Fetva Meclisi
Soru
Oy kullanmak caiz midir? İbn-i Teymiye: 'Allah-u Teala'nın kitabı dışında hüküm için başvurulan her şeye tağut olarak hükmedilir' der. Oy kullanmak caiz ise bu konuda sahih hadisler var mı delil olarak?
Cevap
Benzer fetvalar
Müslüman'ın akidesiyle bağlı olmayan bir işi olamaz. Ancak akidesi, ona her şeyi yasaklamıyor. Bir beşeri sistemi tesis veya teyit etme anlamında verilen destek elbette akide sınırları dışında bir iş olamaz. Oy vermenin de başka bir anlamı olamaz. Sonradan şekillenen konularda Müslümanlar tabii olarak farklı içtihadlara sahip olmaktadırlar. Bu konu da farklı içtihadların ortaya çıktığı konulardandır. Birbirimizi, böyle içtihad neticesi olan hususlarda tenkit etmemizin uygunluğu yoktur. İnşaallah niyetlerimizle me'cur oluruz. İçtihatlarımıza ayet hadis kalitesi vermek cahillikten başka bir şeyi yansıtmaz.
Yaşadığımız şartların getirdiği yeni sorunlar hakkında iki ayrı sorundan söz edebiliriz. Bunların birincisi, açık bir şirk veya haram olan sonuçlara götüren sorunlardır. Bu tür sorunları aslında sorun olarak görmenin de bir gereği yoktur. Müslüman'ın tavrı açık ve nettir. Mesela faiz, ekmek, su gibi çıkmıştır önümüze. Ama bizim tavrımız bellidir. Kıyamete kadar faiz haramdır. Bu kadar. İkinci tür sorunlar, Müslümanların aralarında görüş ayrılığına neden olan, ulemanın farklı içtihatlar yaptığı konulardır. Demokratik bir eyleme iştirak etme veya demokrasiyi kullanma gibi konular böyledir. Bu durumda Müslümanlar olarak kesinlikle birbirimizi incitmeyiz. Tabi olduğumuz âlimlerin görüşüne göre hareket ederiz. Bizim izlediğimiz yolun doğru olduğunu ama diğerlerinin izlediği yolun da doğru olabileceğini, bir noktadan sonra yanıldığımızı anlarsak taassuba kaçmadan o görüşe intikal edeceğimizi bilmeliyiz. Nefislerimize uymadan, şeytanı sevindirmeden yol almanın usulü budur. Allah'a emanet olunuz.
Selamünaleyküm. Kullananın durumuna bağlı olarak hüküm değişir; kendisini zaruretler içinde bir ortamda görenin kullandığı oy imanına zarar vermez. Kullandığı oyun, hangi sisteme ve kime ait olduğu hususunda bir endişesi olmayanın oyu ise sıkıntılı bir durumdur.
Selamünaleyküm. Bu ve benzeri hususlarda kimsenin kimseyi tatmin etmesi mümkün değildir. Tatmin olmak için sizden cevap isteyen yoktur zaten. Herkes kendi görüşünün en doğrusu olduğuna inanıyor. Siz, kalbinizin tatmin olduğu tarafa dikkat edin, başkalarının kanaatlerini önemsemeniz gerekmez. Allah'ın hükümleri ile hükmetmeyen hatta o hükümleri yok sayan bir sistemi, Müslüman'ın kendisine ait görmesi elbette kabul edilemez bir hatadır. Hatta bu kabullenmede samimiyet varsa bunu imandan kayma olarak da görebiliriz. Yalnız tevil ederek yani esasen o sistemi benimsemediği hâlde, bazı tevillerle içinde bulunanlar için aynı şeyleri söylemek gayet tehlikelidir. Bundan Allah'a sığınırız. Olsa olsa bir hatadan söz edebiliriz. Bir başka husus da biz Müslümanlar olarak, vazifemizi yanlışları bulma ve ikaz etme ile sınırlandıramayız. Asıl vazifemiz bize ait olanı ihya etmektir. Bunun için herkes çalışmalıdır.
Eğer o kardeşler şirket de kurulmaz, işçi de olunulmaz diyorlar ve kendilerine göre çare üretiyorlarsa, içtihatlarını saygıyla karşılamak zorundayız. Nihayetinde onlar da bir içtihat yapmışlardır ve niyetleri sahih olduğu sürece mecurdurlar. Hayır sadece oy ve benzeri cemaat meselelerinde böyle düşünüyor da kendilerine ait işlerde mazeretler uyduruyorlarsa yine de onlara ilişmemiz gerekmez; herkese kendi içtihadı yeter. Ama birbirimizle asla tartışmamalı, birbirimizi incitmemeliyiz. Bunlar, bizim birbirimizin hakkına tecavüz etmemize sebep olmamalıdır. Allah için yapıyor olduktan sonra bırakalım kimin ne yaptığına Allah karar versin. Birbirimize dualar edelim.
