Fetva Meclisi
Soru
Orucu bozan ve kaza gerektiren bir durum, keffaret değil de kaza gerektirdiği bilindiği için tekrarlandığında, keffaret gerektiriyormuş, bunu yeni öğrendim. Peki bu durumun orucu bozduğunu bilmiyorsak ve tekrarlamış isek ve orucu bozduğunu yeni öğrenmiş isek keffaret mi gerekir, yoksa sadece kaza mı gerektirir?
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Seferi olduğu hâlde oruca niyet eden hastalık ve benzeri bir özür olmadığı sürece orucunu bozamaz. Bozacak olursa keffaret gerekmez, kaza etmesi yeterli olur.
Bunu şöyle anlayabilirsiniz: Oruç konusunda keffaret gerektiren bir suçu işleyen o suçu tekrarladığında keffaret cezası da tekrarlanacak mı? Cevap şöyledir: Geçmiş suçların tamamı için bir keffaret yeterli olur.
Selamünaleyküm. Kefaret gerekmez ama orucun kazası gerekir. İstiğfar gerekir.
Böyle bir gerekçe ile oruca niyet etmemek olamaz. İş yoğunluğu oruca mani değildir. Evet, niyet etmezseniz kefaret değil kaza etmeniz gerekir ama büyük bir günaha girersiniz, hayatınızın bereketini giderirsiniz maazallah.
Oruç bozmayı mübah kılacak derecede bir rahatsızlık sebebiyle orucunuzu bozduysanız kazayı gerektirir. Allah şifalar versin!
Kazayı gerektiren bir durumdur. Bir gün kaza etmeniz yeterlidir.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Zannederim sizin torpil dediğiniz şey resmi bir uygulamadır. O tür makamlara getirilecekler hakkında yetkili kişilerin araştırma yapması, ehil ve güvenli olanı bulmaya çalışması gerekmektedir. Yalan ve hileli olmadıkça referansla iş yapılmasında dinen bir sakınca olmaz. Sakıncalı olan sahte referanslarla iş görmektir. Allah'a emanet olunuz.
'İslam', 'hareket', 'lider', 'komutan'. Bu kavramların içini doldurmadan, sorunuzun cevaplandırılması çok zordur. Dinimizi, günübirlik uygulamalarımızın altında ezmememiz gerekir. Bize göre bir İslam yerine İslam'a göre biz mücadelesi içinde olmalıyız. Sıkıştıkça dinimizin kurallarını devreye sokarak bir yol alamayız. Allah'a emanet olunuz.
Teravih namazı hakkındaki rivayetler arasında sekiz rekat kıldığı rivayetinin de yeri vardır. Yirmi rekat kılınması da delilsiz, uydurma bir şey değildir. Ama teravih namazından söz ediyoruz. Ramazan şenlikleri arasında geçen teravih ise söz konusu olan onun rekatı önemli değildir. Allah Teâla ayağımızı sabit kılsın.
Kurban ibadeti inek cinsi üzerinden eda edileceği zaman ineğin iki yaşını yani yirmi dört ayı fiilen doldurmuş olması gerekir. Eğer iki yaşını doldurmuş ise herhangi bir belirti aramaya gerek yoktur. Belki bir iki gün, bir hafta eksiklik göz ardı edilebilir ama iki ay uzun bir zamandır. Böyle bir hayvan kurban olarak kesildiğinde eti helal olarak yenebilir ama sahibinin ve ona ortak olanların kurban ibadetini eda etmiş olmaları mümkün değildir. Hayvan sahibinin dul veya fakir olması hükmü değiştirmez. Allah'a emanet olunuz.
Hiçbir imza atmadan bu soruyu sormuş olsaydınız size uzak durmanızı tavsiye edecektim. Almanya şartlarında sizin böyle bir eve sahip olmanızda inşaallah bir sakınca olmaz. Allah Teala rızasından uzak kalmayacağımız işler yapmayı hepimize nasip buyursun.
Üzerinden bir yıl (355 gün) geçen malın zekatı verilir. Bu malın da 81 gram altın veya onun değerinde para, mal olması gerekir. Ancak eşlere ortak verilen hediyelerin veya takıların bölüştürülmesi daha uygun olur. Herkes malını bilir; zekât düşecek kadar ise zekâtını verir, düşmezse vermez.