Fetva Meclisi
Soru
Gürcistan’da yaşıyorum. Kapalı olduğum için bana pasaport vermiyorlar. Resimde başım açık olması gerekiyormuş. Kadın fotoğrafçıya çektirebileceğimi söylediler. Ama kadın fotoğrafçı yok. Kaynımın 19 yaşında oğlu var, fotoğrafçı, ona çektirebilir miyim? Resimde başım açık olabilir mi? Bizim köyde vaziyet çok kötü hocam; Kur'an'ı inkar edenler var. Sakalın sünnet olduğunu bile bilmiyorlar. Alkol olan düğüne gidilmez diyorsunuz ama burada alkolsüz düğün olmaz ki. Sünnet düğününde bile alkol oluyor.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Namaz ve diğer ibadetlerde herkesin bir iniş çıkışı olur. Yıkıldığın yerde kalmayıp doğrulduktan sonra sorun olmaz. Azmini kırma, yoluna devam et. Evlenmede dikkat edeceğin en önemli şey, tecrübesizliğini bilmendir. Kendi görüşüne göre karar verme; anne veya babandan birini hep öne çıkar. Onların görüşüne saygılı ol. Sana ağır gelse bile onların dediğini yap, rahat edersin. Uzun zamanda kârlı çıkarsın. Başkalarına din öğretmenin en güzel yolu, iyi örnek olmaktır. Öğretmekten önce örnek olmak gerekir. Sevilen ve örnek alınan biri oldun mu, gönülleri fethedersin. Gönüllere girenin orada yapamayacağı yoktur. Acele etme, gayretini azaltma. Allah'a emanet ol.
Güzel kardeşim, boşuna kendini yorma. Vakit zayi etme. Otur oturduğun yerde ve dinini yaşamaya çalış. Davulun sesi dışarıdan hoş gelirmiş. Bu da böyle, aradığını bulabileceğin yer yoktur sadece vakit eritirsin. Sonunda da şeytan seni çökertir ve işini bitirir. Allah Teâlâ sana niyetin ile muamelede bulunup ecirler versin. Ne yazık ki bu beklentine cevap verebilecek bir yer yoktur. Hepimiz bulunduğumuz noktayı İslamlaştırmaya mecbur olduğumuz bir zamandayız. Bu nokta küçüle küçüle evimiz bile olsa gerçek budur. Allah seni muradına erdirsin. Âmîn.
Değerli Kardeşim. Daha önce hocamıza gönderilmiş olan benzer soruya verdiği cevabı sizinle paylaşayım; Aziz kardeşim. İmkânınız olsa da İslam tarihini başından itibaren bugüne kadar satır satır inceleseniz. Ne yazık ki bu ümmetin en ağır imtihanı iç imtihanı olmuştur. Sözünü ettiğiniz tartışmalar sadece şu anda bulunan sıkıntılar değildir. Tarih, benzer sürtüşmeler, tartışmalar ve ithamlarla doludur. Ama o muhteşem kullukları yaparak bu imtihanı kazanıp gidenler de o tartışmaların arasından sıyrılarak gitmişlerdir. Yani şunu söylemek istiyorum: Bizim imtihanımız müşrikleri, Yahudileri ve bize düşmanlığını bildiğimiz kitleleri aşarak Rabbimize gitmek değildir. Allah Teâlâ, önümüze neyi çıkarırsa onu kazanmaya mecburuz. Ashabı kiram başta olmak üzere bütün nesiller bu imtihana tabi tutulmuşlardır diyebiliriz. Bize düşen bundan ibret almaktır. Kâfirin önünde ceketini düğmeleyen ama mü'min kardeşinin önünde kaplan kesilen mü'min kendisi ile çelişen bir tavır içindedir. Bu üzücü ama gerçektir. Bu dini böyle yaşayacak ve Rabbimizin rızasını kazanacağız. - Mü'min değerlidir. Hiçbir günah mü'mini atma nedenimiz olamaz. - Mü'minler Allah'ın kitabı, Peygamber aleyhisselamın sünnetini katiyetle tartışamazlar. Âyetler ve hadisler bizim imanımızdır. - Ümmet'imizin büyükleri olanlar, ulemamız, fukahamız, meşayıhımız, mücahitlerimiz önderlerimiz ve örneklerimizdir. Ama putlarımız değildirler. - Kur'an ve Sünnet ölçülerinde içtihat ederek önümüzü açan, bize yol gösteren