İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Hocam bir hadis okudum, Hazreti Âişe'nin rivayetine göre, bir gün Hazret-i Ebû Bekir'in kızı Esmâ, ince bir elbise ile Allah Resulü’nün huzuruna girmişti. Resûlullah aleyhisselam yüzünü başka tarafa çevirdi ve şöyle buyurdu: “Ey Esmâ! Şüphesiz kadın erginlik çağına ulaşınca, onun şu ve şu yerlerinden başkasının görünmesi uygun değildir.” Hazreti Peygamber bunu söylerken, yüzünü ve avuçlarını işaret etmişti. (Ebu Davûd, Libâs, 31) Çoğu yerde de el, ayak ve yüz dışı yerler kapatılmalı diyor. Bu hadise göre ayak da tesettüre dâhil midir?

Cevap

Hanefi mezhebi müçtehitlerinin görüşüne göre ayakkabı giyilen kısım avret değildir. Bazılarına göre ise namaz içinde sadece avret değildir, namaz dışında yani normal hayatta avret hükmündedir. Diğer mezheplerin müçtehitlerine göre ise avrettir. Bu hüküm için gerekçe olarak fukaranın çorap bulup giymesinin zorlu gibi gerekçeler gösterilmiştir. Şimdi öyle bir zorluk bulunmadığına göre ihtiyatlı davranmak en güzeli olur.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bayanların peçe kullanması konusunda fıkhî hüküm, ‘peçeli bulunma’ yönünde daha ağırdır. Bariz bir fitne bulunmadığında da ‘peçesiz bulunmaya ruhsat’ vardır. Özet olarak böyle anlayabilirsiniz. Her iki taraf için de yani bu iki görüşün her biri için de yeterli delil vardır. Sizin buna takılmanız için gerekli bir neden yoktur. İlim öğrenmeye bakın. Bir konuya daralıp kalmayın, gerisini tıkatırsınız. Allah yardımcınız olsun.

Tesettürlü bir bayanım fakat rastladığım bir hüccetle birlikte kafa karışıklığın
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Elbette kul olarak erkekler de dinlerinin emrettiği gibi giyineceklerdir. Erkekler için de bir kıyafet kuralından söz edilebilir. Bu konuyu şu şekilde derleyebiliriz: Erkeğin avreti kadının avreti gibi değildir. Tesettür avreti örtmek olduğuna göre erkeğin örteceği avreti kadınınkine göre daha az olur. Giyimde asıl olan mubah olmaktır. Bu şu anlama gelir: Temel kural olarak kimin ne giyeceği konusunda renk, şekil kuralı yoktur. Kadın ve erkek için tesettür vardır. Bu sağlandıktan sonra temel şart yerini bulmuş olur. Erkeklerin ipek ürünü bir şey giymeleri haramdır. Erkek de olsa avreti teşhir eden şeffaf bir kıyafet giyilemez. Müşrik ve kâfirlere benzeşme nitelikli bir kıyafet giyilemez. Erkeği kadına benzeten bir kıyafet giyilemez. Şöhret getiren yani gözleri kendisine çeken zıt ve aykırı bir kıyafet giyilemez. Yöre açısından tamamen farklı duruma düşürecek bir kıyafetin giyilmemesi tavsiye edilir. Mesela Arap kıyafeti olarak bilinen bir kıyafeti sünnete daha uygun olsun diye giymek güzel olabilir ama toplumun aykırısı duruma düşürüyorsa ve toplumdaki kıyafet de haram bir kıyafet değilse o giyilmemelidir. Bu ayrıntıların dışında helal olan, sağlığa zarar vermeyen bir kıyafet erkek kıyafeti olarak giyilebilir.

