Fetva Meclisi
Soru
Tesettürlü bir bayanım fakat rastladığım bir hüccetle birlikte kafa karışıklığından kurtulamadım: “Aişe radıyallahuanhadan gelen rivayette: “Allah ilk muhacir hanımlara rahmet eylesin. “Ey Peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve mü’minlerin hanımlarına söyle…” ayeti gelince elbiselerinin bir parçası ile hemen yüzlerini örttüler.” Buhâri, İbn Ebi Hatim: Tefsir, Ebu Davud, Taberi. Şeyh Safiyyurrahman Mubarekfurî der ki; ‘Bu ayetin yüzü örtmek gerektiğini ifade ettiğine muhalif hiçbir müfessir bilinmemektedir.’ (İbraz’ül Hak adlı eserinde) Abdullah bin Abbas radıyallahu anh diyor ki: “Allah, mü’minlerin kadınlarına, bir ihtiyaçları için evlerinden çıktıklarında başlarının üzerinden örtecekleri örtüleriyle yüzlerini örtmelerini ve sadece bir gözlerini açmalarını emretmektedir.” (Sahih-Taberi, İbn Ebi Hatim: Tefsir)" Hocam bu hüccetler karşısında hangi hükmü vermemiz gerekir? İttifak edildiği görüşü beyan edilmiş. Bu durumda el ve yüz avret midir, örtmemiz gerekir mi? Ebu Hanife buna göre sünneti ihlal mi etmiştir?
Cevap
Benzer fetvalar
Peçe, tesettürün olmazsa olmaz şartlarından biri değildir. Takva alanına giren tesettür çeşitlerinden biri olduğu için yokluğu haram değildir. Bir hanım tesettürü ile ilgili takva olan konularda eşinin talebini de göz önüne alarak hareket etmelidir. Bu konuda, şeytanın eşinizle aranızda soğukluk ve sürtüşme oluşturmasına fırsat vermemelisiniz. Yazdığınız açıklamalardan anlaşıldığı kadarıyla mahremiyet kurallarına, harama sürükleyebilecek ortamlardan uzak durmaya iş hayatında da dikkat ediyor yani takvaya uygun hal ve hareketler içinde olma derdi taşıyorsunuz. Bu bakımdan takva bir hayat yaşamayı sadece peçe ile ölçmek doğru olmayacaktır. Eşiniz, peçe konusunda titiz ve hassas olmanız, peçeyi çıkardığınız takdirde büyük bir günaha düşmüş psikolojisine kapılıp ailenize yansıyacak derin bir üzüntü yaşayacağınızdan endişe duyuyor olabilir. Yani sizin bu konudaki tutum ve tavırlarınız, eşinizin düşüncesini de etkiliyor olabilir. Sizin için iş hayatı, yaşadığınız yer, düzeniniz ve peçe konusunda öncelikli tercihin ne olduğuna dair net bir karar verdikten sonra ne isteyip istemediğinizi eşinizle açıkça konuşarak istişare edip eşinizin de razı olacağı bir kararı tercih etmelisiniz.
Hanefi mezhebi müçtehitlerinin görüşüne göre ayakkabı giyilen kısım avret değildir. Bazılarına göre ise namaz içinde sadece avret değildir, namaz dışında yani normal hayatta avret hükmündedir. Diğer mezheplerin müçtehitlerine göre ise avrettir. Bu hüküm için gerekçe olarak fukaranın çorap bulup giymesinin zorlu gibi gerekçeler gösterilmiştir. Şimdi öyle bir zorluk bulunmadığına göre ihtiyatlı davranmak en güzeli olur.
Bu dünyada 'Ey peygamber hanımları!' hitap edilebilecek insan sayısı mahduttur ve sadece o zamana mahsustur. Bu sebeple ayetin muhtevasının direkt hitap edilen kesim olarak onlara ait olması da normal olmalıdır. Aynı muhtevadan bütün dünya mümin kadınlarının kendilerine ders çıkaracak şeyler bulmaları ise zaten olması gerekendir. Neler çıkarabilecekleri ve çıkarımların uygunluğu ise fıkıh ve tefsir erbabının işi olmalıdır. Allah'a emanet olunuz.
Fukahadan biri, bile bile bir hadise karşı kendi görüşünü ileri sürüp “böyle olması daha güzel olur” demez/dememiştir/diyemez de. Fakih, o hadisin anlaşılmasını yönlendirecek başka hadisler bildiği için o içtihadını ortaya koyar. Mesela bu hadiste kadının fiziksel yapısının gereği olan duruma Şeriat zaten itibar ediyor, burada da itibar etmiştir şeklinde anlaşılmamaktır. Yoksa maazallah fakih birinin hele hele Ebu Hanife gibi mücahit bir fakihin keyfiliğinden söz edemeyiz. Onlar bu dinin ilimlerinden geçinmiş kimseler değildirler. Dinlerine canlarını feda ettiklerine asırların şahit olduğu Allah dostlarıdırlar. Rabbim izlerini sürmeyi bize kolay kılsın.
Selamünaleyküm. Sözünü ettiğiniz hadis sahihtir, en muteber kaynaklarımızda bulunmaktadır. Yalnız bu kaynaklar tarandığında, hadisin içinde dikkatten kaçmaması gereken bir gerekçe vardır. O gerekçe de şudur: 'Allah'ın Peygamberinin kızı ile Allah'ın düşmanının kızı bir arada olmaz!' bu gerekçe meseleyi izah etmektedir. Evlendirilmek istenen kız, Ebu Cehil'in kızı idi. Fatıma ile onun bir evde olması ne kadar olabilir bir şeydi? Hadiste vurgulanan budur.Hadisin rivayetlerinde yine dikkat edilmesi gereken bir ayrıntı daha vardır, o da sizin sorunuzu izah etmektedir: 'Dikkat edin. Ben helali haram, haramı helal yapmıyorum!' undan da anlaşılıyor ki, buradaki yasaklama çok özel bir durumla sınırlıdır.
Aleykümselam. Her iki durumda da siz önce kendi imanınızı ve kimliğinizi korumalısınız. Aile içinde de tamamen itilip dışlanmayacak bir taktik güdeceksiniz. Yüzünüzü örtmeyi erteleyebilirsiniz. Açık haramlara karşı da tavrınızı nazikliği elden bırakmayacak şekilde ortaya koyabilirsiniz. Allah yardımcınız olsun.
bayanın peçe takması konusundaki diğer fetvalar
Peçe farz değildir. Tam bir tesettür olduktan sonra peçe olmadan da olur. Sizin tavrınız peçe kullanmak veya kullanmamakla ilgili olmaktan önce kararda zorlanılan bir süreci aşmaya daha yakın duruyor. Dini bir meseleyi alet etmeden kararınızı verin. Böyle bir konuyu öne çıkarmanız doğru değildir.
Sebebi ne olursa olsun PEÇE sahabe kadınlarının kullandığı bir kıyafettir. Hüküm olarak da bir fitne ihtimali durumunda farzdır. Normal durumlarda farz değildir. Böyle bilmelisiniz.
Mesela kadınlar arasında fitne olmaz. Mesela pazarda olabilir. Mesela camide olmaz. Mesela cami çıkışında erkeklerle karışık ortamda olabilir. Herkes kendi anına ve yaşı, güzelliği, bakımı gibi özel durumuna göre bunu belirlemelidir.
Böyle bir gerekçe üzerinden yoruma rastlamadım. Özellikle sözünü ettiğiniz belirgin bir farklılık dikkat çekecekse kullanılmamasını tavsiye ederiz. Diğer tesettürünüzün üzerinde yoğunlaşınız.