müçtehitlerimizi hürmet ve takdirle anmaya mecburuz. Allah'ın şeriatını anlamamıza katkı sağlayan her içtihat bizim için bir nimettir; kıymetini biliriz. - Müçtehidi peygamber gibi göremeyiz elbette. Onun makamı hiçbir şekilde nübüvvet makamının şu kadarı bile sayılamaz. Dolayısıyla peygamberlik makamına göre durumu belli olan bir müçtehidin sözü de hadislerin yanında kendisinin peygamberlik makamındaki yeri gibidir. Ve elbette bir müçtehidin sıradan bir mü'mine göre mevkii ölçülemeyecek kadar farklıdır. Müçtehidin sözü ile sıradan bir mü'minin sözü arasında da bu mesafe vardır. - Mü'minlerin nefislerini tatmin için dinimize ait konuları kullanmaları en iyi ifadeyle bir çirkinliktir. Birbirimizi ezmek için dinimiz dışında bir şeyi kullanmalıydık. - Aklı olan, mü'minle uğraşmaz. Uğraşılacak şirk ehli, dalalet ehli mi kalmadı? Aynı şekilde, mü'minle uğraşanla uğraşmak da akıllılık değildir. - Fitneden uzak durun. Mescitlere gidip namazlarınızı eda edin. Evinizin kıymetini bilin. Mü'min kardeşlerinizi cennet arkadaşları olarak bilin. İslam'ı cemaatinden, tarikatından ibaret görenlerin kısırlığı sizi boğmasın. İslam, bütün kâinatı kuşatacak güçtedir. Sürtüşerek değil kuşatarak Allah'a ulaşabiliriz. Kötüleri örnek görmeyin. Yılmayın, usanmayın. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Çok normaldir, iyidir de; neden merak ediyorsunuz, Rabbiniz var ve siz O'nun kulusunuz. Salın kendinizi O'na. Ondan sonra bastığınız toprak bile kurusun, endişelenmeyin. Kaç günlük dünya ki bu dünya? Yarın, cennetlerde bu sıkıntılarınızın sizi mutlu edeceğini bilin. Salın kendinizi Allah'ın rahmetine, gam etmeyin gerisini. Dertlere alışarak yaşayın. Dertlerden daha üstün olmayı bilin. Bakışınız böyle olsun rahat edersiniz. Yavrunuza sahip çıkın. Allah'a emanet olun. Allah kalbinize huzur, işinize bereket versin. Yavrularınız salihlerden olsun.
Kıymetli kardeşim, bu kararı almadan önce aile büyüklerinizden sözüne itibar ettiklerinizle istişare edin. Sırf laf olsun, torba dolsun, diye konuşan insanlarla değil de adalet sahibi, vicdan sahibi, ilim-irfan sahibi kişilerle istişare edin. Buna binaen de bir karar alın. Kararınızı alırken istihare duası yapmayı da unutmayın. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Bu sıkıntıyı abartırsanız siz de tipik bir babaanne olursunuz genç yaşınızda. Biraz görmezden gelin. Aklı yerinde diyorsunuz ama o yaşta insan genellikle çocuk olur. Sabredip kazanmak zorundasınız. O sizin anneniz yerindedir.
baş açık fotoğraf konusundaki diğer fetvalar
Aleykümselam. Orada yaşamaya mecbur iseniz resmi evrakta kullanabilirsiniz ama bu durum orada yaşama mecburiyetiniz ile sınırlıdır.
Böyle bir ölçü yani “kaç kişi ne kadar gördü ise o kadar günah” şeklinde bir ölçü bilmiyoruz ama günah sebebi ile temas kadar günaha girileceğini biliyoruz. Fakat meseleyi “kaç kişi” olarak değil de “Allah'ın emrine aykırı bulunmak” olarak görmek daha isabetli bir değerlendirme olur.
Haklısınız, küçük de olsa bir risk ihtimalini göz ardı etmek hiç hoş değil. Maalesef, bütün mücadelemiz baş örtmekle sınırlı ve yeterli duruma geldi. Üzgünüz, endişeliyiz.
Tesettürlü olmak, Allah korkusu ve cennet umudu ile yaşamaktır. Bu da baştan sona kadar bütün zamanlarda aktif olması gereken bir hissiyattır. Bilerek öyle bir teşhir yapmayınız.