Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben 28 yaşına kadar ailemden hiç dini bir eğitim almadım. 2-3 sene önce kendim araştırarak İslam’ı yaşamaya başladım. Mekke ve Medine’ye çok gitmek istiyorum ama namaz ve oruç borcum var. Namaz ve oruç borcu olan biri hac veya umre yapabilir mi?
Cevap
Benzer fetvalar
- Beraberinde faiz getirmeyen borç hac veya umreye mani değildir. Borçlanarak da umreye gidilebilir.
Toplamı için bir defaya mahsus ardı ardına altmış gün, artı yirmi gün tutmanız inşaallah yeterli olur. Allah kabul etsin.
O parayı güvenli bir kurumla deprem nedeniyle muhtaç birine ulaştırırlarsa nafile bir umreden daha sevaplı bir iş yapmış olurlar. İnşaallah umre de bir gün nasip olur. Umre nasip olmasa da niyetleri ile ecri nasip olur biiznillah.
Müslüman, haccedebilecek kadar malı varsa ona hac farz olur. Malı olmayana hac farz değildir. Farz olmadığı hâlde bir insan haccedebilir. Bunun için de ödeyebileceğini düşünüyorsa borçlanabilir. Bir haccın borçlanarak yapılması veya öz malla yapılması haccın kabulü açısından farklı olmaz, hac hactır. Birikmiş borcu olan kişi borçlarını ödemede sıkıntısı olmayacak biri ise haccedebilir ama haccetmesi durumunda borçları hak ihlaline dönüşecekse önce borçlarını ödemelidir.
Selamünaleyküm. Böyle bir ayrıntı bilmiyorum. Allah Teâlâ ibadetinizi kabul buyursun.
Selamünaleyküm. Hac size farz ise önce onu yerine getirmelisiniz. Değilse diğerini yapabilirsiniz.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Zekâtın birden çok kişiye paylaştırılmasında sakınca yoktur. İşe yarar oranda verilmesi ise daha faziletli olur.
Bir kere bu seviyesi düşük bir iştir. Din ile istihza yoksa küfür olmaz ona gülmek ama seviye düşüklüğü olur.
Kefareti fitre verir gibi vermek gerekmektedir. Bu da yemek olarak verilmemesini gerektiriyor.
Bu kadar hızlı kestirmek yanlıştır. Bir kere her ikisinin de açık seçik anlaşılacak kadar bariz olması gerekir. İkinci olarak da bunların kullanılmasında sakınca bulunması başka şey namaza mani olmaları başka şeydir. Üçüncü olarak da ortada bir kasıt veya vurdumduymazlık olması gerekir. Gafletten kaynaklanması daha hafif görülebilir. Son olarak da iki sembol arasında belli bir fark bulunduğu doğrudur.
Kadim kitaplarımızda böyle bir ikaz vardır. Yeni zamanların uleması ise sizin belirttiğiniz ayrıntıya işaret etmektedirler. İhtiyaten oruçlunun taharette bu dikkati kaçırmamasını tavsiye ediyoruz.
Şeriatın kurallarına uygun olan ve yapanın Allah’ın rızasını umarak yaptığı her iş ‘salih ameldir.’ Bu kurala göre salih amelleri, ibadetlerle sınırlamak doğru değildir. Belli bir rakamla tahdit etmek de doğru olmaz. Allah’a iman ve Allah’a imanın gereği olarak iman edilmesi gerekenlere iman, vaktinde kılınan namaz, kabul olunmuş bir hac, ana-babaya itaat, bütün çeşitleriyle cihad, Allah için sevmek-buğz etmek, Kur’an tilaveti, az bile olsa yaptığında süreklilik sağlamak, emin olmak, insanlara karşı affedici olmak, konuşmada doğruluk, infak, insanlara zararsız bir Müslüman olmak, yemek yedirmek, selamı yaymak gibi işler salih amellerin en belirgin örneklerindendir.