Fetva Meclisi
Soru
Ara sıra futbol oynamak bildiğim kadarıyla caiz. Peki ara sıra 'oyunlar' oynamak doğru mudur?
Cevap
Benzer fetvalar
Millilik meşruluk gerekçesi değildir. Yani bir eylem günahsa veya değilse millî olup olmaması arasında fark yoktur. Sonucu etkilemez. https://fetvameclisi.com/fetva/32737 https://www.youtube.com/watch?v=uJm5DwcqYIg
Aleykümselam. 1- Para kazanmak için oynanan oyunlar kumar olacağı için hiçbir şekilde o tür oyunlar caiz olmaz. 2- Kumar olmayan yani bir şey kazanmak için olmayan, teselli ve eğlence için oynanan oyunlar para ile satın alınabilir. 3- Gerek satın alma ve gerekse oynamada helal olması için en temel şart, oyunun bir haram ihtiva etmiyor olmasıdır. Haram ihtiva ediyorsa mesela erkek veya kadının bedenini çıplak gösteriyorsa veya benzeri bir haram söz konusu ise ne satın almak ne oynamak caiz olmaz. 4- Dinimiz sadece namaz dini değildir. Namaz, yapmamız gerekenlerden sadece biridir. Namaz gibi mesela anne babaya hizmet de bir görevdir. Bu görevlere farzlar adını veririz. Genel olarak farzlarda bir eksiklik olmuyorsa sözü edilen oyun caiz olabilir. 5- Bir başka önemli husus da sıhhat konusudur. Oynanan oyun başta göz olmak üzere sağlık açısından sakınca oluşturmamalıdır. Kısa veya uzun vadede insan sağlığını olumsuz etkileyen oyun oynanamaz.
Futbol sizin veya başkasının haramına sebep olduğu zaman sakıncalıdır. Uzak durun. Allah yardımcınız olsun.
Nasıl sonuçlanacağı önceden belli olmayan bir işin öngörülen sonucu üzerinde bahse girmek ve isabet edilip edilememesine göre bahsi kazanmak ya da kaybetmek kumardır. Bu iş hangi yöntemle ve hangi ad ile yapılırsa yapılsın kumar olarak değerlendirilir. Kumar, haksız kazanç yöntemlerinden biri olup İslâm’da kesinlikle yasaklanmıştır. Bu itibarla, spor müsabakaları üzerinden taraflardan birine menfaat sağlayan bahis oynamak, Kur’ân-ı Kerîm’in yasakladığı kumar kapsamına girmektedir ve caiz değildir.
Futbol başka şey, avretin açılması başka şeydir. Avreti açmak ve açılmış avrete bakmak haramdır. Bu futbol için de geçerli bir kuraldır.
Sadece bir oyun olarak kalmasını kastediyoruz. Oyunu hayata yansıttığımız durum ise yasak kapsamına giriyor. Oynarken de bu yasağa girilmiş olabilir. İbadetleri aksatma, insani görevleri aksatma gibi ayrıntılara düşülürse bu durum oluşur.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Sakal Hanefilik veya başka bir mezhep konusu değildir. Sakal, Resulullah sallallahu aleyhi ve sellemin sünnetidir. Yani dindir. Dinle ilgili bir husus, şundan sonra bundan önce gibi tasnife tabi tutulamaz. Dinimize ve Nebimize ait ne varsa onu hayat ve ruh olarak görmeye mecburuz. Sakalı bırakamamak başka şey, ona listeden sıra ayarlamak başka şeydir. Bırakamayabiliriz. Ama sıradanlaştıramayız.
Sigortayı faizden sıyırmanın zor olduğunu siz de biliyorsunuz. Bu nedenle muasır ulemamız, faiz bataklığının sineklerinden biri olarak gördükleri sigortaya zaruri olanları dışında izin vermemektedirler. Kendinize sigortacılık dışında başka bir meşgale bulmanızı tavsiye ederim size.
