağı inen su orucu bozar. Böyle bozulan oruç için sadece kaza gerekir. Yalnız burada suyun adeta rutubetinin hissedilmesi değildir kastedilen, bir miktar su olması gerekir kaçanın.

Oruçlu kimsenin abdest sırasında genzine kaçan su orucunu bozar mı?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Orucun bozulması konusunda hata; kişinin oruçlu olduğunu bildiği hâlde, orucu bozan durumun kasıtsız meydana gelmesidir. Örneğin abdest sırasında ağza ve burna su verilirken istem dışı boğaza su kaçması böyledir. Bu şekilde orucu bozan fiilin hataen yapılması orucu bozar ve yalnızca kazayı gerektirir. Boğaza su kaçması, kişinin oruçlu olduğu hatırda değilken meydana gelirse, unutarak yapılmış olur ve oruç bozulmaz. (el-Fetâva’l-Hindiyye, 1/202) Bir sahabi Resûlullah’a (s.a.s.), “Ey Allah’ın Resulü! Oruçlu iken unutarak yiyip içtim. (Orucum bozuldu mu)?” diye sormuş. Resûlullah (s.a.s.) da; “(Hayır bozulmadı) Allah seni yedirip içirdi.” (Ebû Dâvûd, Savm, 39 [2398]; bk. Buhârî, Savm, 26 [1933]; Müslim, Sıyâm, 171 [1155]) cevabını vermiştir. Şâfiî mezhebine göre; abdest veya gusül alırken ağız ve burna az miktarda alınan su, elde olmayarak (hataen) boğazdan inerse oruç bozulmaz. Çünkü oruçlu iken abdestte ağza ve burna az miktarda su vermek menduptur. Ancak serinlemek veya suyla oynamak ya da abdest ve gusülde gereğinden fazla abartılı bir şekilde ağza ve burna su almak gibi bir sebeple hataen su boğazdan aşağı inerse oruç bozulur. (Şirbînî, Muğni’l-muhtâc, 2/158)

Oruçlu kimse abdest alırken hata ile boğazına su kaçırırsa orucu bozulur mu?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Oruçlunun, oruca zarar vermesinden endişe ederek ağzına ve burnuna dikkatli su vermesi gerekir. Yaptığınız doğrudur.

Oruçlu iken burna sert su çekince genzimden boğazıma su kaçıyor, ben de burna ha

dini sorular konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kefareti fitre verir gibi vermek gerekmektedir. Bu da yemek olarak verilmemesini gerektiriyor.

Oruç kefaretini kişinin eline vermek mi gerekir yoksa bu kişilere iftar yemeği v
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Şeriatın kurallarına uygun olan ve yapanın Allah’ın rızasını umarak yaptığı her iş ‘salih ameldir.’ Bu kurala göre salih amelleri, ibadetlerle sınırlamak doğru değildir. Belli bir rakamla tahdit etmek de doğru olmaz. Allah’a iman ve Allah’a imanın gereği olarak iman edilmesi gerekenlere iman, vaktinde kılınan namaz, kabul olunmuş bir hac, ana-babaya itaat, bütün çeşitleriyle cihad, Allah için sevmek-buğz etmek, Kur’an tilaveti, az bile olsa yaptığında süreklilik sağlamak, emin olmak, insanlara karşı affedici olmak, konuşmada doğruluk, infak, insanlara zararsız bir Müslüman olmak, yemek yedirmek, selamı yaymak gibi işler salih amellerin en belirgin örneklerindendir.

‘Salih amel’ kavramını çok sık duyuyoruz. Zihnimizde bir şeyler canlanıyorsa da
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Zekâtın birden çok kişiye paylaştırılmasında sakınca yoktur. İşe yarar oranda verilmesi ise daha faziletli olur.

