Fetva Meclisi
Soru
Selamunaleykum. Hocam ben esımın gorevı ıcabı yurtdısında bulunuyorum ve carsaflıyım. Carsafla ılgılı sorulara verılen cevaplar benım kafamda sorular olusturdu. Ben aldıgım tepkılerı, elestırılerı, baskıları cıhad olarak degerlendırıyor sevap olacagını umuyordum. Madem pardesu de carsaf kadar tesettur olabılıyor benim dırenmem bosuna mı? Acıkcası pardesuyu tercıh etmek cok daha cazıp. Ne kadar kapatsa bıle carsaf kadar ınsanlara ıtıcı gelmıyor. Carsaf nefsı bır mucadele olmuyor mu? Saygılar hocam, Allah razı olsun.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Çarşaf diye diretilmiş bir şart yoktur tesettür için. Aynı kalitede tesettürü sağlayan başka bir kıyafet de olabilir. Bu da çarşaf giyme diyen babaya itaati mecbur kılar. Kardeşiniz bu hususta iyi olmayanı yapmış demektir, gönüllerini alsın.
Dinimiz tesettürü emretmiştir. Çarşaf alternatifsiz bir emir değildir. Tesettür varsa çarşaf diye bir diretmeye gerek yoktur. Tesettür değilse çarşafın da bir anlamı yoktur. Böyle bir tek kelimeye takılıp kalabilecek zamanda değiliz, kendinizi gereksiz yere yıpratmayınız. Çarşaf veya başka bir şey; ne olduğu önemli değildir. Yeter ki şu hususlara dikkat edilsin: a-Sizin bedeninize ait ayrıntılar dikkatle bakan biri tarafından anlaşılmasın. b-Üzerinizdeki kıyafetinizin kendisi bir sanat eseri gibi dikkat çekip üzerinize gözleri toplamasın. c-Giydiğinizi Allah rızası için niyet ederek giyin. Tesettür ÇARŞAFla sınırlı değildir. Çarşaf, ferace, elbise, başörtüsü… Hiçbiri şart değil. Dinimizin “şundan başkası olmaz” denebilecek bir kıyafet emri yoktur. Çarşaf, öne çıkarılmış bir kıyafet tarzı olmakla beraber alternatifsiz değildir. En iyi, en güzel deriz ama “tek” diyemeyiz. Bu bakışınızı böyle değiştirmelisiniz. Şart olan kadın dışarı çıktığında bedenine ait ayrıntıların belli olmamasıdır. Üzerindekiler onu daha cazip duruma getirmemesidir. Kumaş ve dekor üzerinden incelemeye gerek yoktur. Kadın, üzerinde çarşaf varken meselâ rüzgârlı bir havada ayrıntıları belli olmayan bir kıyafet giymiş olmalıdır. Bedeni teşhir etmeyen, bakanların gözünde cazip izler bırakmayan, cinselliği çağrıştırmayan her giyim tesettürdür. Kendinizi zorlamayın. Özellikle aileniz ile bu konuda asla karşı karşıya gelmeyin. Ona yakın bir kıyafet giyinin, onlar da rahat etsinler. En yakınınızdakilerle sürtüşerek bir yere varamazsınız. Zamana yayarak iş yapmayı becermelisiniz. Bir yılda gelinecek noktaya bir haftada gelirseniz dikkat çekersiniz, kendiniz de bıkarsınız zaman içinde. İyi biliniz ki, örtünmekle sadece dini bir emri yerine getirmiş olmuyorsunuz. En büyük cihat seviyesinde bir iş yapıyorsunuz ve gerçek bir Müslüman kadın olma yolunda ilerliyorsunuz. Bunun muhakkak zorlukları olacaktır. Onları göğüslemeye hazır olun. Elbette cennetin bir bedeli olacaktır. Bu kadar büyütmenize gerek yoktur, tesettürü sağladıktan sonra her kıyafet olabilir. İsme takılıp kalmayın, tesettürün maksadına dikkat edin.
Aleykümselam. Çarşaf, ferace, elbise, başörtüsü… Hiçbiri şart değil. Şart olan kadın dışarı çıktığında bedenine ait ayrıntıların belli olmamasıdır. Üzerindekiler onu daha cazip duruma getirmemesidir.
Aleykümselam. Sizi olgun gösteren kıyafet ne anlama geliyor bilmiyorum. Kadının kıyafeti onu, daha güzel göstermek için ise ona tesettür diyemeyiz. Erkeklerin bakmasını sağlayacak kıyafeti tercih edemezsiniz elbette. Kıyafetin adının şu veya bu olması önemli değildir. Önemli olan onun sizin bedeninizi cazip duruma getirmemesidir.