Yolunuz mübarek olsun. Ne mutlu size; Allah'ın azabı ile karşılaşmadan mağfireti ile buluştunuz. Sizi defalarca tebrik ederim. Büyük bir nimetle karşılaşmış bulunuyorsunuz. Size tavsiyelerim şunlardır: 1- Kesinlikle Allah Teala'nın size olan nimetinin kıymetini bilin. Adeta ölümden döndünüz. Şeytan sizi yıldırıp bıktırmaya çalışacaktır. Sakın ona aldırmayın. Bir kere kurtuldunuz, geri çevirecek ayak kaymalarına, yalpalamalara sakın aldırış etmeyin. 2- En büyük hedefiniz, dönüş heyecanını kaybetmemek olmalıdır. Yani siz, üzerinizde Allah Teala'ya ödenmek üzere şu kadar namaz borcu olduğunu bilin, boyun büküklüğünüz devam etsin, gerisi çok kolaydır. 3- Baliğ olduğunuz günden itibaren, zamanını hatırlamıyorsanız on beş yaşından itibaren kılamadığınız namazları hesaplayın. Mesela iki bin sabah namazı, iki bin iki yüz öğlen namazı gibi. Toplam borcunuz belli olunca kendi kendinize azmedin. Ben her fırsatta kaza kılacağım deyin. Ve bunu tatbik edin; bir yerde iki sabah namazı kılın. Sonra iki öğlen, Üç akşam kılın. Sadece farzları ve vitri kılmanız yeterlidir; sünnetleri kılmayın. Böyle devam edin. Daha sonra, ömrünüzün yetip yetmeyeceğine aldırmayın. Yeter ki heyecanınız eksik olmasın. 4- Kur'an'dan ezberlemeye kendinizi zorlamayın. Namaz kılacak kadar bilmeniz şimdilik yeterlidir. Onun yerine aşırılığı olmayan bir ilim meclisi dersine katılın. Fıkıh öğrenin. Çokça dua edin. Ailenizin üzerine düşün. Çocuklarınızı ihmal etmeyin. Allah yolunuzu açık etsin. Sevinin, iyi yoldasınız.
Her an ölmeye hazır olması gereken bir insanın ölürken üzerinde bulunmak istemeyeceği şeyi yapmaması gerekir. TV, hiç değilse vakit zayiatıdır. Göz zinası için şart başkadır. Bakılması haram olan şeylere bakıldığında göz zinası denen şey gerçekleşir. TV'de de bu her pozisyonda olmayabilir. Ama saniyelerle sınırlı bir ömrü, asırlarca sürecekmiş gibi rahat harcamanın hangi mantığı olur? Bunlar boş kalmanın, hedefsiz yaşamanın, cemaat ehli olmamanın, insanlığa hizmetten lezzet alamamanın sonuçlarıdır. Allah yardımcımız olsun.
Sonradan ortaya çıkmış meselelerde Müslümanlar ictihad ederek karar verirler. Bu ictihadları da Kur'an ve sünnete göre olur ya da olmalıdır. İbn-i Teymiye veya başka birinin sözüne gerek yok, beşeri bir sistemin hakkında Müslüman'ın ne diyeceği bellidir. Ama özel şartlar veya benzeri nedenlerle Müslümanların yaptıkları ictihadları aralarında münazara konusu haline getirmeleri uygun değildir. Niyetlerimizi ve amellerimizin akıbetini Allah'a havale etmek zorundayız. Birbirimizin kadıları durumunda olamayız. Bir Müslüman'ın Allah'ın kitabı ile hükmedilmeyen bir yerde huzur içinde yaşaması, hicret etmemesi tartışılmazken öbür Müslüman'ın filan yerde oy kullanması tartışılırsa dengesizlik olur. Bunun için birbirimizi ictihadi konularda serbest görmeliyiz. Niyetlerimiz, hırs ve menfaatlerimizden arınmış olarak canlı kalabiliyorsa inşaallah bizim için kurtarıcı olur. Allah'a emanet olunuz.
Kendi vücudunuzdan sökülüp dikilerek yapılan tedavinin bir sakıncası yoktur. Başkasının saçını alıp dikme ise ihtilaflıdır. Siz, tedavinizi olduğunuza göre yapacak bir şey yoktur. Geçmiş olsun. Hatalarımız için istiğfar etmeye mecburuz. Allah kolaylıklar versin.