Fetva Meclisi
Soru
Değerli hocam; Rasulullah efendimiz kaza namazı kılmış mıdır ya da kılınmasını emretmiş midir? Kaza kelimesinin anlamı vakti geçmiş olan bir şeyi başka zaman yerine getirmek midir yoksa bir şeyi vaktinde eda etmek midir?Eğer kaza vakti geçmiş olan bir şeyi sonradan yapmaksa, kaza ve kadere imandaki kaza kelimesi ne anlama geliyor?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Siz namazda iken bir rekât kılmış iseniz ve ondan sonra vakit bitmiş ise namazınız vaktinde kılınmıştır, geri kalan rekâtları bitirdiğinizde namaz biter. Bu noktada bütün ulemanın görüşü aynıdır. Bazı alimler ise namaza başlamış olmayı da yeterli görürler.
Selamünaleyküm. Şu 'namaz kazaya kaldı' ifadesini kullanmamaya çalışın. Mü'min, ölüm gibi bir neden olursa o zaman namazının kazaya kalmasını konuşabilir. İkinci olarak da kural şudur: Bir namazın vaktinin 13'te başladığını ve 17'de bittiğini kabul edelim. O namazı kılmak için yeterli süreyi de on dakika sayalım. Buna göre o namazı kılmak için son süre 16.50’den itibaren ki son on dakikadır. Namazın kazaya kalması veya kılınıp eda edilmesi o on dakika ile alakalıdır. Kazaya kalma, borç durumuna düşme o on dakika ile alakalıdır. O on dakika içinde mü'min seferi durumda ise namaz da seferi şartlarda kazaya kalmış demektir. Mukim durumda ise mukim şartlarda kazaya kalmıştır. Kaza ederken de nasıl kazaya kaldı ise öyle kaza edecektir.
Daha önce kaza namazı olmamış biri isen önce kazaları kılarsın. Daha önce beş vakitten fazla kazaya kalmış namazın oldu ise serbestsin, kazaları da kılabilirsin, vakit namazını da.
Namazların kazasında bir arada ve aynı vaktin ardında diye bir şey yoktur. Ne zaman ve hangi namazı kaza edebilirseniz onu kâr kabul edin. Şu kadar ki, kerahet vaktinde kılmasanız daha iyi olur. Üç kerahet vakti vardır: a- Takvimde yazan güneş doğumu anından itibaren 40 dakika. b- Öğlen ezanına 40 dakika kala. c- Akşam ezanına 40 dakika kala. Bunların dışında her zaman her kaza yapılabilir. Allah kabul buyursun.
Selamünaleyküm. Bir namaz, o namazın kılınabileceği vaktin son dakikasında borç durumuna girer. Siz, henüz vakit varken adet olduğunuza göre o namaz henüz sizin üzerinize borç olmamıştı. Kaza etmeniz de gerekmez. Çünkü namazın size farz olması başka şey borca dönüşmesi başka şeydir.
Sahib-i tertib kimse kazaya kalan namazını kılmadan diğer vakti gelen vakit namazını eda edemez. Önce kazaya kalanı kılmalı sonra vakit namazını eda etmelidir. Kazasından önce kıldığı tüm vakit namazları mevkûf (askıda) sayılır. Kaza etmeden kıldığı vakit namazlarının sayısı beşe ulaşıp da bu beşinci vakit namazının çıkmasıyla sahib-i tertib olmaktan çıkar. Şöyle ki sahib-i tertib sabah namazını kılmamış olsun. Bu kimse sabah namazının kazasını kılmadan, öğle, ikindi, akşam, yatsı ve sabah namazını, kaçırdığı vakit namazını kaza etmeden kılarsa sahib-i tertib olmaktan çıkar. Bu şu anlama gelir; Bu kimsenin vakit namazlarının sırasını gözetme şartı yoktur. Aynı şahıs örneğin akşam namazından sonra kaçırdığı sabah namazını kaza edecek olursa önceki kıldığı vakit namazlarını (öğle, ikindi akşam) tekrar kılması gerekir. Beş vakte ulaşmadan kazaya kalan namazını kıldığından sahib-i tertibliği devam etmektedir. Dolayısıyla namazları sırasıyla kılma zorunluluğu devam etmektedir. Daha detaylı bilgi için Ömer Nasuhi Bilmen hocanın, "Büyük İslam İlmihali" eserine müracaat etmenizi tavsiye ederim.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Eğer iki şahit ile nikâh yapmış idiyseniz siz nikâhlı idiniz. Eşinizin yaptığı da tam anlamıyla bir boşamadır ve siz ondan boş durumdasınız. Şahitsiz bir nikâh yapıldı ise o nikâh değildi siz zina durumunda idiniz. Şu anda yapacağınız şey, bir müftülüğe gidip yüz yüze fetva almanızdır.
Selamünaleyküm. Gümüşün bulunduğu bir tespihin kullanılmasında sakınca yoktur.
Selamünaleyküm. Yüzüğün 'miskal'den fazla olmaması yönünde zayıf bir hadis vardır. Hanefi ulemasının tercihi de bu yöndedir. Miskal, DÖRT GRAM civarında bir ağırlık adıdır. Bu hususta kati bir hüküm yoktur, örfe göre hareket edilebilir.
Selamünaleyküm. Bunu müşteriden gizli yapmıyorsanız bir sakıncası yoktur.
Selamünaleyküm. Kıl temizliği sadece ön tarafı kati bir şekilde ifade etmektedir. Arka taraf için kati bir emir yoktur. Ön tarafta da aşırılığa kaymadan ön organ ve çevresini temizlemek gerekmektedir.
Selamünaleyküm. Taksitten dolayı alışverişe getirilen fark sakıncalı değildir. Yani peşin alana şu fiyat, taksitle alana bu fiyat denebilir. Yasak olan, günü gelen borcu geciktirdiği için borçluya getirilen farktır.