Tesettür, kadınlar için kıyafet açısından kullanılan bir kavram. Tesettür, kadının vücudunu örtmesi anlamında kullanılıyor. Çünkü tesettür Allahu Teâlâ’nın dininin avret olarak bize bildirdiği beden bölümlerinin gizlenmesi anlamına geliyor. Kadın için de yüz, el ve topuktan aşağısı ayaklar hariç her yer avrettir. Avretin örtülmesi Allah’ın emridir. Bir seçenek, tercih falan asla değildir. Allah emrettiği için tesettüre girilir. Kadınların tesettürü, güzel giyinmeleri değildir. Tesettür asla moda olamaz. Tesettürün kendisi de tesettürü gerektirecek hale gelirse Allah’ın maksadı ve emri gerçekleşmiş olmaz. Tesettürden maksat, yani özellikle kadının örtünmesinin istenmesi, yabancı gözlerin dikkatinden uzak kalmaya yöneliktir. Yani bir erkek bir kadına gözü iliştiğinde onun kadınlığıyla ilgili boyutu anlamıyor olması, hissetmiyor olması gerekiyor. Eğer tesettür, kadının üzerindeki cazibeyi artırıyorsa, bunun adı çarşaf bile olsa Allah’ın emrettiği tesettür diyemeyiz ona. Çünkü tesettürdeki ölçü; çarşaf, manto, pardösü, şalvar, herhangi bir şey değildir. Allah’ın emri çarşaf veya manto olarak isimlendirilemez. Allah, tesettürü emretmiştir. Tesettür, kadının erkeğin gözünden korunmasıdır. Bunu çarşaf sağlıyorsa Allah çarşafı emretmiştir, bunu pardösü sağlıyorsa Allah onu emretmiştir. Bunu herhangi bir yöresel kıyafet sağlıyorsa Allah bunu emretmiştir. Ama bir kadın, mesela çarşaf en yaygın kıyafet olarak tesettür kıyafeti bilindiği için çarşafı zikrediyorum, çarşaf giydiği halde vücut organları, dikkat eden bir erkeğin gözünde belli olacak kıvamda ise, gerek inceliği, şeffaflığı acısından ve gerekse darlığı açısından rüzgârlı bir yerde çarşafın aldığı şekil yüzünden vücut organları teşhir edilecek halde bulunuyorsa buna tesettür diyemeyiz. Tesettür adıyla kullanılmış kıyafet diyebiliriz. Veya bir başörtüsü, renginden, üretimindeki teknik özelliklerden dikkat çekiyorsa bunun adı tesettür değildir. Çünkü Allah Teâlâ’nın emrettiği başörtüsü veya çarşaf veya ayakkabı modeli değildir; kadının gizlenmesidir. Kadının erkeğin gözünden korunmasıdır. Bu, renk baskısıyla veya zorlamalarla daha cazip hale geliyorsa bunu tesettür olarak adlandıramayız İslam’ın, “şu kıyafet olacak, başkası olmaz diye” verdiği bir isim yoktur. Çarşaf da bu kuralın içindedir. Yani çarşaf, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin, Kur’an-ı Kerim’in, “başkası olmaz, illa bu olacak” dediği bir kıyafet değildir. İslam, ölçüler koymuştur kadın için. Ama zorunlu kıyafet belirtmemiştir; bu hükmü böyle koyalım. Şart olan yanınızdan geçen bir erkeğin sizin hakkınızda bir bilgi sahibi olmayacağı, sizin bedeninizin bir ayrıntısını izleyemeyeceği bir şey giymenizdir. Bunu pantolon sağlıyorsa mesele yoktur. Pantolon isminden dolayı yasak olmaz. Teşhir ettiği için mesela bacaklara ait ayrıntıyı gösterdiği için yasaktır. O olmuyorsa zararı da olmaz. İçeride veya dışarıda, iç kıyafet dış kıyafet fark etmez, durum böyledir. Kadınların giyimlerinde RENK kaydı yoktur. Evet, siyah renk ağırlıklı tercih gibi bilinmektedir. Fakat siyah şartı yoktur. Ölçü şudur: Kadın, yabancı bir erkek tarafından çekici bulunmayacak! Bunu temin eden siyah ise siyah gereklidir, beyaz ise beyaz gereklidir. Siyah, kadın için zorunlu bir renk değildir. Dış kıyafeti kastediyoruz tabi. Siyah, süslenmeye ve ziynete en uzak renk olduğu için genelde Müslüman kadınlar siyah giyinmeyi dışarıda uygun bulmuşlardır; uygun da bir tercih yapmışlardır. Renk üzerinden değil kıyafetin tesettürü sağlayıp sağlamaması üzerinden bu meseleye bakarız. Mesela bazı Afrika ülkelerinde kadınlar beyaz giyiniyorlar. Doğal, coğrafya şartları gereği de bu zorunlu oluyor. 1000 kadından 3 tanesi siyah giyinse orada bu siyah dikkat çekeceği için sorunlu renk hâline gelir, zorunlu değil sorunlu bir renk hâline gelir. Dolayısıyla kadınlar için “siyah” diye bir şart yerine “tesettür” diye vazgeçilmez bir şart kullanıyoruz. Tesettürlü Müslüman hamının vakarını koruma siyaseti ise şöyle olmalıdır: - Yüzde yüz tesettür içinde olalım. - Tesettürümüz kendi başına bir ziynet olmasın. - Teşhir için kendimizi zorlamayalım. - İlgiye iltifat etmeyelim. - Artı bir ilgi sebebi çıkarmayalım.
