Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben Hacı olmadan, Ramazan bayramında (Hac ayları içinde) Mekke-i Mükerremede bulunduğum için dönmeden Hac yapmamın farz olduğunu öğrendim. Fakat orada kalma şansım tabiki yoktu. Bu durumda en kısa zamanda borç alarak da olsa Hacca gitmem gerektiği yönünde fetva aldım. Bu sene bir ihtimal Hacca gidebilirim. Kuveyttürk ile görüştüğümde bana; "Size bankamız adına iş ve işlemleri takip edebileceğiniz bir vekâlet veriyoruz. Siz istediğiniz acente ile anlaşıyorsunuz bankamız adına. Daha sonra biz de size bu programı vadeli olarak satıyoruz" denildi. Bu işlem caiz midir? Ayrıca Hac işi olmazsa yine Ramazan'da umreye gitmeyi istiyorum. Bayramda yine Mekke-i Mükerremede bulunsam, yanlışta ısrarcılık olarak adlandırılır mı? Yani günaha mı girerim? (Not: Hacca yazıldım.)
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Mikat dışından Mekke'ye girecekler HAC VEYA UMRE YAPACAKLARSA mikattan ihrama girmelidirler. Mikattan ihrama girmeden Mekke'ye girenler, hac veya umre yaparlarsa kurban cezası vermeleri gerekir. Bazı alimlere göre bu sadece hac ve umre yapan için böyledir. Ancak cumhuru ulema yani alimlerin ağırlıklı görüşüne göre Mekke'ye girmenin şartı budur. Siz ise Cidde'de ikamet ettiğinize göre Mikat sınırları içinde bulunuyorsunuz. İhrama girmeniz için mikat dışına çıkmanız gerekmez. Bulunduğunuz yerden ihrama girerek umre yapabilirsiniz. Özel durumunuza gelince sizin Mekke'ye girişiniz, Mikat içinden olduğuna göre ve yoğun giriş çıkış yaptığınızdan her seferinde ihrama girip umre yapmanız gerekmez biiznillah. Haremi şerife girdiğinizde yapacağınız en büyük iş, onun azametini ihlal edebilecek bir hata yapmamak olsun. Tavaf yapmaya çalışın. Bir sahifede olsa Kur'an okuyun orada. Çalışırken bile zikir yapın. Dünya kelamını azaltmaya çalışın. Kul hakkına azami riayet edin. Oradaki işinizi Mekke'ye, Haremişerife ve mü'minlere hizmet niyeti ile yapın, yaptığınız ebedi size ecir kaynağı olsun. Ve dua edin, dua edin, dua edin; kendinize, ailenize, isteyenlere ve bu kardeşinize..
Selamünaleyküm. Arafat vakfesi günlerine yakın zamanda Mekke'de olanların, hac yoğunluğunda bitkin düşecekleri işleri yapmamaları uygundur. Bunun dışında TEMETTÜ HACCI için niyetlenenler umre yapabilirler.
Mikat bölgesini ihramsız olarak geçmek iki türlü olur. Bir, hacca niyetli olduğu halde ihram kıyafetine bürünmemiş olmak ki, bu durumda geri dönmesi ihrama girip girmesi gerekir. Bunu yapamazsa kurban keser ve oradaki fakirlere dağıtır. Eğer mikatı geçtiğinde hacca niyetli değildi ise yani sonradan niyet etti ise yaptığında bir sakınca yoktur. Allah'a emanet olunuz.
Mekke’ye umre yapmak için giden biri şevval ayında da gidip umre yapmış olsa hac günlerine kadar orada beklemeyip evine geri dönmesi durumunda kendisine hac farz olmaz. Mekke’ye giderken ‘hac da yaparım’ tarzında bir niyeti olursa o zaman hacca kalması söz konusu olur. Şevval ayında umre yapmanın haccı farz duruma getirmesi diye bir şey yoktur.
Böyle bir vekâlet olabilir ama sizin kendinizin bir dahaki yıl gitmesi daha iyi olur. Bekleyin önümüzdeki yıllarda siz annenize çift iyilik yapın.
Hanefî mezhebine göre ne maksatla olursa olsun, Şâfiî mezhebine göre ise hac veya umre yapmak amacıyla Harem bölgesine girmek isteyen kişinin, mikâttan ihramlı geçmesi gerekir. Hac veya umreye giderken sebebi ne olursa olsun ihrama girmeksizin mikât sınırından geçen kişi, henüz hac menâsikinden birine başlamadan önce geri dönüp âfâkîler için olan bir mikât mahallinden ihrama girerek tekrar içeri girerse bir ceza gerekmez. Geri dönmezse Hanefîlere göre bulunduğu yerden ihrama girer ve bir koyun veya keçi kurban eder. (Kâsânî, Bedâ’i, 2/164-165; Nevevî, el-Mecmû‘, 7/10-14) Buna “ceza hedyi” denir. Bu tür kurbanlar, Harem sınırları içinde kesilmek kaydıyla kurban bayramı günlerinde kesilebileceği gibi diğer günlerde de kesilebilir. (Merğînânî, el-Hidâye, 1/181; Nevevî, el-Mecmû‘, 7/499)
banka konusundaki diğer fetvalar
Zekâtı veren kişinin onu alacak kişiye ulaştırması zekâtın gereğidir. Dolayısıyla havale masrafı gibi bir masraf zekâttan kesilemez. Zekat eksik verilmiş olur.
- Beraberinde faiz getirmeyen borç hac veya umreye mani değildir. Borçlanarak da umreye gidilebilir.
Çalışma mantığında faiz bulunan bir banka ile çay muhabbeti bile yapılamaz. Ancak ağır bir zaruret, resmi bir iş bunun istisnası olabilir. Diğer bankalar eğer faizsiz, yani kullandığın paranın fazlasını istememek üzere kart kullandırıyorlarsa olabilir.
Böyle bir gerekçe ile işi terk etmeniz gerekmez. Maaşınız orada yatsın. Vakti gelince alın. Zaruret bulunur da bir iki gün alamazsanız da biiznillah sakıncası olmaz. Paranızı helal çalıştığını söyleyen bankalardan birine sonradan yatırın.
Faiz ebediyyen haramdır ama kullanılmasına ruhsat verilebilecek zaruretler olabilir. Bu zaruretin niteliği ve niceliği ise kişiye özel olarak incelenmelidir. Verdiğiniz örnekte misal faizden önceki alanlar çok çabuk tüketilmiş gibi durmaktadır.
İnsanlara CAİZDİR/YAPABİLİRSİNİZ demek, onların Sırat köprüsünden geçebileceklerini taahhüt etmek ve Allah’a hesap vermeye hazır olmak demektir. Benim öyle bir cesaretim yoktur. Köprüde kalmaktan korkarım. Faizin her çeşidi ve her oranı haramdır.