Hocaları dinlerken hep kadınların tesettüründen kıyafetinden elbisesinden söz ed
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Güzel olanı sevme ve güzel görünmeye çalışma duygusu da insanın fıtratında olan doğal bir durumdur. Dolayısıyla dinimiz duygularımızı köreltmek değil kontrol altına almamızı ister. Çünkü güzellik ve güzel görünme arzusu kadın için doğal bir durum olduğu gibi aynı zamanda mü’min hanımefendinin imtihan noktasıdır. Süslenmenin fıtrata uygun olanı normaldir ama bunun için belli şartlar gerekmektedir. Kadınların güzellik ve çekiciliklerini uygun olmayan yerlerde sergilemeleri, süs ve eylemleriyle dikkat ve ilgi çekmeleri haram olan bir husustur. Bu da kadının fıtrattan olan şeyi uygun ortamda kullanmaması sebebiyle anormal bir hal almaktadır. Buna Kuranımızın dilinde “teberrüc” denmektedir. Ahzab Suresi 32-33. Ayet kerimede: “…daha önce Cahiliye döneminde olduğu gibi açılıp saçılmayın…” ayetleriyle kadının koruması gereken alanların kapsamının neler olduğu daha net anlaşılmaktadır. O halde bu kapsam sadece makyaj yapmak değildir. Teberrüc: Müslüman kadının kendi bedenini ve Müslümanlık değerlerini yabancı erkeklere karşı teşhir etmesidir. Büyük günahlardandır. Aileyi sarsmak, şehvet ortamını kışkırtmak gibi tehlikeleri de beraberinde getirebilmektedir. Bu yüzden kadının sakınması gereken önemli bir husustur. Yine Nur Suresi 31. Ayeti kerimede: “(Yüz ve el gibi) görünen kısımlar müstesna, zînet (yer)lerini göstermesinler. …kimseye süslerini göstermesinler...” Kadının mahremiyeti ile ilgili hususlar bu ayeti kerimede de uzunca belirtilmektedir. Yani teberrüc kapsamına giren şey; bazen makyaj da olabilir. Bazen yürüyüş, bazen dikkat çekici konuşma, bazen kendisine baktırtan bir çanta, ayakkabı, bazen de takı… Tesettür adı altında bol bir kıyafet dahi dikkat çekici ve kadını daha şık ve bakılır yapıyorsa bu da teberrüc kapsamına dâhil edilebilir. Kadının fıtratında olan doğal süslenme ihtiyacı, “sadece ve nasıl olursa olsun” tatmini arayacak ve süslenip teşhir etmesine sebebiyet verecekse artık helâl sınırı aşılmıştır ve haramın da sınırı yoktur. Bu yüzden eğer dikkat çekici takı, yüzük, bileklik vb. tekrar tekrar bakılmasına sebebiyet verecekse bunlar da haramdır. Dolayısıyla sorduğunuz sorudaki gibi makyaj yapmak gibi takı takmak teberrüc kapsamına giriyorsa arasında bir fark yok demektir. Tedbirli olmak adına eğer kişiyi tehlikeye götürecekse, kendisini fitneye sürükleyecekse tedbirli olmasında fayda vardır. Ayrıca nişan, evlilik yüzüğü gibi takılar dikkat çekici olmadığı takdirde takılabilir elbette. Kadının göstermesi caiz olmayan bölgeye dışarıdan koyduğu ziynet eşyası o bölgenin hükmünü taşır. Mesela parmağı açık olabileceği için yüzüğü de açıkta olabilir. Bilezik bölgesi haram bölge olduğu için bileziği açıkta olmaz. Evet, bilezik bölgesinin haramlığı ile bileziğin açıkta olmasının haramlığı aynı değildir ama bu bir algı ve teslimiyet meselesi olarak kabul edilmelidir.

Hocam, ben dışarı çıkarken makyaj yapmanın günah olduğunu biliyorum. Ancak ele g
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Erkeğe ve kadına Allah’ın nimetlerinden biri elbise nimetidir. Bu nimeti insanoğlunun Allah’ın dinine ve fıtratına göre kullanması gerekir. Fıtratı aşan giyinme kabul edilemez giyinmedir. Bu nedenle mesele sadece setr-i avret/avreti örtme meselesi olarak anlaşılmamalıdır. Kadının kıyafetinde bütün bedenini örtme, kıyafetinin “bak bana” nitelikli olmaması, parfümü dikkat çekmeme ve erkeklerin kıyafetine benzememe şartı vardır. Dört mezhep fukahası kadının kıyafetiyle erkeğe benzemesini haram görmüşlerdir. Bu benzeme noktasındaki ölçüler şöyledir: Din ve toplum örfü olarak erkeğe mahsus bilinen kıyafetler kadının erkeğe benzemesine neden olur. Bu konuda örfü önemli görürüz ama örfün mesela batı kültürüne kaymış bir örf olmamasını da önemseriz. Bir işin niyetle beraber suç veya ibadet olması gerçekleşir. Kadının bir kastı olmadan sıradan bir benzeme ile birisinin kıyafetine benzeyen şey giymesi bu anlamı taşımaz. Zira sözünü ettiğimiz benzeyecek giyinmenin fıkıhtaki karşılığı hüküm olarak haramdır. Kâfirlere benzeme söz konusu olduğunda da onların dini bir değer yükleyerek giydikleri ya da belli bir batıl kültürlerini simgeledikleri şey giyilmesi yasak olur. Mesela haç işareti bulunan kıyafetler bu hükme dâhildir. Kullanıcı anlamını bilmese de yabancı dilde kimi müstehcen kimi din içerikli sözlerin yazılı olduğu kıyafetlerin kullanılması da en azından sakınca oluşturur. Mesele sadece kâfirlere benzemek olarak da görülmemelidir. Fasıkların fıskına destek sayılabilecek bir tanıtım da yapılıyorsa ona da sakıncalı gözle bakarız. Canlı figür bulunan resimli kıyafetler giyilmemelidir.

