Fetva Meclisi
Soru
Hocam Peygamber aleyhisselam efendimizin zamanından bahsedilirken haniflik diye bir söz söyleniyor. Haniflik o zamanın dinlerinden biri miydi, ne bilip inanmalıyız o konuda? Teşekkür ederim size.
Cevap
Benzer fetvalar
Bu hususta sizin de tespit ettiğiniz önceki âlimlerin dillendirdiğinden başka bir şey bilmiyorum.
Biz bir ümmetiz; Peygamber aleyhisselam efendimizin etrafında birleşmiş mü'minleriz. İmanımız ve bu kimliğimiz Allah'ın huzuruna gidebileceğimiz yegâne değerimizdir. Müslüman olmak bunu gerektirir. Başta âlimler ve müçtehitler olmak üzere bu ümmete mensup olan herkes bu değeri yüceltmek ve korumak için çalışmıştır. İlk nesillerin çizdiği çizgi bu çizgidir. Bu anlam üzerinden baktığımızda Şafiilik veya Hanefilik diye bir şey de yoktur. Hiçbir âlim, ortaya koyduğu eserini mezhebine adamamıştır. Her şey İslam içindir, ümmetimiz içindir. Allah Teâlâ bazı çalışmalara diğerlerinden daha çok bereket vermiş olabilir. Mesela Riyâzu’s Sâlihîn adlı mübarek eser adeta evrensel olmuştur. Müellifi Nevevi Şafii'dir. Kurtubî tefsiri olarak bilinen büyük tefsirin müellifi de Maliki'dir. Müsned isimli muhteşem hadis külliyatının müellifi Hanbeli mezhebinin başıdır. Genel olarak fıkhın ağırlığını da Ebu Hanife'nin talebeleri taşımıştır. Mezheplerden birisinin bir alanda yoğunlaşması veya bir âlimin bir konuda sivrilmesi diğerlerinin o alanda olmamasını gerektirmez. Herkes bir şeyler yapmaya çalışmıştır. Allah için ve ümmete miras bırakılmış olduktan sonra hepsi bizimdir biiznillah. Böyle bakmaya çalışınız lütfen.
Selamünaleyküm. Ebu Hanife rahmetullahi aleyh hakkında pek çok bilgi vardır. İyi bir ilmihal kitabının girişini bile inceleyebilirsiniz. Onun ilim dünyasına dalmanız için ise iyi bir Arapça bilmeniz gerekir ki, bunun için İstanbul’da medrese hayatınız olması doğru olur. Bizim, KADIN FIKHI OKULU derslerimizin giriş bölümlerini izlerseniz size yararı olur zannederiz. İbni Teymiye ile alakalı olarak da Türkçe kitap takip etmiyorum. Allah'a emanet olunuz.
Sorunu çözümsüzlük sınırına taşıyorsun, buna gerek yok. Her şeye rağmen genel bir istiğfar ve sürekli salih amellerle kapanır bu biiznillah. Bu şekilde düşünmeniz sağlıklı değil. Sanki affı olmaz bir günah olabilirmiş gibi kör bir noktaya taşınıyorsunuz. Tevbe ettikten sonra öyle bir günah yoktur.
Güzel kardeşim benim, seni tebrik ederim. İçinden geçenleri kaleminle yazmışsın. Pek güzel etmişsin. Allah Teâlâ seni muradına erdirsin, cennetlerine giren kullarından etsin. Âlim kulları ile beraber haşretsin. Şimdi soruna gelelim: Ebu Hanife rahmetullahi aleyh, ilim, içtihat, müçtehit ve mesela ben! Ne kadar çetin bir bileşimi yansıtıyor bu kelimeler bakar mısın? Kelime olarak bile bir arada durması zor bunların, çok zor hem de. Müçtehitlik bir kitap koleksiyonu sahibi olmanın adı değildir. Her şeyden önce o bir nasip meselesidir. Allah Teâlâ dilediği kullarına lütfetmiş bunu. Bir de işin içine ihlas farkını koyduk mu bize yer kalmıyor güzel kardeşim benim. İhlas, ihlas ve ihlas. Kim ne için neyin peşinden koşuyor sorusunun cevabıdır ihlas. Allah’ı ve dinini hayatı hâline getirenlerle diploma ve koltuğu din gibi tutanların nesi birbirine benzer olabilir, değil mi? Umutsuz değiliz, onlar gibi olamazsak da onları sevip peşlerinden gittiğimiz melekler tarafından kaydediliyor ve onlarla buluşacağımızı umduğumuz yerde önümüze konacak bu imrenişimiz, umut doluyuz elhamdülillah. Temenni ederim senin bu sözlerin dua olsun. Melekler de o duaya âmin desin. Sana da dualar ederim güzel kardeşim benim.
Aleykümselam. Maşaallah, ne çok vaktiniz var? Ümmetin bunca yoğun gündeminde siz ne güzel meşgale bulmuşsunuz!
araplar konusundaki diğer fetvalar
Cennetin dolmasını isteriz. Cehennemin dolmasını istemenin mü'min karakterinde yeri olmaz.
Eğer bu din sadece Arapların dini ise Müslümanlık Araplık demek ise tespitiniz doğrudur.
Selamünaleyküm. Dine bir sakıncası yoktur.
Evet, böyle bir hadisi şerif Buharî ve Müslim'de vardır. Sahihtir ancak hangi zaman ve durum için söylendiği hakkında net bir bilgimiz yoktur.
İslam'ı ve Müslüman olmayı bir ülkenin vatandaşlığı ya da bir partinin üyeliği gibi görenlerin yani Ümmet şuuru taşımayanların böyle meseleleri kavramaları zordur. Şimdi Kur'an'ımız, Arapça değil de Türkçe inmiş olsaydı Araplar Müslüman olmayacaklar mıydı? Hayır, bu bir şeytan tuzağıdır. Din, Arapların değil Allah'ın dinidir. Bu tür meselelere vakit ayırmamanızı öğütlerim. Bu bir nasip meselesidir. Allah'ın önünü tıkadığına yapabileceğiniz bir şey yoktur. Allah'a emanet olun.