Selamünaleyküm. Çarşaf tek giyim malzemesi değildir. İyi ve güzel olması başka şey, o olmazsa çıplak sayılmak başka şeydir. Yüz örtmek de farz değildir. Eşi ile bu hususta tartışmamalıdır. Tesettür sayılabilecek bir kıyafet giysin yeter.
çarşaf konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Eşinizin ısrarı doğru üslubu yanlış olabilir. Siz de ailenizin saadeti için giyin, ardından da onu çarşaf kadar güzel olabilecek başka kıyafetlere ikna etmeye çalışın. Ama bırakın eşinizin bu kadar bir hakkı olsun üzerinizde. Bu nedenle tartışmaya değmez. Aranızdaki samimiyeti kırmamalısınız. Daha ağır konularda söz hakkınızı öldürüyorsunuz.
Sizin çarşafla ilgili tespitlerinize aynen katılıyorum. Çünkü şimdi hanımların giydiği çarşaf, eskilerin çarşafı ile aynı değil. Çok ince ve yapışkan bir kumaş olduğundan rüzgârda, yağmurda ve benzeri hafif zorlanmada tesettür olmaktan çıkmaktadır. Kalın bir iç kıyafet olmadıkça çarşaf iyi bir tesettür olma özelliği taşımıyor. Evet, tip olarak çarşaf, en güzel olandır. Ama bu çarşaflar, o çarşaf değildir. Önemli olan tesettürdür. Çarşaf şekline takılmak kuru bir takıntı ve tutuculuk olarak önümüzde duruyor. Size tavsiyem, bu konuyu eşinizle geniş bir zamana yaymanızdır. İnatlaştırırsanız, aile huzurunuzu kaçırırsınız. Kaş yaparken göz çıkarmayın. Allah sıhhat ve afiyetinizi daim etsin.
Selamünaleyküm. Kumaş ve dekor üzerinden incelemeye gerek yoktur. Kadın, üzerinde çarşaf varken meselâ rüzgarlı bir havada ayrıntıları belli olmayan bir kıyafet giymiş olmalıdır. Mesele budur.
Selamünaleyküm. İki çizgi arasında bir yolu siz dengeleyin: Haramlara bulaşmayın ve onun gözünde cazibenizi yitirmeyin. Siyasetiniz bu olmalıdır. Bundan da anlaşılıyor ki, alenen haram olmayan şeylerde, evliliğinizin istikrarı için esnek olun.
Selamünaleyküm. Bu kadar büyütmenize gerek yoktur, tesettürü sağladıktan sonra ikisi de olabilir.
Aleykümselam. Allah sizi muvaffak kılsın. Sabır ve sebat ile yol almayı size de bize de müyesser etsin. Şunu ilke edinmelisiniz: Bir yerde haramla kesin bir şekilde yüzleşecek ve ona düşecekseniz, hiçbir şekilde taviz veremez, orada bulunamazsınız. Ortada bir ihtimal bulunuyorsa o takdirde de tedbirler alırız. Tedbirimiz yeterli oluyorsa ne ala, değilse imanımızı ve akıbetimizi düşünür, orayı terk ederiz. İlahiyatı buna göre düşünün. İlahiyat sonrasını da bu mantıkla ele alabilirsiniz. Ama her zaman mükemmeli arayan bir ev hanımlığını, iyi bir anneliği yeğlemelisiniz. Çarşaf şart değildir, tesettür şarttır. Tesettürü sağlıyorsa giydiğinizin adı önemli değildir. Allah'a emanet olun.