Kadının kıyafetinin erkeğe benzemesi günahtır deniyor. Bu benzemenin bir ölçüsü
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Son zamanlarda, başın abdest organlarından olduğu, bu organların ise örtülmesinin farz olmadığı ileri sürülerek, kadınların baş açık olarak namaz kılabilecekleri iddia edilmektedir. Namazda örtülmesi gereken yerler dinî kaynaklarda setr-i avret başlığı altında incelenmiştir. Setr-i avret, namazın şartlarından biri olup, namazda avret yerlerinin örtülmesi anlamına gelmektedir. Avret kavramı ise, bir zaruret bulunmaksızın insan vücudunda açılması helal olmayan, namazda ve namaz dışında örtülmesi farz ve başkalarınca bakılması haram olan yerleri ifade etmektedir. Avret mahallinin kapsamı, erkeğe ve kadına göre farklılık arz eder. Erkeğin avret yeri, Hanefî, Malikî, Şafiî ve Hanbelîlerin oluşturduğu cumhuru fukahaya göre göbekle diz kapağı arasıdır. Hanefîler diz kapağını da avret mahalline dahil etmişlerdir. Hz. Peygamber bir hadisinde, “Müslüman erkeğin uyluğu avrettir.” buyurmuştur (Ahmed, III/478). Diğer bir hadiste de, erkeğin örtülmesi farz, bakılması haram olan yerlerinin “göbeği ile diz kapağı arası” olduğu belirtilmiştir (Ebû Davûd, “Libas”, 37; Dârekutni, I, 230,231). Hanefî, Malikî ve Şafiîlerle, Hanbelîlerdeki hakim görüşe göre, kadının el ve yüz dışında kalan bütün bedeni örtmesi gerekir. Hanefî mezhebindeki bir görüşe göre ayaklar da avret kapsamı dışında tutulmuştur. Şafiî ve Hanbelî mezheplerinde kadının namazda örtmesi gereken yerlere ayak da dahil edilirken Hanefî mezhebinde kadının çıplak ayaklı olarak namaz kılması caiz görülmüştür. Bu görüş ayrılıklarının sebebi “Onlar (kadınlar), kendiliğinden görünenler hariç, zinetlerini göstermesinler” (Nûr, 24/31) ayetindeki “kendiliğinden görünenler hariç” ifadesiyle ilgili farklı yorumlardır. Bütün mezheplere göre, kadınların namazda başlarını örtmeleri gerekir. Hz. Aişe’nin rivayetine göre Ebû Bekir'in kızı Esma, üzerinde ince bir elbise olduğu halde Rasûlullah’ın huzuruna girmiş, Hz. Peygamber de ondan yüzünü çevirerek, “Ey Esma! Kadın ergenlik çağına ulaşınca, -el ve yüzünü işaret ederek- şurası ve şurası müstesna artık onun –yabancılar tarafındangörülmesi doğru olmaz.” buyurmuştur (Ebû Davûd, “Libas”, 34). Başka bir hadiste de, “Allah ergenlik çağına ulaşan kadının başörtüsüz olarak kıldığı namazını kabul etmez.” buyurmuştur (Hakim en-Neysabûrî, Müstedrek, I, 251; Ebu Dâvûd, Salat, 85, No: 641, I, 422; Tirmizî, Salat, 277, No: 377, II, 215; İbn Mâce, Tahâre, 132, No: 655, I, 214; Ahmed b. Hanbel, Müsned, VI,150, 218, 259. İbn Huzeyme, hadisin sahih; Tirmizî, Hasen; Hakem ise Müslim’in şartlarına göre sahih olduğunu söylemiştir). Bu hadisler buluğ çağına ermiş Müslüman bir hanımın namaz kılarken saçlarını ve diğer avret mahallini örtmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Ayrıca hadis kaynaklarında Peygamber eşlerinin evlerinde baş örtüsü ile namaz kıldıklarını (Malik, Salat, 10. No: 35-36), Hz. Peygamber'in başı açık namaz kılan genç kızlara müdahale ettiğini ve buluğa eren kadınların başlarını örterek namazlarını kılmaları gerektiğini bildiren hadisler yer almaktadır (Ahmed, VI, 96, 236, 238; Tirmizî, Salat, 84, No: 640, I, 420; Ebu Davud, Salat, 85, No: 642, I, 422). Hz. Peygamber zamanından günümüze kadar uygulama böyle olduğu gibi, İslam toplumunun ortak görüşü de bu yöndedir. Yukarıda zikredilen açıklamalar ışığında; Namazda ve namaz dışında örtülmesi gereken avret mahallinin erkeklerde diz kapağı ile göbek arası, kadınlarda ise, el, yüz ve ayaklar dışındaki bütün beden olduğu ve namaz kılarken, bu uzuvların vücut hatlarını belli etmeyecek ve rengini göstermeyecek nitelikte bir elbise (örtü) ile örtülmesi gerektiği anlaşıldığından, kadınların baş açık olarak namaz kılmalarının caiz olmadığına, Karar verildi.