Zekâtı üç kişiye paylaştırarak verebilir miyiz?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İşimizin çok, vaktimizin az olduğu doğrudur. Yaşayan bütün insanlar bu ölçülerle yaşadı. Kimseye özel bir fırsat tanınmadı. Biz, tatil yapmak için gönderildiğimiz bir âlemde değiliz. Gecemiz, gündüzümüz imtihandır. İmtihandaki şartların bizim zevklerimize göre oluşturulmayacağı gayet tabii bir gerçek olarak bilinmelidir. Taştan su çıkarmak, suyla ateş tutuşturmak yapmamız gereken işin adıdır. Zaman bize saniyelerle ölçülerek verilmiştir. Onu kullanma tarzımız ve elde edeceğimiz sonuç, tartışmaya gerek bırakmayacak sonucumuzu oluşturacaktır. Az zamanda çok iş yapmak kesin hedefimizdir. Bu hedeften taviz vermeyeceğiz. ‘Vakit az, iş çok’ ebedi kuraldır. ‘Zamanı iyi kullanan kazanacak’ kuralı da ebedi olarak kalacaktır. Meseleyi ibadet penceresinden inceleyerek şöyle bir değerlendirme yapabiliriz. Bir mü’min bir dakika’ya neler sığdırabilir? Bu sorunun cevabı, tembel için sadece HİÇ’tir. Halbuki, hesabını bilen için bir dakika cennet kadar değerlidir. Yapılacak o kadar önemli ve kolay işler vardır ki! İşte birkaç örnek: Bir dakikada üç kere Fatiha suresi okunabilir. Bir Fatiha suresi okunduğunda sekiz yüz hasene elde edilir. Bir dakikada yirmi defa İhlâs suresi okunabilir. İhlâs suresi bir defa okunduğunda Kur’an’ın üçte birine tekabül eden sevap kazandırır. Günde bir dakika ile yirmi defa okunan İhlâs suresi ayda altı yüz defa okunmuş olur. Yılda ise yedi bin iki yüz defa eder. Ortalama bir sayfa Kur’an okunabilir. Üç kelimelik bir ayet ezberlenebilir. Tesbihattan herhangi biri elli-yüz defa tekrar edilebilir. Yirmi beş defa salavat getirerek, Allah Teâlâ’dan iki yüz elli rahmet yolu açılabilir. Telefonla sılayı rahim yapılabilir. Bir kişiyle musafaha ederek en büyük ecir kaynaklarından birini elde edebiliriz. Yolda eziyet veren bir taşı, cam parçasını kaldırarak, imanın yetmiş küsür şubesinden birini ihya edebiliriz. Bunların hiçbiri için abdest almak, kıbleye yönelmek gibi ağırlık verecek şartlar da yoktur. Yürürken yapılabilir, araç kullanılırken eda edilebilir şeylerdir. Bir dakika asla az değildir. Bir dakika ölüm veya hayat denecek kadar değerlidir. Bir dakika içinde bir cümle olan Kelime-i Tevhidle iman ehli olup cennete giren oldu. Bir dakikalık gergin haliyle cehennemlik iş yapıp helak olan oldu. Asıl sorun vakit azlığı değil, vakit kıymeti bilememektir. Televizyon seyretmek, malayani ile uğraşmak, kıymet bilmez arkadaşla oturmak gibi illetlerden korunulduktan sonra biiznillah vakit bereketlenir. Onca teknolojik imkânlara rağmen vakit yetmezliğine melekleri inandıramayız.

Şöyle bir tereddüt yaşıyorum: Okuduğum kitaplarda ve dinlediğim sohbetlerde, yap
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Hac ve umrenin namaz ve oruç ile borç bağlantısı yoktur. İki farklı ibadettir onlar. Her mümin bu iki ibadeti vakti geldiğinde yapar. Namaz ve oruç açığınızı kaptmaya kararlı olun. Fırsat bulunca da haccedin, umre edin. Allah'ın kapısı açık sizi beklemektedir. Asla umudunuzu kesmeyin. Siz sonradan başladığınıza göre herkesten çok o rahmete muhtaçsınız. Rahmet te herkesten çok size yakındır. Sakın merak etmeyin. Bunlara kafanızı da takmayın.

Hocam ben 28 yaşına kadar ailemden hiç dini bir eğitim almadım. 2-3 sene önce ke
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Duyu organlarının ilgi alanında olmayan, Allah Teâlâ inanmamızı emrettiği için inandığımız konuların bütününü ‘gayb’ adıyla anmaktayız. Melekler, cinler, ahiret gibi konular bu tür bilgilerdendir. Gayba iman etmek, imanda esası oluşturmaktadır. Gözle görünene inanmaktan ibaret olan bir iman zaten herkesçe kavranabilecek, zorlanmaya gerek bırakmayacak bir imandır. Ölüme inanmak çok kolaydır. Her yer ölüyle ve ölüm adaylarıyla doludur. Ama öldükten sonra dirilmenin gözlerimizle gördüğümüz bir örneği yoktur. Buna rağmen öldükten sonra dirilmeye inanan için mü’min kavramı kullanılmaktadır. Ruhları kabzedip, ölümü yaratan Allah zaten gözler önündedir. Ölüleri diriltecek olan Allah’a iman etmek asıl imandır.

Gayb ne demektir?

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.