Aleykümselam. Oy vermeyi mü'min olarak, imanımızla alakalı görürüz. Demokrasinin sandığına tenezzül etmemek bir tercihimiz olabilir. Oy vermek de belli bir fıkhî gerekçe ile tercihimiz olabilir. Her iki durumda da MÜMİN KİMLİĞİMİZ GEREĞİ yaptığımız bir iştir. Namazı mü'min olduğumuz için kıldığımız gibi. Bir mü'min reşid oduktan sonra kimsenin talimatı ile iş yapmaz. Hakkı hak olduğu için yerine getirir. Namazda da oy kullanmakta da. Kıyamet günü 'babamın hatırı için namaz kılmamıştım.' denemeyeceği gibi oyda da öyle bir gerekçe kullanılamaz. Bu arada babanızla da cedelleşmemeyi ilke edinmelisiniz.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Her an ölmeye hazır olması gereken bir insanın ölürken üzerinde bulunmak istemeyeceği şeyi yapmaması gerekir. TV, hiç değilse vakit zayiatıdır. Göz zinası için şart başkadır. Bakılması haram olan şeylere bakıldığında göz zinası denen şey gerçekleşir. TV'de de bu her pozisyonda olmayabilir. Ama saniyelerle sınırlı bir ömrü, asırlarca sürecekmiş gibi rahat harcamanın hangi mantığı olur? Bunlar boş kalmanın, hedefsiz yaşamanın, cemaat ehli olmamanın, insanlığa hizmetten lezzet alamamanın sonuçlarıdır. Allah yardımcımız olsun.
Elin, kulağın, fercin, gözün, cebin haramdan korunması ile ilgili imtihanımız tam anlamıyla bir cihaddır. Cephelerde savaşmak ne ise gözümüzü haramdan korumak için mücadele etmek de o dur. Bunu böyle bilelim. Mesele şudur: Biz, gözümüzü korumayı bir cihad görürsek ona göre de tedbir alırız. Basite alırsak, şeytanın bize müdahelesi daha kolay olur. Haramdan korunmanın beşeri ölçülerle en önemli aracı harama götüren sebeplerden uzak kalmaktır. İletişim organları, büyük şehirler ve benzeri göz kirliliğini kolaylaştıran hatta mecbur hale getiren sebeplerden uzak durmaya gayret edilmelidir. Elbette bu, kolay değildir. En azından Allah Teala bizi bu hususta çırpınırken görmelidir. Kesinlikle bir cemaat içinde olmak, o cemaat de hayır ve ilim üzerinde aktif bir durumda olması ise ciddi bir yardımcıdır. Dağlara kaçarak haramlardan korunmuş olamayız. Bulunduğumuz yerlerde mücadele ederek kazanmamız gerekmektedir. Allah Teala, sizi de bizi de korusun, korunacak yollarda bulunmayı hepimize müyesser kılsın.
Kendinize daha iyi bir yer buluncaya kadar annenizin yanından ayrılmayınız. Annenizi de bakabileceğiniz bir yer ve imkân bulunca ayrılırsınız. Yengenizin durumuna da daha tedbirli davranarak çare üretmeye çalışın.
Aldığınız size 'harammış gibi geliyorsa' onu terk edin kurtulun. Tişört veya başka bir giyecek, tesettür sağlıyorsa giyilebilir. Üzerinde canlı resmi veya küfrün simgesi olabilecek bir şekil bulunan giyecekleri ise giymekte sakınca vardır.
İbadetlerimizde ve insanı ilişkilerimizde aksamaya neden olmayacak şekilde sadece spor maksadı ile futbol oynamak caiz olabilir. Ama bu şartlarla. diğer oyunlar için de aynı şey geçerlidir. Kumar, vakit zayiatı, aileyi ihmal, ibadeti aksatma, kâfirlere benzeme, onları taklit etme gibi sorunlara neden olan hiçbir şey mubah değildir.
Aynı şekilde mikroplar da hayatımızı kuşatmış durumdadır. Biz, nasıl mikroplara teslim olmadan yaşamaya çalışıyorsak aynı şekilde haramlardan bir haramı da o şekilde algılarız. Sıyrılabildiğimiz kadar sıyrılır gerisinde Allah'ın mağfiretine iltica ederiz. Sorun, kendimizi salmak veya salmamaktadır. Nefsi gıdıklayan, vakti öldüren, daha efdal bir işi yapmaya mani olan her ne ise onun adı mâlâyânidir. Her mâlâyâni zayiattır. Ölçümüz bu olsun. Allah'a emanet olunuz; Kur'an'la yüreğinizi ferahlatma seviyesine gelmeye çalışınız.