Fetva Meclisi
Soru
Hocam, özürlü olan bir kişi her vakit girdiğinde aldığı abdestle namazını kıldıktan sonra Kur'an-ı Kerim okuyabilir mi yoksa tekrar abdest alması mı gerekir?
Cevap
Benzer fetvalar
Bir Müslüman, özür sahibi durumuna geçtiğinde her namaz vaktinde abdest alır; bir dahaki namaz vaktine kadar da o özrü ile ilgili bir değerlendirme yapması gerekmez. Rahat olun. Allah yardımcınız olsun.
Yellenme sebebiyle özür sahibi olduğunuzu düşünüyorsanız her namaz vakti için abdest almanız gerekir.
Bir Müslüman, özürlü durumda ise her namaz vaktinde abdest alır. O abdestle diğer namaz vaktine kadar, normal abdestle yaptığı bütün ibadetlerini yapar. Özel bir uygulama gerekmez. Allah kabul buyursun.
Selamünaleyküm. Özür sahibi olduktan sonra ara sıra kısa süreler için özürlü olmanıza neden olan durumun kesilmesi özürlü abdesti sahibi olmanızı engellemez. Her namaz vakti için abdest almanız yeterlidir. Vaktin başında abdest alın, başka bir nedenle abdestiniz bozulmadıkça abdestli sayılırsınız.
Özür sahibi insan, bir namaz vaktinden öbürüne kadar abdest alıp namaz kılacak kadar yaklaşık olarak yarım saat sorunsuz bir vakit bulamayışına yani kanama veya akıntısının o kadar da durmamasına verilen isimdir. Sizinki de böyle ise özür sahibi gibi davranabilirsiniz.
Özür sahibinin abdesti Hanefî mezhebinde tercih edilen görüşe göre namaz vaktinin çıkması ile bozulur. Buna göre sabah namazı için alınan abdest sabah namazının vaktinin çıkması (güneşin doğması) ile bozulmuş olur. Ancak sabah namazının vakti içinde özrünün geçici olarak kesildiği bir anda abdest alır ve henüz özrü tekrar ortaya çıkmadan ve abdestini bozacak başka bir şey de meydana gelmeden güneş doğarsa, bu durumda namaz vaktinin çıkmasıyla abdesti bozulmuş olmaz. Özür sahibi kişi güneş doğduktan sonra aldığı abdestle abdestini bozacak başka bir şey olmadığı sürece, cuma namazı dâhil öğle vaktinin sonuna kadar dilediği namazları kılabilir. Çünkü vakit çıkmamıştır. (Merğînânî, el-Hidâye, 1/34; Kâsânî, Bedâ’i, 1/29) Mâlikî mezhebine göre özür sahibinin abdesti, vaktin girmesi veya çıkması ile değil, özrün dışında abdesti bozan bir şeyin meydana gelmesi ile bozulur. (İbn Rüşd, Bidâyetü’l-müctehid, 1/41; Desûkî, Hâşiye, 1/114-118) Bir kimsede bulunan özür hâlinin, kişiyi ileri derecede sıkıntıya sokması ve abdest almada ciddi zorluklarla karşı karşıya bırakması durumunda Mâlikî mezhebinin bu görüşü ile amel edilebilir.
abdest konusundaki diğer fetvalar
Abdest bozucu herhangi bir işin sürekliliği özür şartlarını oluşturur.
Buna vesvese denmektedir. Vesvese ile özür sahibi olunmaz. Abdestinin bozulduğuna dair kesin bir kanıtı mesela akan kanı, çıkan yel gibi bir durum olmadıkça sırf vesveseden dolayı tekrar abdest almayacak. Aynı abdestle namaza devam edecektir. Aksi takdirde vesveseden hiçbir şekilde kurtulamaz. Böyle bir uygulama ile de kısa zamanda vesvese biiznillah gider. Allah Teala sebatımızı artırsın.
Mantar gibi bir hastalık nedeniyle, bir uzvu kurutup öbürüne geçilmesinde hiçbir sakınca yoktur. Bunun dışında ise abdeste sakıncalı olan, bazı fakihlerin görüşüne göre bir uzuv kuruyacak kadar bekleyerek diğerine geçmektir. Buna da dikkat etmek gerekmektedir.
Abdest, Kur'an'ın yazılı metnine tutmak için şarttır. Ayetin kendisi de yazılı olmayan bir meal için bu şart yoktur; zira meal Kur'an değildir.