Fetva Meclisi
Soru
Hocam umre organizasyonu yapan bir vakıf, kuveyttürk ile yaptığı anlaşmaya göre kredi kartına vade farkı almadan taksitlendirme yapıyor. Umre ibadetini bu şekilde borçlanarak yapmamızda herhangi bir sakınca var mı?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Kredi kartı ile taksit yapmanın umreye bir zararı yoktur ama o taksit sisteminin niteliği önemlidir; veballi bir işlem ise umre bir kenara vebal bir kenara yığılır.
Hac ve umrenin namaz ve oruç ile borç bağlantısı yoktur. İki farklı ibadettir onlar. Her mümin bu iki ibadeti vakti geldiğinde yapar. Namaz ve oruç açığınızı kaptmaya kararlı olun. Fırsat bulunca da haccedin, umre edin. Allah'ın kapısı açık sizi beklemektedir. Asla umudunuzu kesmeyin. Siz sonradan başladığınıza göre herkesten çok o rahmete muhtaçsınız. Rahmet te herkesten çok size yakındır. Sakın merak etmeyin. Bunlara kafanızı da takmayın.
O parayı güvenli bir kurumla deprem nedeniyle muhtaç birine ulaştırırlarsa nafile bir umreden daha sevaplı bir iş yapmış olurlar. İnşaallah umre de bir gün nasip olur. Umre nasip olmasa da niyetleri ile ecri nasip olur biiznillah.
Selamünaleyküm. Borç para ile umre yapılır. Kredi faiz demektir, faizle ibadet yapılmaz.
Hac ve umre organizasyonunda, konaklama, rehberlik, sağlık, iaşe vb. hizmetler, Diyanet İşleri Başkanlığı ve belirli şartlara sahip acenteler tarafından sunulmakta ve bunlar karşılığında bir bedel talep edilmektedir. Mal ve hizmet satın alımlarında bedel, nakden veya kredi kartı yoluyla peşin veya vadeli olarak ödenebilir. Ödemenin kredi kartıyla taksitli yapılması hâlinde müşterinin taksitlerini zamanında ödeyerek faizli işleme düşmemesi gerekir. Bunun yanında, mal veya hizmet satan tarafın, yapılan taksitlendirmeye uygun olarak alacağını zamanında ve tam olarak almak yerine, erken alma karşılığında bankadan eksik tahsil etmesi caiz değildir.
Selamünaleyküm. Taksitten dolayı alışverişe getirilen fark sakıncalı değildir. Yani peşin alana şu fiyat, taksitle alana bu fiyat denebilir. Yasak olan, günü gelen borcu geciktirdiği için borçluya getirilen farktır.
banka konusundaki diğer fetvalar
Çalışma mantığında faiz bulunan bir banka ile çay muhabbeti bile yapılamaz. Ancak ağır bir zaruret, resmi bir iş bunun istisnası olabilir. Diğer bankalar eğer faizsiz, yani kullandığın paranın fazlasını istememek üzere kart kullandırıyorlarsa olabilir.
İnşaallah her iki durumda da sakınca olmaz. Allah kabul buyursun.
Zekâtı veren kişinin onu alacak kişiye ulaştırması zekâtın gereğidir. Dolayısıyla havale masrafı gibi bir masraf zekâttan kesilemez. Zekat eksik verilmiş olur.
İnsanlara CAİZDİR/YAPABİLİRSİNİZ demek, onların Sırat köprüsünden geçebileceklerini taahhüt etmek ve Allah’a hesap vermeye hazır olmak demektir. Benim öyle bir cesaretim yoktur. Köprüde kalmaktan korkarım. Faizin her çeşidi ve her oranı haramdır.
a- Faiz, Allah'ın haramlarından bir haramdır. Zina gibidir, alkol gibidir. Olağanüstü şartlarda alkole bir nebze geçici ruhsat oluştuğu gibi faize de ruhsat oluşabilir. Bu konudaki ruhsat, hayatî fonksiyonları icra etmede oluşabilecek bir tıkanma ile ancak söz konusu olabilir. Faiz illetinde, faizin birinci ve ikinci tarafları kadar ona hizmet eden bütün taraflar da o günaha ortak olurlar. Bu zarutetin daha aşağısı için var kabul edilebilecek bir ruhsat gayet tehlikeli bir tutum olur. b- Sözünü ettiğiniz felaketin ardından devletin vatandaşlara sağladığı yardım, faizi devletin ödeyeceği bir yardımdır. Neticede faizli bir işlemdir. Faiz için geçerli kurallar orada da geçerlidir. hayatî işlevlerinde sıkıntı oluşacak bir Müslüman bu imkândan yararlanabilir. Bu düzeyde olmayanlar için FAİZİNİ BİR BAŞKASI ÖDÜYOR diye helallik şartlarının oluşmayacağı kanaatindeyiz. c- Kimin hayatî sıkıntısı vardır kiminki de o düzeyin altında bir durumdur buna, herkesin imanı devreye girecek ve kararı kendisi verecektir.
Bankanın işlem masrafı gibi bir ücret almasında sakınca olmaz.