Kadınların başı açık namaz kılmaları caiz midir?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Erkeğin Ğayûr (eşini kıskanır) olması kadar tabii ne olabilir. Mü'min erkek, eşini erkek güvercinden bile kıskanmadıkça imanın tadını alamaz. Ne var ki, meseleyi işkenceye dönüştürecek bir abartı içinde de olmamak gerekir. Helal/haram çizgisi korunduktan sonra denge sorunu olmaz. Meryem'i veya başka mü'mine bir kadını yüzünden ya da kıyafetinden değil tavırlarından tanıyabiliriz.

Hocam selamünaleyküm. Hanımların tesettür modeliyle ilgili bir sorum olacaktı. 1

ayak konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Ayak topuğundan aşağısı kadının bedeni gibi avret değildir. Bilhassa dikkat edilmesi gereken husus, fitne ortamı olup olmamasıdır. Eğer kadın, topuğuna kadar örtülü olup da ayağının kalan kısmı açık olduğunda dikkat çekmeyeceği bir ortamda bulunuyorsa yaptığı şey ayağını güzel göstermek için olmadığı takdirde bahsi geçen sandalet tarzı bir şey giymesinde de sakınca yoktur. Dikkat çekmemesi ve fitne ortamı olmaması şartlarına göre hareket edilebilir. Allah'a emanet olun.

Hocam bir kaç fetva dinledim ve sizin videonuzu da izledim fakat ayağın açıklığı
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kadınların topuk kemiğinden aşağısı yani ayakkabı giyilen kısım Hanefi mezhebindeki mutemed görüşe göre, üst tarafı gibi bir avret değildir. Dolayısıyla ayakkabının arka topuk kısmının çorapsız olması ya da et rengi bir çorap olması “avreti açmak” olmaz. Yalnız iki noktayı tespit etmemiz gerekir: Ulemanın büyük bir bölümü bu kısmı kadın için avret kabul etmiştir. Buna dikkat edilmelidir. İkinci bir husus ise şudur: Mü'min kadınlar Şeriat’ı bu kadar kolay esnetecek uygulamalardan uzak kalmalıdırlar. Dikkat edilirse bunun yani arkası/üstü açık ayakkabının giyilmesi, hayat içinde bir anlamı yok denecek kadar basit bir meseledir esasen. Mü'min saliha kadınlar daha vakur ve daha tavizsiz yaşamalıdırlar.

Hocam kadınlar sandalet tarzı arkası açık ayakkabı gidebilir mi?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

• Başka türlü yatmak mümkün olmuyorsa, • Ayağınız Mushaf’a temas etmiyorsa, ötede ise, • Mushaf sizden daha yukarıda duruyorsa bir zararı olmaz. • Daha da sıkışırsanız yatarken rafların üstüne bir örtü koyun öyle uyuyun.

Hocam, yatarken ayağımı uzattığım yönde kitaplık var ve bu kitaplıkta da Kur'an
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Ayak ayak üstüne oturmak hakkında bir yasak yoktur. İki noktaya dikkat edilmelidir bu hususta. Birincisi örf noktasıdır. Yaşanan toplum bunu örf olarak ayıp telakki ediyorsa ya da mesela büyüklerin yanında küçüklerin böyle yapması ayıp telakki ediliyorsa ona dikkat edilmelidir. İkincisi de avret meselesidir; erkek erkeğe de olsa insanların avret teşhirine neden olacak şekilde oturmaları caiz değildir. Bu iki noktada sıkıntı yoksa ayak ayak üstüne atarak oturmanın dinen bir sakıncası yoktur.

Hocam, İslâm'da ayak ayak üstüne atmak caiz midir?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Bedende sakıncalı duruma gelen bir durum için tedavi maksatlı uygulama yapılabilir. Bu da, sizin anlatımınıza göre bir tedavi sayılır.

Hocam merhabalar. Bir erkek olarak ayağımdaki kıllar çok dökülüyor ve evin her t
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Pantolonun giyilme tarzı ve giyinmedeki niyeti bu konuda belirleyici saymamız gerekiyor. Zira hadislerdeki izara ait ikazlar kibir kaynağı olduğu içindir.

Selamünaleyküm. Hocam bu pantolonlarda izar gibi midir? İzarın ayak kemiğinden a

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.