Fetva Meclisi
Soru
Hocam yellenme özrüm olduğunu düşünüyorum. Ancak her an yellenme olmuyor. Abdestliyken henüz yellenme gerçekleşmemişse ve diğer vaktin ezanı okunduğunda, önceki aldığım abdestle namaz kılabilir miyim? Yoksa her vakit için mutlaka yeniden abdest almam gerekir mi? Allah razı olsun.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Bir namaz vaktinden diğerine kadar defalarca yelleniyorsanız bu bir özürdür. Her namaz vakti abdest alırsınız ve aradaki yellenmeler abdestinizi bozmaz, özürlü muamelesi görürsünüz. Böyle değilse yani iki saat aralıksız denecek bir durum yoksa tedavi olursunuz, sabredersiniz.
Özürlü birinin ezan vaktinde aldığı abdest öbür ezan vaktine kadar muteberdir. Ancak özrü dışında abdest bozan bir işle karşılaşırsa yeniden abdest alır. O abdestle de her ibadeti yapabilir. Allah kabul etsin.
Durumunuzu bir dahiliye ya da ilgili başka bir uzman doktora izah ederek, normal olup olmadığınıza bakabileceğiniz gibi kendi tecrübelerinizden de normal olup olmadığınızı kararlaştırabilirsiniz. Abartmanıza gerek yok. Hastalık bu, sizin elinizde değil. Allah'a emanet olun.
Bir Müslüman, özür sahibi durumuna geçtiğinde her namaz vaktinde abdest alır; bir dahaki namaz vaktine kadar da o özrü ile ilgili bir değerlendirme yapması gerekmez. Rahat olun. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Özür sahibi olduktan sonra ara sıra kısa süreler için özürlü olmanıza neden olan durumun kesilmesi özürlü abdesti sahibi olmanızı engellemez. Her namaz vakti için abdest almanız yeterlidir. Vaktin başında abdest alın, başka bir nedenle abdestiniz bozulmadıkça abdestli sayılırsınız.
Selamünaleyküm. Ne olursa olsun, nasıl olursa olsun tekrar abdest almayacaksınız! Tekrar abdest almak yok!
abdest konusundaki diğer fetvalar
İmsak girmeden önce âdetiniz bitti ise imsak girdikten sonra gusül almanız, oruca mani değildir. Yalnız gusül esnasında su yuttu iseniz o zaman orucunuz bozulmuş olur. Günü oruçlu gibi tamamlayıp Ramazandan sonra bu bir günü kaza etmeniz gerekir. Ama imsaktan önce âdetiniz bittiyse ve abdest alırken su da yutmadıysanız orucunuza bir zarar gelmemiştir.
Bahsettiğiniz akıntıyla meninin bir alakası yoktur. Meni; cinsel ilişki sonrasında gelen, yoğun şekilde dışarıya çıkan bir akıntıdır. Sadece düşünce yoluyla gelen bir akıntı değildir. Sizden bu durumda gelen akıntı en fazla mezi olabilir. Mezi de sadece abdesti bozar. Böyle bir akıntı hissettiğinizde namaz kılmak için yeni bir abdest almanız yeterlidir. Ancak ciddi derece de takıntınız olduğunu düşünüyorsanız bir uzmandan yardım almanızı tavsiye ederiz. Burada fıkhî değil daha ziyade bakış tarzınızla ilgili bir zorluk gözükmektedir. Geçmiş olsun. Allah'a emanet olun.
Yeni doğmuş bir bebeğin bedeni necis değildir. İnsan temiz kabul edilir ve doğumla birlikte necis hâle gelmez. Ancak bebeğin üzerindeki kan, doğum sıvıları gibi şeyler necaset kabul edilir ve temizlenmesi gerekir. Yeni doğan bebeğin cildi çok hassas olması münasebetiyle yıkamak zararlı olabilir. Dolayısıyla yıkanma konusu doktorlarla konuşulup ona göre davranılması gereken bir husustur. Bebeğin emdikten hemen sonra kusması ve içtiği sütün olduğu gibi geri gelmesi durumunda bu kusmuk pistir. Ancak, avuç içinden daha küçük bir alanı kirleten kusmuk, namaza engel teşkil etmez. Fakat kusmuk, avuç içinden daha büyük bir alanı kirletmişse bu durumda elbisenin veya bedenin temizlenmesi gerekir. Sadece anne sütüyle beslenen bebekleri olan anneler bu konuda bir zorluk yaşıyorlarsa kolaylık açısından sürekli temizlik yapmaları gerekmez; bu bebeklerin kusmukları onlara necis sayılmaz. Çünkü bu hususta esneklik/müsamaha vardır. Fakat yalnızca anne sütüyle beslenen erkek veya kız bebeğin idrarı necistir. Bulaştığı yerin temizlenmesi gerekir.
Mezhep değiştirmek, özellikle fıkhi konularda ciddi bir karar gerektirir. Ancak mezhep taklit etmek caizdir ve özellikle ilmi derinliği olmayan kişiler için bir mezhebe bağlı kalmak en güvenli yoldur. Şu an yaşadığın kafa karışıklığı, aslında mezheplerin içtihat farklılıklarından kaynaklanıyor. Mezheplerin her biri kendilerine göre sahih delillere dayanmaktadır. Âlimlerin asırlardır tartışarak tahlil ettiği fıkhî konuları bağlamlarından kopararak hadis/ler üzerinden anlamaya çalışmak kafa karışıklığına sebep verebilir. Şu anki ilmi seviyende bir mezhebe bağlı kalman senin için daha rahat olur. Şafiî mezhebine göre yaşamak seni çok zorluyorsa tekrar Hanefî mezhebine dönebilirsin. Çünkü din, yerine ve şartlarına dikkat etmek kaydıyla kolaylıktır, güçlük değil. Allah hayırlı kararlar vermeni nasip etsin kardeşim. Vesveseye kapılmadan ibadetlerine devam et.
Yaptığınız yönlendirme İslam'a uygun ve fıkhi temeli olan bir yaklaşımdır. Vesveseye kapılan kişilere yönelik âlimlerin verdiği fetvalar da bunu destekler. Özellikle Hanefi fıkhında ve diğer mezheplerde bu tür vesveselerle mücadelede "yakîne dayanmayan şüpheye itibar edilmez" prensibi temel alınır. Psikolojik destek sürecinde âlimlerin bu fetvalarını paylaşmanız ve danışanlarınıza "bir defa abdest aldıktan sonra vesveseye aldırmadan ibadetine devam etmesi gerektiğini" söylemeniz din açısından uygundur ve hatta gerekli bir telkindir. Çünkü vesvese, kişinin ibadet hayatını zorlaştıran, ibadetlerden soğutan ve nihayetinde manevi huzurunu bozan bir durumdur. Yaptığınız yönlendirme hem fıkhi hem de psikolojik olarak isabetlidir. Devam edebilirsiniz. Allah işinizi kolaylaştırsın.
Gusül almak için muhakkak banyo şartı bulunmamaktadır. Tüm vücudunuza su dökebileceğiniz bir mekân olması yeterlidir. Lavaboda da bunu sağlayabilirsiniz. Su ısıtıp lavaboda gusül alma, arkadaşınızın, yakınınızın evi gibi alternatifleri deneme gibi elinizden gelen her şeyi yaptıktan sonra yine de çaresiz kalırsanız teyemmüme o zaman başvurabilirsiniz. Elinizden gelen tüm seçenekleri denemeden teyemmüm aldı iseniz tekrar gusül alıp namazlarınızı kaza etmeniz gerekmektedir.